Çocuk kütüphanelerinde devrim beklentisi

Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü tarafından “Çocuk Kütüphaneleri Çalıştayı” düzenlendi.

16-18 Kasım tarihlerinde Ankara’da düzenlenen çalıştay Türkiye’de ilk kez çocuk kütüphanelerinin sorunlarını ve çözüm yollarını, işlevselliğini ve kaliteliliğini tartışmaya açtı. Pek çok alt başlığın yer aldığı çalıştay çocuk kütüphanelerinin iyileştirilmesi ve yaygınlaştırılması yönündeki çabaları görünür kılmayı hedefliyor.

Çalıştay ile ilgili katılımcılardan Mevlana Zengin gazetedeki köşesinde bir yazı yayımladı. Önemine binaen alıntılıyoruz:

Çocukken kütüphaneye gitmiş miydiniz ya da çocuklarınız şu anda kütüphaneye gidiyor mu? Çocuğun kitapla buluşmasında kütüphanenin sunduğu imkânlar, ya da diyelim ki bir personelin duyarsızlığı sebebiyle güme giden kitap ilgisi hakkında en son ne zaman düşündünüz?

İki gün süren çalıştay, çocuk/kitap buluşmasının bir mekan içinde en sağlıklı nasıl gerçekleşebileceği yolunda soru/cevaplarla bir beyin fırtınası yöntemi içinde çıkışlar aradı.

Çocuğa görelik ve çocuk için yaklaşımı bizim masamızın ana ilkesi olarak şekillenirken Sedat Sever hocamızın alandaki birikimi ve yönetme kabiliyeti hızlı ve  isabetli görüşlerin şekillenmesini sağladı.

Çata pat tartışmalar da oldu tabii ve bu gerekliydi.

Biliyorsunuz son zamanlarda ya da hep süregelen bir kitap avcılığı var. Bir velî herhangi bir kitaptaki herhangi hoşuna gitmeyen bir cümle üzerinden bir yaygara koparıyor ve olayın basına veya sosyal medyaya intikali ile birlikte birden bir linç kampanyası başlayıveriyor.

Ya da bakıyorsunuz bir ‘edebiyat’ eseri üzerinde pedagojik kılıçlar sallandırılmak isteniyor.

Bir çocuk kütüphanesi orada kitap istiflemek dışında neler yapabilir? Dünyanın çeşitli çocuk kütüphaneleri bu alanda neler yapıyor? Mekân çocuğa göre nasıl düzenlenmeli? Oradaki personelin niteliği hangi düzeyde olmalı? Kütüphaneye girecek ya da girmeyecek kitapların ölçütleri ne olmalı? Daha başka sorular ve sorunlar da konuşuldu. Sonuçta öneriler, düşünceler, yaklaşımlar enine boyuna masaya serildi. Çocuklar için düşünüldü, konuşuldu.

Keşke orada okumaya meraklı, kütüphane kurdu çocuklar da olsaydı. Onları da dinlesek ve kütüphane ile ilgili düşüncelerini birinci ağızdan dinleyebilseydik.

O da olur. Bu meselelere daha yeni yeni eğilen, kültürel alanlardaki özel alanlara yakından bakmaya, anlamaya çalışan bir bakış henüz ve nihayet ortaya çıkıyor. Devamı gelecektir, gelmeli. Çocuk, kitapla engelsiz buluşabilmeli. Yoksa şey oluyor. Onu hepimiz biliyoruz.”

KAYNAK: Karar Gazetesi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir