Arap Çocuk Edebiyatında Rönesans (mı)

Ünlü Lübnanlı çocuk kitabı yazarı Fatima Sharafeddine, 10 Mayıs Pazar günü, Abu Dabi Uluslararası Kitap Fuarı’nda yazar Mathilde Chèvre, yazar-illüstratör Gulnar Hajo ve illüstratör Raouf Karray’in yanı sıra diğer birçok yazar ve illüstratörle konuşmalar yaptı. Arapça çocuk edebiyatında “nahdayı” rönesansı yani uyanışı tartıştılar.

Sharafeddine, 2000’li yılların başında resimli kitaplar yazmaya başladı ve yüzü aşkın çocuk kitabı yazdı ve tercüme etti. Çok ödüllü eseri Hollandaca, Danca, İspanyolca, Katalanca, Fransızca, Almanca, İngilizce, Türkçe, İsveççe ve Korece’ye çevrildi. Hajo, kocası Samer ile birlikte Suriye’deki ilk özel çocuk kitap evi olan, “Brightfingers” yayınevi ile başladı. Karray yenilikçi ve ödüllü bir illüstratör, aynı zamanda Tunus’un Sfax’daki Yüksek Sanatlar ve El Sanatları Enstitüsünde profesördür.

Konuşmayı yöneten Chèvre ise, Fransa ve Mısır’daki çocuk kitaplarının yayıncısı, yazarı ve illüstratörüdür. 1970’lerden beri Arap ülkelerindeki çocuk kitapları üzerine doktora tezine yoğunlaşmıştır.

Chèvre, Kazablanka’dan Tunus’a, Kahire’ye, Beyrut’a, Beyrut’a, Şam’a kadar yayılmış çocuk merkezli yayınevlerinin sayısına dikkat çekerek, yaklaşık on beş yıl önce başlayan hareketin bir nahda (uyanış) olduğu konusunda son derece kararlıydı. Sadece sayıları değil, aynı zamanda kitapların niteliğinde de bu etkinin görüldüğünü söyledi.

Chèvre, bu hareketin bir anda ortaya çıkmadığını, ancak 1970’lerde başlayan bazı denemelerle,  özellikle Mısır sanatçısı ve çocuk kitabı yazarı Mohieddin El Labbad’ın illüstrasyon yoluyla Mısır mirasını geri kazanmayı amaçlayan denemeleriyle başladığını söyledi.

Belki de bu bir nahda/rönesans değildir?

Dar el-Hadaek’ten Lübnanlı yayıncı ve çocuk kitabı yazarı Nabiha Mheidly da izleyicilerin arasındaydı. O, bunun bir Rönesans kadar derin olmadığını, daha çok yeni bir hareket, bir deney olduğunu ileri sürdü. Hajo, onun çok iyimser buldu. “Para varsa, pazar da gelişme de vardır. “Bizim pazarımız yok ama tutkumuz var. Kuruluşlarımız yok”, “ama yetenekli insanlarımız var” dedi.

“Çalışırken anlıyorum ki bu bir nahda bile değil.  Çünkü Arap çocuk kitapları yayıncılığı daha yeni doğuyor, bu zor bir doğum.” dedi.

Şerafeddin, sorunlardan birinin Arap çocuk edebiyatı eleştirisinin eksikliği olduğuna dikkat çekti. “Lübnan’da her ay yayımlanan bir tane eleştiri dergisi vardı, ancak yayını durdu” dedi. “Eğer eserlerimiz eleştirilmezse gelişemeyeceğiz ve daha iyiye ulaşamayacağız.”

Münazaradan önce Sharafeddine ile birlikte oturduk ve konuyla ilgili sohbet ettik. Bu röportajın aşağıdaki verilen bölümü Abu Dabi Uluslararası Kitap Fuarın’nın ShowDaily bülteninde yayınlandı:

Sharafeddine ile röportaj

Bu bir Nahda değil mi? Nahda ya da Rönesans, Arap çocuk edebiyatında ne zaman, başladı?

2000’li yılların başıydı. O zamanlar yazı yazmaya başladım. Yayıncılar çocuk edebiyatı alanında büyük bir eksikliğimiz olduğunu -çocuklar için Arapça yazılan orijinal, modern kitaplarımız olmadığınının- fark ettiklerinde benim de  yazmaya başlamış olmam şanstı.

Nerede başladı?

Bilhassa Beyrut ve Mısır’da, Dar al Shorouk ve Asala ve Hadaek yayınevleriyle ve Samah Idriss’in kitaplarıyla başladı. Çocuklara hitap ederken kullanan dili kökten değiştiren kişilerden biriydi. İlk yayınımı yapmak istediğimde onu aradım ve Lübnan Arapça’sını onun kullandığı gibi kullanarak yazmak istediğimi söyledim, “Ama ben Lübnan Arapçası ile yazmadım. Kitapları tekrar okuyun. ” dedi. O zaman, fasih Arapça’yı (standart Arapça) çok basit bir şekilde yazdığını anladım.

O halde ben de böyle yazabilirdim.

Çünkü ilk dört kitabımı Lübnan Arapçasıyla yazmıştım. Bana göre altı yaşın altındaki çocukların ana dili günlük konuşma dilidir, onlara bu şekilde hitap edersiniz. Eğer altı yaş ve üzeri çocuklar için yazacaksanız, basit yazı dili kullanırsınız ve onlarla birlikte dilinizi geliştirerek devam edersiniz. Ancak, hiçbir yayıncı kitaplarımı Lübnan Arapçasıyla yayımlamadı ve bunları fasih Arapça’ya uygun şekilde yeniden yazmam istendi. Bunun üzerine yazı tarzım üzerine çalışmaya başladım ve çocuklara ulaşmanın yollarını keşfettim.

Hala Lübnan Arapçasıyla bir şeyler yazmak ister misiniz?

Bazı şeyler, özellikle kafiyeli metinler, şiirler veya şarkıları Lübnan Arapçasıyla yazıyorum. Ancak, Lübnan Arapçasıyla kitaplarımı yayımlamadığım için mutluyum, çünkü bunu yapsaydım, Arap dünyasında Arapça eser olarak tanınmaz ve kitaplarım çevrilmezdi. Sanırım yayıncılar bu konuda haklıydı.

Arap çocuk edebiyatı altın çağına nasıl ulaşacak?

Yazarlar olarak ve kendi adıma yayıncıların bize yüklediği tüm o kısıtlamalara biraz bağlı kalıyoruz. Her şey hakkında özgürce yazamazsınız. Bir romanın üzerinde çalışıyorum ve romana bir kız karakterle başladım, kızın bir adam dikkatini çekiyor, ondan hoşlanıyor. Kalbi hızla atıyor, ona yaklaşmak istiyor: Adam çok yakışıklı ve çekici biri.

Fakat sonra düşündüm, peki, kim yayınlayacak bu romanı? Bu yüzden ben de değiştirdim. Kızın erkeğe ilgi duyması yerine erkeğin kıza ilgi duymasını tercih ettim. Şimdi de bu şekilde değiştirdiğim için durakladım, hayır, yapmamalıydım. İşin içinden bir türlü çıkamıyordum.

Olayları kızın perspektifinden anlatmak istiyordum.

Bence, bunu gerçekten bir nahda olarak adlandırmak için büyük adımlar atmamız gerekiyor. Çok fazla tabumuz var: “Çocuklar için olan bir kitapta “Tanrıya inanmıyorum” diyemezsiniz ya da “Babamdan nefret ediyorum”, bırakın bir evcil köpekleri olsun, bir domuzcukları olsun ya da “Ben domuzları seviyorum” diyebilsin.

İşte sorun bu. Hala, kendimi sansürlerim. Amacım birilerine baş kaldırmak değil. Ben sadece çocuklara elimden gelen en iyi şekilde ulaşmak istiyorum. Belki küçük adımlarla o noktaya varabiliriz, fakat şuan için halen o noktaya ulaşabilmiş değiliz.

Potansiyel bir nahda oluşmasında veya bir nahda’nın durdurulmasında dijital kitapların ne gibi bir rol oynadığını düşünüyorsunuz?

Teknolojik gelişmeyle beraber ilerlemeliyiz, böylece çocuklar, kitabın kendisine erişemezlerse, bir uygulama üzerinden ona erişebilirler. Geçen gün, Lübnan’ın güneyindeki bir kasaba olan Sour’da bulundum. Okuma sırasında, kızlardan birisi benimle beraber kitabın sözlerini söylemeye başladı. Şaşırdım. ‘Kitabı biliyor musun?’ diye sordum.

Evet, dedi. ‘Sende var mı?’ dedim. “Hayır, Lamsa’da, ( www.lamsaworld.com ),”dedi.

Bence teknoloji çocuk edebiyatında Nahda’ya katkıda bulunuyor.

Nahda benzeri başka heyecan verici girişimler neler?

Eva Kosma El Esad’ın fikri olan Mubadara adı verilen yeni bir girişim var. Kısa süre önce kitabı Etisalat Arap Çocuk Edebiyatı Ödülü’nü kazandı, parayı bu yeni girişimi başlatmak için kullanıyor. Bu web sitesi fikri üzerinde birlikte çalışıyoruz. Eylül ayında piyasaya sunulacak.

Mubadara, yazarlar ve illüstratörler için kitapları hakkında bilgi paylaşacakları bir merkez olacak. Derslerde edebiyatın nasıl işlenmesi gerektiği konusunda öğretmenler için yönergeler olacak. Ebeveynler için bir sayfa var. Çocuklar, yazarlar ve illüstratörler arasındaki buluşmaların YouTube kayıtlarına olacak. Ayrıca yayıncılar için bir sayfa da var. Arapça çocuk edebiyatı hakkında bilmek istediğiniz her şeye bulabileceğiniz bir site olacak.

Ve Lamsa’yı başlatan Badr Ward’un yeni bir projesi var. Leonard Marcus’la birlikte Cidde’de bir çocuk sergisi düzenliyor.

Engeller nedir? Oto sansür ya da başka bir şey mi?

Nahda bu sektörde para varken gerçekleşti. Bir patlama oldu fakat sonra para tükendi, şimdi ise bir düşüş söz konusu. Sorunlardan biri yayıncıların okulları hedef alması, bu nedenle üretim daha da ucuzluyor ve içerik, ebeveynleri ve öğretmenleri memnun etmeyi amaçlıyor.

Sansür hakkında: Bir anne, çocuğunun ergenlerde gebelik ile ilgili İngilizce bir kitap okumasına izin verir, ancak onu Arapça okumasına izin vermez. Çünkü İngilizce okunmuş olması “evet, böyle şeyler orada olabiliyor.” demek. Bu onların kültürü, onların dili, onların sorunu. Yani bizden farklı fakat kitap Arapça olduğunda, o zaman konu daha sizden bir parça olur. Sonra bu konular hakkında çocuklar düşünmeye başlar.

Çocuk kitap yazarlarına yönelik artan bir saygı var mı?

Bence çocuk yazarlarının bu saygınlığı kazanmaları uzun zaman alacak.

Bu nedenle bu alanda saygınlık kazanana ya da çocuk kitabı yazarlarının önemi anlaşılana kadar bunun bir nahda olduğunu söyleyemeyiz.

Çocuk kitabı yazmak isteyenler için ne gibi tavsiyeleriniz var?

  • Bir kitap yazmadan önce belki 1.000 kitap okumak gerekir. Aynı zamanda bildikleri tüm dillerde okumalar.
  • Çocuklara hitap etmeyi onların dilini konuşmayı öğrenmeliler. Dilsel yönlerinin yanı sıra bir çocuk nasıl düşünür, nasıl yorumlar, bunları da öğrenmeliler.
  • Çocuğun zihinsel, sosyal ve duygusal gelişim dönemlerini ile ilgili gelişim psikolojisi hakkında bilgi sahibi olmalılar.
  • Okuyucularının karakterleri gerçekçi hissetmelerini sağlamak için, kendilerini yazdıkları karakterle özdeşleştirmeliler.

İyi bir kitap yazdıktan sonra ne yapmaları gerekir?

Haklarını araştırsınlar. Sorun şu ki, şeffaflık diye bir şey yok. Bir avukatla konuşmalı ve herhangi bir anlaşma yapmadan önce imzalayacakları sözleşmeyi iyi incelemeliler. Yazarlar, ilk eserlerini yayınlamaya çalışırken umutsuzlardır ve bu yüzden kitabı yayımlatmak için her şeyi imzalayacaklardır. Bunu ben de yaptım ve öğrendim ki bir avukata danışmak en iyisi ve tabi ki başka yazarlarla konuşmalılar.

Peki, o zaman kitapları için bir yayıncı bulacaklar mı?

Kitaplarını tanıtmak için kendilerini bu yola adamış olmalılar. Sadece okullarda okutulan bir kitapla veya çocuklarla iletişime geçerek para kazanamazsınız. Şimdiye kadar, tüm okumalar Arap dünyasında ücretsizdi. Fakat önemli olan bu ya da paradan değil, önemli olan kitaplarını tanıtmaya çalışmalılar.

Kitaplarımın çevirileri yapıldı çünkü Belçika’da yaşıyordum ve ilk dört kitabımı Fransızcaya ben çevirdim. Daha sonra onların 50 tane kopyasını hazırladım, 50 zarfa koydum ve 50 yayıncıya gönderdim. Yalnızca bir yayıncı bir kitabım hakkında bana geri döndü ve  her şey böyle başladı.

Bu yüzden, reddedilseniz bile vazgeçmeyin.

KAYNAK: arablit

TERCÜME: Fatma Beyza ATEŞ

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir