Tayfur Esen: “Arap çocuk edebiyatı ülkemizde de yükselişe geçti”

Nar Çocuk Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Tayfur Esen Bey ile ülkemizdeki Arap çocuk yayıncılığının durumunu ve Arap ülkelerinde yükselişe geçen çocuk edebiyatını konuştuk.

  •  Arap çocuk edebiyatından Türk çocuklara eser ulaştırmada akla ilk gelen yayınevlerinden biri sizin de yönetmenliğini yaptığınız Nar Çocuk. Sizi Arap çocuk edebiyatına çeken nedir?

Arap çocuk edebiyatının kapitalizmin yayıncıyı soktuğu çizgiden uzak, sektör ürünü değil yazarın ve yayınevinin kendi değerlerini paylaşan bir saflığa sahip olması öncelikle zikretmem gereken önemli bir nokta. Yine kültür olarak bizlere, Türk okuruna yakın olmaları bu tür kitaplara daha sıcak bakmama neden oldu. Arapçanın kelime zenginliği de beni en çok etkileyen diğer bir nokta olmuştur. Zengin bir dilin ortaya koyacağı edebi metinlerin de zengin olacağı inancındayım çünkü. “Dil atı” soylu olan, uzun mesafeler kat eder ve dünyaya ulaşır.

  • Ülkemizde neden çok fazla Arap çocuk edebiyatı örnekleri okuyamıyoruz?

Çünkü ticari değiller herhalde. Çünkü birileri için başka kültürlerin taşıyıcısı olmak daha değerli görülüyor herhalde. Çünkü Araplardan bir şey çıkmaz diye bakılıyor herhalde…Çünkü en son gittikleri Arap ülkeleri tatillerini yapıp geldikleri turizm ülkeleri idi. Tanımıyor, bilmiyor ve ihtimal vermiyoruz aslında… 350 milyonluk bir nüfusa sahip Arap dünyası çocuklarına ne anlatıyor, ne yayınlıyor, çocuklar ne okuyor bilmiyoruz ve bilmek de istemiyoruz herhalde…

  • Arap çocuk yayıncılığı ne durumda? Genel bir resim cizmenizi istersek neler söylersiniz?

Özellikle son yıllarda ciddi bir gelişme olduğunu görüyoruz. Çıta yükseliyor. Çok güzel kitaplar yayınlanıyor. Elbette kapitalizmin ruhu üzerine sinen yayınevleri de var ancak çok değerli çocuk edebiyatı metinleri ortaya koyan yazarlar, bunları resimleyen ressamlar ve iyi bir grafik tasarım sonrası kaliteli baskıyla okuyucuya sunan yayınevleri de var.

  • Son yıllarda ülkemizde artan Arapça kültür ve fuar çalışmalarının Türk yayıncılığına katkısı nedir?

İyi bir etkileşim oluşturduğu kanaatindeyim. Bu sayede Türk yayıncılar Arap yayıncılarının belli başlılarıyla tanışma, fikir ve ticari alış verişte bulunma imkanı elde ediyor. Türk yayıncıların Arap yayıncılardan telif aldığı gibi daha çok telif satmaya, Arap dünyasının neleri talep ettiğine, nelere ilgi duyduğuna bakarak Arap dünyası üzerinden dünyaya açılmaya çalıştığına şahit oluyoruz. Körebe oyunu bitiyor, artık birbirimizi sobeleyebiliyoruz.

*Arap yayıncılar için Türk çocuk edebiyatı ne durumda? Nasıl değerlendiriyorlar? 

Oldukça takdir ediyorlar. Ortak kültürün öneminin farkına varıyorlar. Çünkü bizim kitaplarımızda sihir, büyü, erken uyarılmış çocukluk duyguları işlenmiyor ve resimli kitaplarımızda sakıncalı resimlere rastlamıyor olmaları onları rahatlatıyor. Nitelikli metinler ve resimleriyle Türk çocuk yayıncılığının yükselen bir trende sahip olduğunu söyleyebilirim. Bize düşen Arap dünyasının nitelikli yayıncılarıyla tanışarak yayınlarımızı tanıtabilmek olmalı… Arkası hemen geliyor zaten.

  • Arap yayıncılık dünyasında daha çok hangi ülke ve yayınevleri tercih ediliyor?

Ülke olarak bakarsak bir kısmını şöyle belirtebiliriz: Lübnan, Mısır, Ürdün, Suriye, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Katar… Yayınevlerinden bazıları ise şunlar: Asale, Menhel, Müstakbel er-Rakmi, Hadaik, Rabie, Sakafe,Kalimat, Hüdhüd, Şüruk, Sefir, Nahda, Künuz, Makasıt, Maarif, Cerir, Samir,Selva…

*TEDA kapsamında Arap çocuklarına eserlerimiz ulaşıyor. Arapça’ya çeviriler yine de az gibi. İleride bir artış olabilir mi sizce?

 TEDA kimi yayıncılar için katalizör görevi üstleniyor ve bugüne kadar 250 kitap (çocuk kitapları dahil) TEDA desteğiyle Arapçaya çevrildi. Bu oran TEDA desteğiyle çevrilen kitaplar arasında %10’luk bir orana denk geliyor. Ancak Arapçaya çevrilen eserler konusunda sadece TEDA’yı esas almamak gerekir. TEDA destekleri dışında da kitaplarımız Arapçada yayınlanıyor. Yakın gelecekte hem TEDA desteğiyle hem de direkt satışlar sonrası Arapçaya çevrilen Türkçe eser sayısında ciddi bir artış olacağı kanaatindeyim. Çünkü köprüler kuruldu ve transit geçişler başladı. Türk yayın pazarının Avrupa yayın pazarına oranla telif satışlarında tanıdığı daha makul fiyat teklifleri ve ödeme vadelerinin bu gelişmeyi artırmada rol üstleneceği kanaatindeyim.

RÖPORTAJ: AYŞENUR NARBOĞA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir