Benim Babam Biricik Şiir Kitabı

Çocuk Şehri 4. sayımızda dosya konusu olarak babalardan söz ettik çünkü babalar çocukluk dünyamızda çok etkili. Mevcut toplumsal rollerin şekillendirdiği bir baba olmak kolay ama bir de çocukların görmek istediği bir baba modeli var ki çocukluk zevkini kat be kat artırır. Çocuğunun sesini duyamadığını veya çocuğunun nasıl bir baba istediğini anlamadığını söyleyen babalar olursa onlara çocuk kitaplarını ve şiirlerini tavsiye ediyoruz. Zira bu metinlerde siyasetin toplumun idealize ettiği bir baba figürü olsa da çocuk gözüyle tasvir edilen baba karakterleri de var. O halde nasıl  bir baba olacağını seçmek babalara kalıyor.

Bu konuda size çok yardımcı bir çalışma önerebiliriz. Yusuf Dursun’un Nar Yayınları’ndan çıkan sadece baba temasından oluşan “Benim Babam Biricik” kitabındaki şiirler sadra şifa kabilinden okunabilir.

Çizimlerin naifliği ve başarısı şiirlerin etkisini daha da kuvvetlendiriyor ve okuru kitabın içine içine çekiyor.

Çocuklarıyla oynayan baba imgesi çok güçlü olarak verilmiş.

“Babam işten gelince
Karşılarım kapıda
Sımsıcak kucağına
Çıkarım bir çırpıda

Gül gibi yanağından
Doya doya öperim
Bir öpücük vererek
Onu atım yaparım”

 

Burada daha işten gelir gelmez çocuğunun oyun talebine ilgi gösteren bir baba var. Şiirin devamında babasına kıyamadığı için oyunu erken bırakan hassasiyet sahibi bir yürek görüyoruz.

Babalarla oyun oynamak bir oyuncak üzerinden bile kurgulanmıyor çoğu zaman. Babanın “güçlü” kollarında sallanmak, babayı at yaparak üstüne binip oynamak, yahut şu şiirde olduğu sakalları yüze değdirmek yoluyla da çocuğa oyun sunmak ve eğlenmek mümkün:

“Anlamıyorum
Ne çok seviyor babam
Yanak tokuşturmayı…”

ya da

“Babamın gözü deniz
Kirpiğinde gemi var
Çağırınca martılar
Oynamaya gideriz.

Babamın sakalı gür
Yanağıma yol açar
Kovalayınca kaçar
Uçan kuşu güldürür.”

dizelerinde görüldüğü gibi babasıyla geçirdiği eğlenceli zamanları düşsel anlatımla dile getiren bir çocukluk da mümkün.

Kitapta baba ve çocuk ilişkisine dair çok güzel ve romantik şiirler okusak da baba ilgisinden mahrum kalan çocukların dramı da yer alıyor. Bu haliyle kitap babalığı yücelten değil de çeşitli baba tiplemeleriyle babalığı her yönden veren bir yelpaze sunuyor.

“Dayak yerim her akşam
Anneme sarılır ağlarım
Şu babam
Nasıl bir adam, derim
Nasıl bir erkek?

Her acıya katlanırım
Her kahrını çekerim babamın
Yeter ki içmesin şunu
İçmesin tek”

şiirinde görüldüğü gibi baba tarafından şiddete uğrayan bir çocuğun bu acısına rağmen kalbinden geçen en büyük arzu babasının içkiyi terk etmesidir.

Başka bir şiirde başarılar kazanan bir çocuğunun başarılarını babasız kutlamasının üzüntüsünden bahsedilir.

“Pistin yerini bilmez
Hiçbir yarışa gelmez
Babam başımda olmaz
İşte buna şaşarım”

Çalışmak zorunda kaldığı için çocuklarına yeterince vakit ayıramadığını söyleyen babalar için de çocuk kalbinden bir cevap var. “Dünyadan ağır değilim” başlıklı şiirin etkili sözleri:

“Dünyayı taşırmış
Omzunda babam
Bize ekmek getirmek için

Bir gün de beni
Taşısa ya!”

Şiirlerdeki baba imgesi güçlü, yapılı, kuvvetli olarak anlatılmaktadır. Babayı dağa benzetmek birkaç yerde geçmektedir. Çocuk için babanın yeri onun varlığının çocuğa hissettirdiği bu güven ve koruyuculuk hissidir.

Baba ve askerlik üzerine üç adet şiirde askerliğin erkekliğin ve babalığın şanından olduğu hatırlatılmakta ve militarizme göz kırpan bir anlatım yer almaktadır. Ayrıca az da olsa bazı şiirlerde devletten baba şeklinde bahsedilerek patriarkadan bahsedildiğini söylemek de mümkün.

Baba- çocuk ilişkisini yücelten ve babanın çocuk dünyasındaki yerini bir kez daha hatırlatan bu güzel kitap tüm babalara ve baba adaylarına tavsiyemizdir.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir