N’oluyor bu çocuk kitaplarında!

Son günlerde üst üste sosyal medyada çocuk kitaplarında bulunan şiddet, istismar, vahşet içerikli anti-pedagojik görsellere şahit oluyoruz. Çoğu eski zamanlara ait bu anlatılarda yer alan ifadeler okurları bir hayli kızdırdı. Bazı yayınevlerine yönelik eleştiri maksadını aşarak ideolojik bir karalamaya dönüştü.

Biz tam da bu zamanda Gülenay Hanım’ın teklifini yeniden tüm okurlara sunma gereği duyduk. Masallar bir milletin kültürel taşıyıcılarıdır; efsanedir, olağanüstüdür, abartıdır vs. Masalları birer çocuk kitabından ziyade halkbilim kategorisinde sözlü temalar olarak değerlendirmek daha anlaşılır bir yargı olacaktır.

***

Çocuk kitaplarında sevmediklerimiz: Masallardaki vahşet mi fena, yayıncıların özensizliği mi?

Bu hafta “Külkedisi”nde kesilen parmaklar ve kuşların oyduğu gözlerle başlıyor, Italo Calvino’nun “Küçüklere Masallar”ında kafası ızgarada kızartılan kızla devam ediyor, yani bir bakıma masalları tartışıyoruz. Eski zamanlardan günümüze kalan veya Calvino gibi edebiyatçıların sözlü kültürden yazılı kültüre aktardığı masalların bazılarının vahşi ve çok acımasız olduğu bir gerçek. Ama gözden kaçırdığımız bir nokta var: O masalların hiçbiri çocuklar için değildi. Hele 3-5 yaş arası çocuklar için hiç değildi.

Önce “Küçüklere Masallar”dan başlayayım… İtalyan edebiyatçı Italo Calvino’nun imzasını taşıyan ve 1950’lerin sonlarından itibaren sürekli basılan hatta New York Times’ın 1956’da “yılın en iyi 10 kitabından biri” seçtiği bir eser söz konusu aslında. Yapı Kredi Yayınları, Calvino’nun 200 masalından birkaç tanesini seçmiş. Dolayısıyla kitabın bütünlüğü daha işin başında kaybolmuş durumda. Dahası, çocuklar için yazılmış bir kitap değil bu. Hele 6-9 yaş için hiç değil. 1954’te, Sovyet anlatı kuramcısı Vladimir Propp’un “Masalın Biçimbilimi” adlı eserinden etkilenerek yola çıkan Calvino’nun amacı, doğduğu topraklarda yüzyıllardır anlatılan masalları, sözlü kültürün kaygan zemininden kurtarıp edebiyat okurunun ilgisine sunmakmış. Hangi masalı niçin seçtiğini, onu yayınlarken neleri gözettiğini uzun bir önsöz ve ayrıntılı dipnotlarla belirtmiş zaten. “Yazmak, İtalya’yı yeniden doğurmak gibiydi. Baba toprağıydı bu masallar benim için; mirasımdı” diyor önsözde.

Benim merak ettiğim, editörlerin, çevirmenlerin, yayın kurullarının ne iş yaptığı. Italo Calvino da, Grimm Kardeşler de farklı sebeplerle çok önemli anlatıcılar ama burada sözü edilen masallar çocuk edebiyatına değil, antropolojiye, halkbilime dahil edilebilecek ve kesinlikle yetişkinlere yönelik çalışmalar. Kendim zevkle okurum ama üç yaşında çocuğum olsa, açıkçası bu masallardan olabildiğince uzak dursun isterim. Yayıncılara söylemiş olayım.

Elbette aynısını Grimm Kardeşler için de yaparım. Neticede küçücük bir araştırmayla Grimm Kardeşler’in tüm Almanya’yı dolaşıp halk masalları toplarken yola bir çocuk kitabı yazmak amacıyla çıkmadığını öğrenebilirler. Kardeşler, köy köy gezerek topladıkları anlatıları hep yetişkinlerden dinlemişler. Masal denen şey, o çağ için bugünün sineması gibi bir şeymiş. İnsanlar bazı akşamlar bir handa veya mevsimlerden yazsa bir meydanda toplanarak birbirlerine kimi zaman cinsel kimi zaman politik imalar içeren masallar anlatıyormuş. Ve doğal olarak her anlatıcıdan sonra masallar birazcık değişiyormuş. Hatırlayalım, birkaç yıl önce “Kuzey Işıkları” serisinin yaratıcısı Philip Pullman, Grimm Kardeşler’in masallarını günümüz okurları için -çocuklar için değil- yeniden yazmıştı. Üstelik eşsiz bir edebiyatçı zarafetiyle, tek bir cümlenin bile anlamını değiştirmemiş, sadece kelimelerin ağırlığını hafifletmişti.

Benim merak ettiğim, editörlerin, çevirmenlerin, yayın kurullarının ne iş yaptığı. Italo Calvino da, Grimm Kardeşler de farklı sebeplerle çok önemli anlatıcılar ama burada sözü edilen masallar çocuk edebiyatına değil, antropolojiye, halkbilime dahil edilebilecek ve kesinlikle yetişkinlere yönelik çalışmalar. Kendim zevkle okurum ama üç yaşında çocuğum olsa, açıkçası bu masallardan olabildiğince uzak dursun isterim. Yayıncılara söylemiş olayım.

KAYNAK: egoistokur

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir