Öğretmenler az mı okuyor?

Değerli edebiyatçımız Turan Karataş okuma kültürüne değindiği yazısında öğretmenlerin yeterince okumadığı tespitinde bulunuyor. Yazısının sonunda bir de güzel bir örnek paylaşmış.

“Dolambaçlı yollara sapmadan sorunu açıkça ortaya koyalım. Akademisyenler başta olmak üzere, en fazla okuması gereken öğretici sınıf/eğitim camiası maalesef az okuyor. Okuyanların bir kısmı da yararlı, değerli kitaplar okumuyor gördüğüm kadarıyla. Bunu herkes biliyor, diyeceksiniz. Ben de biliyorum. Fakat sesini çıkaran yok neredeyse. Niye? Kimseyi karşımıza almayalım, “kötü” olmayalım diye. Böyle bir tutumla sıhhatli, medeni ve sorunlarını çözebilen bir toplum haline gelemeyiz. Otuz senedir edebiyat hocası olarak üniversitelerde ders veriyorum. Dört ayrı şehirde dört farklı üniversitede bulundum, halen ikisinde ders vermeye çalışıyorum. Yüzlerce akademisyen ve öğretmenle tanıştım, konuştum, arkadaş, dost/ahbap oldum. Onlarla sohbetimin büyük kısmı okumak ve kitaplar üzerine olmuştur. Bunca zaman içinde gördüm meslektaşlarımın az okuduğunu; bazılarının ise zorunlu mesleki okumalar dışında kitapları açmadığını! Okumak, sanki sadece dil ve edebiyat alanında çalışan öğretmenlerin ihtiyacı gibi görünüyor. Hayır, salt onlar için değil, bütün eğitim camiasının uğraşları arasında yer alması gerekiyor. Okumadan hocalık yapılabilir mi?”

Yazının devamı için tıklayınız. 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir