Roald Dahl’ın en iyi 5 kadın karakteri – ne diyorlar ve ne ifade ediyorlar-

Dahl, hikâyeleri nesillerin hayal gücünü etkisi altına almış saygın bir çocuk edebiyatı yazarıdır. Dolayısıyla kendi ismine ait özel bir güne sahip olacak biri varsa o da Roald Dahl olmalıdır. Biz de bu gün için ne yapalım diye oturup düşündük ve en sevdiğimiz beş karakter hakkında yazmaya karar verdik. Yazar büyümekle ilgili bize, çocuklarımıza ya da torunlarımıza ne demek istiyordu? Veya daha da iyisi, geride bıraktığı miras neydi?

Eğer bir çocuk edebiyatı yazarının mirasından söz edeceksek o kişi Dahl’dır. O sadece hikâye yazmakla kalmadı, aynı zamanda Quentin Blake’in unutulmaz çizimleriyle; çikolata fabrikası ve büyülü parmakları, huysuz öğretmenleri ve dev şeftalileri ile farklı dünyalar yarattı.

Dahl, hikâyelerinde bazı hoşa gitmeyen kadın karakterlere yer verdiği için cinsiyet ayrımı yapmakla suçlanırken eleştirmenler, gerekçelerini de göstererek, bu fantastik dünyaların bazılarının oldukça korkunç olduğuna dikkat çektiler. (Daha ayrıntılı bilgi için bkz. Cadılar veya Matilda hikâyesinde geçen Bayan Trunchbull karakteri )

Buna rağmen, çocuk edebiyatındaki en büyük feminist karakterlerden bazıları tartışmasız bir şekilde Dahl’a aittir. İşte Roald Dahl Günü için seçtiğimiz en sevilen beş karakter:

  1. Matilda

Bu hikâyede kendisine dayatılan tüm kısıtlamalara- özellikle de anlayışsız ailesi tarafından dayatılan kısıtlamalara- karşı koyan bir kız var.  Matilda’nın hikâyesi onu eğitiminden geri bırakmak üzere tasarlanmış prangalarından kurtulan bir kızın hikâyesidir.

Çevresindekiler televizyonun içine düşmüşken, o kitaplara gömülüş vaziyettedir. Bu arada, öğretmeni Bayan Honey tarafından sunulan dostluk ve destek ise, bir kadının ayağını kaydırmak yerine sistemi yenmek için bir araya gelen kadınların ilk örneklerindendir.

  1. Koca sevimli Dev’deki Sophie

Sophie, hayatı Dream Country’e girişiyle değişen genç bir yetimdir. Burada, Koca sevimli dev”in mağarasının dışında yaşayan itici (erkek) devlerden kaçınarak hayallerin bir ağda nasıl yakalayacağını öğrenir.

Hikâyede feminist mesaj ne? Büyük hayalleriniz olsun, hanımlar Onlar sizi özgür kılacaktır. Bir diğer kız dayanışması örneği; Sophie hikâyede figüran rolünde olan Kraliçeyle – neden olmasın? Sonuçta hikâyeler saçma hayallerden oluşur – el ele vererek birlikte çalışmasıdır.

  1. Büyülü Parmak Hikâyesindeki Kız

Adını hikâye boyunca asla öğrenmiyoruz, fakat bu kızın bir parmağında tüm Gregg ailesinin sahip olduğundan daha fazla güç var.(Greggs’in iki oğlu var ve kızları yok, Bunu not edin!)

Kızgın olduğunda, kız çevresini kıpkırmızı görür ve parmağını kızgınlığının kaynağına uzatarak imkânsız görünen şeyler yapabilir. Tüm aileye bir çocuk ahlak dersi verir. Tabi, edebiyat eleştirmenleri şüphesiz, “Yürü be kızım. Aferin sana,” demiştir.

  1. Cadıların Cadısı

Bu tartışmalı bir konudur, çünkü Cadıların Cadısını sevmemiz gerekmiyor, ama film uyarlamasında onu Anjelica Huston’ın oynadığı gören herkes sevmese bile ona hayran olmaktan kendini alamıyor.

Cadıların cadısı tüm çocukları yok edecek kadar büyük bir güce sahiptir. Buradan da anlaşılacağı üzere, Roald Dahl’ın dünyasındaki kadın karakterler iyi olabildiği gibi kötü karakterlerde olabiliyor ama kültürel tarihimiz boyunca kadının ya aziz ya da ahlaklıksız bir varlık olarak anlatılmasından farklı olarak onun kadın karakterleri bu iki zıt kutuptan birine ait değildir.

Bundan daha fazlasına sahiptirler. Dahl’ın kadın karakterleri aktif, güçlü ve önemlidir. Vitrin dekoru olmak için orada yer almazlar.

  1. Bayan Kıl

Bay ve Bayan Kıl, resimleyen: Quentin Blake

Şuan da yemek yiyorsanız ya da çocukken bir şekilde bu kitapla yolunuz kesişmemişse ve hikâyenin sürprizi kaçsın istemiyorsanız bu bölümü atlayın. –Bayan Kıl Bay Kılı kandırarak ona solucanları spagetti diye yedirdi.-

Evet, iğrenç olabilir, ama olayda bu zaten. Bayan Kıl intikamını başarıyla alır. İğrenç şeyler yapar, ama Bay Kıl’ında aşağı kalır yanı yoktur. Bayan Kıl, açık ara farkla bu ikilide daha zeki olan taraftır. Bay Kıl ise bir sarhoştur. Belki de Bayan Kıl’ın böyle olmasının nedeni Bay Kıl’dır. Doğal olarak sonunda bu durumun bir kazanını olmaz ve her iki tarafta hezimete uğrar, ancak Bay Kıl’ın bütün olanların suçlu olduğunu düşünmek benim hoşuma gidiyor. Her halükarda, olan oldu zaten.

 

 KAYNAK: telegraph
ÇEVİREN: Fatma Beyza ATEŞ

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir