Ne? Dünya Çocuklarının Yeni Kahramanı Bir Türk Mü?

Bir yandan çocuk kitapları sayısında artış yaşanırken diğer yandan da çocuk kitapları üzerine tartışmalar devam ediyor.

Bu tartışmalardan biri de çocuk kitaplarındaki yerlilik ve millîlik durumu. Günümüzde pek çok çocuk kitabı tercüme eserlerden oluşuyor; yerli yazarlar ise yazdıklarını bu tercüme kitapların içeriğine benzetmeye çalışıyor. Zaten ülkemizdeki çocuk kitapları piyasası daha çok Batı’ya ait. Dolayısıyla Batılı değerler, fikirler ve Batı’nın çocukluk anlayışı bu kitaplarda kendini gösteriyor. Ve bu tür kitaplar ülkemizde çokça seviliyor.

Ama çok bariz bir yanlış sürekli tekrarlanıyor: Tüm kurgusu, karakterleri, çocukluk anlayışı, mesajları, tasarımı ve sunuş şekliyle tamamen Batılı muadilini andıran bir kitabın yazarı Türk diye o kitap yerli ve millî olmaz. (Yerlilik hakkında merhum Akif Emre yazılarını okumanızı tavsiye ederiz.) Sanki tanzimatın ruhu hâlâ diri!

Bu bağlamda yeni bir çocuk kitabı isminden bahsedelim. İsmi ŞAKRAK. Yazarı Ayşe Gül Kara Zorlu isminde bir hanımefendi. Kitabın karakteri DÜNYA ÇOCUKLARININ YENİ KAHRAMANI diye lanse edilmiş. Yerel ve ulusal medya kanallarında “Türkiye’nin ilk milli çocuk kahramanı Şakrak” diye geçiyor. Kitapları incelediğimizde ise görsel estetiği bulunmayan, zeka oyunları, etkinlik kitabı, boyama kitabı, bilmeceler ve birkaç da kurgu şeklinde özetlenebilecek sıradan bir seri görüyoruz.

Tüm dünya çocuklarının kahramanlarını yazıp-çizen Marvell’e rakip yani!

Çalışmanın hiçbir felsefi yanı olmadığı gibi etkinlik kitaplarıyla dünya çocuklarına yeni bir kahraman sunamayacağınız çok açık! Çocuklar bu oyuna gelmez!

Dahası ülkemizin pek çok yerli kahramanı, karakteri varken neden ŞAKRAK ilk millî kahraman olarak sunuluyor? Tüm sözlü ve yazılı edebiyat kültürüne ve tarihe alenen haksızlık ediliyor.

Şakrak’ın ana teması iyilik, doğruluk, sevgi gibi değerler ancak bundan çok daha fazla tema yüzyıllardır masal geleneğimizde zaten var. Bu birikimi yok sayarak büyüme hedefleri koymak pek etik görünmüyor.