Pluk ve Kırmızı Çekicisi

Hollandalı yazar Annie M.G. Schmidt’in son kitabı Pluk ve Kırmızı Çekicisi nihayet Türkçe’ye çevrildi. Schmidt, bu kitabında da başarılı bir kurgu ve anlatımı yakalamış görünüyor.

200 sayfalık bir kitabı çocuklar için fazla bulabilirsiniz ama hayır Pluk kendini okutturan bir çocuk. Yaşadığı çevrede geçiyor bütün hikayesi: Kuleli Bina, sokaklar, parklar, Üveyik Bahçesi. Kendi sıradan hayatının kahramanı olan her çocuk gibi Pluk da etrafında olup bitenlere duyarlı bir çocuk ve kimin ihtiyacı olsa yardıma koşuyor. Küçük bir hamamböceğini besliyor, annesinin titizlik hastalığı yüzünden çocukluğunu yaşayamayan Aagja’e yardım ediyor, yıkılmak üzere olan üveyik bahçesini kurtarıyor, dondurularak öldürülmek istenen kuş Kıvırcık ile petrole saplanan Leentje’ye yardım ediyor. Bunun gibi daha pek çok iyilikler yapıyor Pluk ve tabii asla yalnız değil! Her zaman ona yardım eden birileri oluyor. Yaşadığı dünyanın sorunlarına üzülen, üzülmekle kalmayıp elinden geleni yapan bir kahraman çocuk Pluk. Ve pek sık göremeyeceğimiz şekilde kırmızı çekicisi olan bir çocuk. Genelde bisiklet, skooter, kaykay ve paten görmeye alıştığımız çocuklardan biraz farklı. 

Yazar Schmidt başarılı bir anlatıcı, hikayesindeki tüm parçaları bir araya getirip toplamayı biliyor. Hiçbir karakter, hiçbir kelime tesadüf değil. Hepsi ayrı ayrı hikayedeki bütünlük içinde yer alıyor. İlk sayfalarda gittikçe çoğalan karakterlerin birbirinin hayatındaki yerini kitap bittiğinde anlıyorsunuz. Hollanda’ya ait ismini telaffuz etmeyi bir türlü beceremediğimiz o karakterler…

Anne ve babanın yer almadığı  bu kitapta Pluk erdemli ve yardımsever bir çocuk olarak yer alıyor. Yazarın anne ve baba etmeni olmadan bir çocuk karakteri kurgulaması tüm dikkatimizi çocuk üzerinde yoğunlaştırmamızı sağlıyor. Yaşayacak bir yeri olmayan Pluk en sonunda içinde onlarca hanenin olduğu yüksek bir binaya, Kuleli Bina’ya taşınıyor. Hâliyle de bir sürü de komşu ediniyor Pluk. Hayvanların konuşabildiği bu kitapta sadece insan-insan değil insan-doğa iletişimi çok güçlü anlatılıyor.

Kırmızı çekicisi ile herkesin imdadına koşan Pluk’a gerektiğinde yardım eden pek çok dostu da var. Karga Karel, Tombol Dollie, Uzunatlı Binbaşı, arkadaşı Aagje ve her zaman tecrübesinden istifade ettiği Bay Pen. Bay Pen gerçekten de iyi bir akıl hocası. Bir de Tepinenler ailesi var. Altı çocuklu bir babadan oluşan bu aile oldukça sempatik ve her müşkül durumda Pluk’un destekçisi. Adeta küçük bir çete. Tepinenlerin babası Bay Tepinen kendini çocuklarına adamış bir baba. Her soruna her zaman uzlaşmacı çözümler bulan bir zekası var.

Uzlaşma demişken kitabın belki de en öne çıkan özelliği, Bay Tepinen’in de Bay Pen’in de sorunlar karşısındaki uzlaşmacı çözümler sunuyor olması. Şiddetin yer almadığı uzlaşmacı yaklaşımın etkileri çok açık. Öte yandan küresel sorunlar olarak nitelendirdiğimiz her poroblemin yanıbaşımızda meydana gelen sorunlara dönüşmesi ve Pluk ile dostlarının bu sorunlarla baş etme biçimi kitabın en güzel kazanımları.

Kitabın resimlerinden bahsetmemek büyük haksızlık olur. Fiep Westendorp harika bir iş çıkarmış.

Pluk kırmızı çekicisine kainattaki iyi olan herkesi sığdırmaya çalışan bir Hz. Nuh portresi çiziyor. O’nun çekicisi âdeta iyiler için kurtarıcı bir gemi. İyilerin mücadelesi sürükleyici bir anlatımla buluşuyor ve küçük çocukların macera zevkine ket vurmadan gerçek hayatın izi sürülüyor.