Mavi Şehir Sarı Şehir

Bir İnatlaşma Hikayesi alt başlığıyla okuyucu karşısına çıkan Mavi Şehir Sarı Şehir ABM Yayınları tarafından yayımlandı. Ivana Pipal’ın yazıp Ljerka Rebrovic’in resimlediği kitap çocuklara farklılıklarla yaşayabilmenin güzelliğini anlatıyor.

Hikâyede bir nehrin ayırdığı iki şehir olan Mavi Şehir ve Sarı Şehir’i birbirine bağlayan ahşap köprü iyice eskimiştir. Köprüyü tamir etmek için bu iki şehrin insanları bir araya gelirler. Köprü tamir edildikten sonra sıra köprünün boyanması işlemine geldiğinde iki şehrin insanları köprünün rengine bir türlü karar veremezler ve çareyi köprünün yarısını maviye yarısını sarıya boyamakta bulurlar.

Ancak bu çözümde içlerine sinmemiştir. Zaman geçtikçe Mavi Şehir’deki insanlar her şeylerini maviye boyayıp mavi giyinmeye, Sarı Şehir’de yaşayan insanlarsa her şeylerini sarıya boyayıp sarı giyinmeye başlarlar. Mavi Şehir meşhur şemsiyelerini sadece mavi renkte üretmeye, Sarı şehir ise meşhur ayakkabılarını sadece sarı renkte üretmeye başlar. Böylece Mavi Şehir’de yaşayan insanlar ayakkabısız Sarı Şehir’de yaşayan insanlar da şemsiyesiz kalırlar. Günler ilerledikçe bu inatlaşma daha korkunç bir hal almaya başlar ve iki şehrin insanları geceleri birbirlerinin şehirlerine gidip duvarlarını, çatılarını, bisikletlerini kendi renklerine boyamaya başlarlar.

İşlerin iyice çığrından çıktığı bir gün köprünün üstünde birbirlerini boyayıp kavga etmeye başlayan insanların birden yeşile büründüklerini fark etmeleriyle kavga sona erer çünkü artık kiminle kavga edeceklerini bilemezler. Günlerce sürecek bir yağmurun başlamasıyla herkes evlerine çekilir. Yağmur o kadar şiddetli yağar ki üst üste sürülen bütün boyalar temizlenir ve nihayet her şey gerçek rengine kavuşur. Bütün bu olaylardan sonra yaptıklarından utanan bu insanlar bir araya gelirler ve birlikte köprüyü hayal edebildikleri bütün renklere boyarlar.

Türkçe’ye akıcı bir çeviri ile kazandırılmış olan bu kitap çocuklara hem farklılığın ve çeşitliliğin güzelliklerini göstermesi hem de yeşil renginin öğretilmesi-pekiştirilmesi- açısından oldukça kıymetli. Erken çocukluk dönemi için de tavsiye edilebilir.

Yazan: Saynur Çetinkaya

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir