Okul kitaplarında siyaset

Okullarda askeri yürüyüş yapmayı, silah talimini öğrenen çocuklar… Bu tarz görüntüler, Doğu Avrupalılar için 1989 yılı öncesi komünist diktatörlük döneminin kötü anıları arasında yer alıyor. Ancak bunlara Avrupa’da yeniden tanık olmamız, hiç de ihtimal dışı değil.

AB üyesi Macaristan’da Başbakanı Viktor Orban, savunma bakanına “Yurtsavunması ve Yurtseverlik” başlıklı bir eğitim programı hazırlaması talimatını verdi. Yıl sonuna kadar tamamlanması istenen bu eğitim programı, artık ulusal okul müfredatının bir parçası haline gelecek.

Eğitim uzmanı Peter Rado, milliyetçi ve muhafazakar bir çizgi izleyen Macar hükümetinin, 2011’den bu yana, eğitim sistemini altüst edecek değişiklikler yaptığını belirterek, “Okullarımız siyasi ve idari bakımdan tamamıyla hükümet tarafından yönetiliyor” dedi.

Öğretmenlerin kullanabilecekleri kitaplar konusunda ciddi sınırlamalara gidildiğini söyleyen Rado, onaylanmış kitapları tercih etmek durumunda olduklarını, bunun “endişe verici” olduğunu söyledi.

Romanya’da da eğitim bakanı, bütün ülke genelindeki okullarda, bir dönem boyunca, her alanda yalnızca kendilerinin onay verdiği tek kitabın okutulmasını önerdi.

“Milliyetçi ve dini endoktrinasyon”

Uzmanlara göre bu gelişmeler 1989 yılı öncesini, Çavuşesku diktatörlüğü dönemini anımsatıyor.

Georg-Eckert Uluslararası Okul Kitapları Araştırma Enstitüsü uzmanlarından Christiane Brandau, okul müfredatları ve ders kitaplarının içeriğinin önemini vurgularken, “bir dünya görüşünün tek doğru ve gerçek olarak öğretilmesi bir sorun teşkil eder” uyarısında bulunuyor.

Rado, Macaristan’da eğitim alanında son dönemde yaşananların tam da bunu gösterdiğini belirterek, “Milliyetçi ve dini endoktrinasyon okul kitaplarının çok ötesine geçmiş durumda” eleştirisinde bulundu.

Macaristan okullarında verilen din derslerini de eleştiren Rado, “Teorik olarak din dersi yerine etik dersi alınabiliyor ama içerik bakımından neredeyse fark yok” diye konuştu.

Tarih kitaplarındaki siyasetçiler

Tarihi kişiliklerle ilgili algı oluşturulması bakımından Rusya tam bir açıklayıcı örnek. Tarihçi Andrej Suslow’un yazdığı ve Stalin’in baskılarına yer verdiği okul kitabı, ülke yönetimi tarafından “çocukların sağlığına zararlı” olarak sınıflandırıldı.

Rus okullarında Stalin’in diktatörlüğünün, o dönemin koşulları nedeniyle gerekli olduğu anlatılıyor ve meşrulaştırılıyor. Cezai çalışma kampları ve rejim muhaliflerinin öldürülmesi, oluşturulmak istenen algıyla örtüşmüyor. Tarihçi Suslow, eserinin kara listeden çıkartılması için mahkemelerdeki mücadelesini sürdürüyor.

Eski bir yöntem olmakla birlikte, daha sık gündeme gelen bir uygulama ise tarih kitaplarında, yaşayan liderlere “ulusal kahramanlar” olarak yer verilmesi.

Öğrencilerim tek bir perspektiften fazlasını hak ediyor”

Polonya’da tarih gibi dalların önemi ve müfredattaki ağırlığı artıyor.

Staniszewski,”Polonya’nın yeni eğitim müfredatı ‘Ötekilere karşı biz’ prensibi üzerine inşa edilmiş durumda. Özellikle tarih konusunda bu böyle” diyor ve hükümetin Polonyalı kimliğini, özellikle Almanlar ve Ruslara konulan mesafe ile tanımlamakta olduğunu söylüyor.

KAYNAK: Deutsche Welle Türkçe