Uçan Kız Volante

Kadın çalışmaları alanındaki çabalarıyla tanınan Karin Karaşlı ürettiği çocuk karakterleriyle bu çabalarını daha da görünür kılmaya devam ediyor. Uçan Kız Volante çocukların asla bir yabancıyla konuşmaması ve kimseye güvenmemesi gerektiğini öğrendiği bu çağda epey bir “fazla” kaçıyor yetişkin okurlara.

Genelde her ortanca çocuğun yaşadığı o arada kalmışlık duygusu Volante’de de baskındır ve bir uçak yolculuğu esnasında havaalanından kaçmıştır. Nereye gidebilir ki en fazla? amacı ailesini tamamen terk etmek değildir zaten sadece kısa bir süreliğine yalnız kalmayı, kendi olmayı denemek ister. Bu esnada sohbet edip karşılaştığı kendisine hiç benzemeyen insanların dünyasına konuk olur. Olay yurt dışında geçtiğinden bir siyahi, bir kızıl ile tanışarak farklı renklerin, farklı hayatların mümkünlüğünü anlar. Tıpkı bu uçak yolculuğu gibi herkesin şu hayatta başka türden yolculukları var.

Volante’nin hikayesi biraz abartı geliyor çünkü ilk kez tanıştığı insanlar onu epey bir sahipleniyor. Dünyadaki her yabancının iyi olabileceği ihtimalini teslim etmemiz gerektiğini düşünüyor olmalı yazar. Ama realiteler ne diyor?

Bir kız çocuğu size kaçtığını söylediğinde onun bu kaçışını makul görüp kısa süreliğine bir serüven yaşamasına müsaade eder misiniz? Eşlin ailesinden kaçan bu kız çocuğunu anlamaya çalıştığını düşünerek hiç kimseye haber vermese de onun havaalanındaki bu kısa süreli özgürlüğünün takipçisi oluyor. Gözlerini Volante’den ayırmadan onu korumuş oluyor. Anne baba olmasa da bir yetişkin gözetmenliğinde devam ediyor Volante yeni birileriyle tanışmaya. Bu kısa süreli anda birbirine dokunan hayatlar tesirli bir etki yaparak uzun süreli arkadaşlıklara da kapı aralamış oluyor.

Anonslar neticesinde ailesine kavuşan Volante ailesindeki kaygıyı görünce ne kadar sevildiğini anlıyor. Ve mutlu son…

Çocukların her can sıkıntısı ciddi bir depresyon demek değildir, onların her yalnız yürümeyi talep edişi bir facianın habercisi olmamalı, çocuklarımızın insanlarla ilk teması bir dehşetin önsözüne dönüşmemeli. Volante’nin bu deneyimi bize hiç gerçekçi gelmiyor çünkü insanların bize iyi gelebileceğine olan inancımız epey yara aldı.