Çocuk Kitapları Babalığı Öğretebilir Mi?

Çocuk Şehri dergisinde “Baba” konusunu irdelerken her zaman olduğu gibi meselenin çocuk kitaplarında nasıl göründüğüne dair örnek birkaç kitap inceledik. Ele aldığımız kitaplar yazarın babalık düşüncesini karakterler aracılığı ile veren kitaplardı. Ve gördük ki “nasıl bir babalık” diyenler bu çocuk kitaplarını okursa bir cevap bulacaktır. Çünkü çocukların dünyasını yansıtan eserleri okuyunca çocuğun görmek istediği babayı anlamak kolay. Babalık rollerine ilişkin hoş deneyimler ve anlatımlar bu kitap listesinde. Buyrun:

 

Babam Uyumak Bilmiyor

Çocuk ve babalık rollerini ters yüz eden bol resimli bu kitapla birlikte artık uyku ritüelleri daha eğlenceli bir hâl alıyor. Çocukların gece uykusu için yatağa gitmemek için pek çok nedeni olabilir; ama iyi bir baba onları uykuya hazırlamanın ideal yolunu bulabilir. Tersten bir okuma yaparak bir çocuğun gece uykularına dair düşüncelerini deşifre ettiğimiz kitap, uyku öncesi minik bir beyin fırtınası da yaptırıyor.

 

Babacığa Öpücükler

Uyumaya direnen yavrularını yatağa götürmekte zorlanan babalara sadece çocuğunu uyutmayı değil onun düşsel dünyasına girebilmeyi de mümkün kılan bir kitap. Oyun oynayarak değil de oyunbaz bir edayla yavrusuna uykuyu sevdirmeye çalışan baba ayıya, bir türlü gece öpücüğünü vermeyen yavru ayı sonunda ikna olacak, kocaman ayı öpücüğünü babasına verecektir. Azarlar, tehditler ve zorlamalarla değil de böylesi bir şiirsellikle ve oyun yoluyla yavruyu yatağa yatırmak aslında onu rüya âleminde bekleyen tatlı yolculuklara yollamak demek. Her babanın okuması gereken bir kitap.

Kahraman Babam

Çocuk için baba dendiğinde “kahraman” eşlemesi çok tanıdıktır. Babalar çocukları için süper kahramanlardan daha kahraman olabiliyor bazen. İşte Tarık! Her zor işin üstesinden geldiği için çok becerikli ve cesur olan Tarık’ın babası aynı zamanda çok da iyi araba kullanıyor. Babasına hayran olan Tarık, onun gibi biri olmak istemektedir. Ancak işlediği bir hatadan ötürü Tarık, babasını üzeceğinden korkarak hatasını anlatıp anlatmamak konusunda çekimserdir. Çünkü idealize edilmiş bir babayı incitmek bir çocuğun isteyeceği en son şeydir!

 

Kahraman Korkak Babam

Babaların korkak, pısırık ve çekingen olduğu asla kabul edilemez! Onlar, evet onlar birer kahramandır. Kahraman olmak zorundadır! En azından kendi çocukları için durum böyle! Hele ki ülkede çatışma ve iç savaş sıradan bir hâl aldıysa! Bir gün sınıfta Aras, babasının çatışma anında korkarak bir dükkâna girdiğini gösteren bir kamera kaydını izleyince tüm sınıfa rezil olduğunu düşünür. Çünkü bir babaya korkmak ve kaçmak yakışmaz! Bunun üzerine Aras ve ablası Azra, babalarının karizmalarını kurtarmak, ondan bir süper kahraman oluşturmak için kolları sıvar. Bilinçli olarak babalarının başkalarıyla kavga etmesi için kriz çıkaran çocuklar, bir türlü babalarının korkak olmadığını ispat edemezler. Ta ki gerçekten bir çatışmanın ortasında kalana dek! İşte baba o an, evlatlarını korumak için çatışmaya korkusuzca dalar ve onları kurtarır. Kitapta anlatılan şey de tam da budur: Babaları cesaretleriyle sınamamak lazım. Çünkü bir baba gerçek cesaretini yavruları için ortaya koyar. Başkalarına ispatlamak için değil.

 

Babam Bir Dev

Babalar ki çocukları için kocaman bir ülkedir. Çocuklar ülkeye baktıkça büyüklüğü karşısında derin bir hayranlık duyarlar. O ülkeye sığınmak, güvenin ve huzurun tadına varmak isterler. O yüzden ellerini sıkı sıkı tutmak ve onun gibi olmak isterler. Günlük hayatın içinde her zor durumda çocuğuna yetişen ve bozulanları tamir eden babalar çocuklarının aslında tek gerçek süper kahramanlarıdır. Kitapta bu duruma benzer pek çok örnek bulacaksınız.

 

Minik Ayı Vadu – Babam Beni Seviyor Mu?

Babaların sevgilerini sözle ya da doğrudan ifade edemedikleri bilinen bir gerçektir. Çoğu baba sevgisini başka türlü gösterir ve çocukların bu sevgiyi anlamaları zaman alır. Küçük Ayı Vadu’da, babasının sevgisinden endişe eden; ama zamanla yaptıklarını görünce babasının sevgisinden emin olan bir yavrucuğun öyküsü ele alınmış.

 

Babam ve Ben

Bir gözlüğün çağrıştırdıklarıyla yıllar öncesine giden ve orada babasıyla yaşadığı anıları anımsayan Catherine herkese nasip olmayan çok sıcak ve doğal bir baba-kız ilişkisi yaşamıştır. Bir süreliğine annesinden uzakta sadece babasıyla yaşayan bu küçük kızın belleğindeki anılar birer hayat felsefesine dönüşüyor. Baba, küçük dokunuşlarla kızına hayatı öğretirken küçük Catherine gözlüklü ve gözlüksüz yaşamında asıl gerçekleri görmeye başlıyor. Dansa düşkün olan küçük kız iyi bir dansçı olmak için bedenini iyi tanıması gerektiğini biliyor. Bedenini tanıdıkça da ruhu tazeleniyor. Baba tüm bu büyüme süreci tatlı bir çocukluk hatırasına dönüştürmeyi başarıyor. Kitabın naif anlatımı kadar çizimleri de özel. Çünkü Sempe yine iyi iş çıkarıyor!

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir