Çocuk kitaplarıyla ilgili hangi sosyal medya hesabı takip edilmeli?

Pek çok konu ve gündemin yer aldığı sosyal medya elbette ki kitabın ve okumanın da en büyük paylaşım alanını oluşturuyor. Kitap tavsiyeleri, eleştirileri, değerlendirmeleri ve hatta satışları sosyal medya üzerinden çok hızlı ve etkili bir şekilde kendine yer buluyor. Kitaplarla ilgili tavsiye almak veya paylaşımda bulunmak isteyen herkes kendi beğenisine göre birkaç hesabı takibe alarak yeni bir okuma rehberliği edinmiş oluyor.

Daha önceleri gazetelerin kitap ekleri veya kitap dergileri üzerinden sağlanmaya çalışılan okuma deneyimi son yıllarda basılı yayından daha çok sosyal medya üzerinden gerçekleşiyor. Çeşitli fon ve görsellerle desteklenen kitap paylaşımları adeta birer “kitap fenomeni” doğuruyor ve hemen herkesin kitap tavsiyesi alabileceği belli başlı adresler öne çıkıyor. Peki bu hesaplarda sözü edilen tavsiyelere yönelik takipçilerin tutumu ne olmalıdır?

Yazımıza şu örnek üzerinden açıklık kazandıralım: Diyelim ki iki tane çok beğenerek takip ettiğiniz hesap var. Biri bir kitap hakkında olumlayan, destekleyen ve tavsiye eden nitelikte bir yazı yazarken diğeri aynı kitapla ilgili tamamen olumsuz bir tutum sergiliyor. Bu durumda takipçi hangisinin söz konusu kitap hakkında doğru bilgiyi paylaştığını nasıl ayırt edebilir?

Bu sorunun cevabı herkesin zevki ve beğenisi farklıdır şeklinde klişe ama doğru bir cümle ile geçiştirilebilir. Ancak son zamanlarda takipçilerin kafasının epey karışık olduğunu görüyoruz. Bu yüzden kitap temin etmekle ilgili tutumlarımıza dair bir hatırlatma yapmakta fayda görüyoruz.

Şu bir gerçek ki çocuk kitapları alanında hızlı bir ilerleme var. Gün geçmiyor ki yeni bir kitap yayınlanmasın! Her biri birbirinden güzel ve çekici gelen bu kitapları edinmek isteyen sosyal medya kullanıcıları seçim yapmak zorunda kaldığında hangisini seçeceğine elbette ki kendi karar verecek.

Sosyal medyadaki gözlem ve tecrübelerimiz maalesef ki yeterince okuma kültürüne sahip olmadığımızı gösteriyor. Takipçilerin çoğu fenomenlerin sürekli ve dağınık konulardaki paylaşımlarını hiçbir okuma vizyonu olmadan takip ediyor. (Okuma vizyonu dediğimiz kişinin bir kitabı niçin okumak istediği ile ilgili genel bir tasavvurdur.)

Sosyal medyada herhangi bir hesabı takibe başlamadan önce kendinize soracağınız tek soru “çocuğum ne okusa” olmamalıdır. Kitapların dünyasını yeterince tanımıyor olabilirsiniz, yeni çıkanları takip edecek vakit ve nakit probleminiz olabilir, kolaycılığa kaçıyor da olabilirsiniz. Bunların hepsi mümkün ve normal durumlar. Ancak harfleri ve kelimeleri okumak, dünyayı okumayı sağlıyorsa gerçek bir okumadır. Kendinize sormanız gereken öncelikle başka sorular var: Çocuğum neden kitap okumalı? Çocuğumun okumasını dilediğim kitapta ne gibi yazılı ve görsel nitelik arıyorum? Çocuğumun hangi yönünü desteklemek istiyorum? Okuduğu kitap çocuğuma hangi açıdan şifa olacak? Kitap tercihlerimizde ne kadar bağımsızız? Toplum mühendisliğinin parçası olacak bir okuma eylemine mi katılıyoruz yoksa bizi biz yapacak bir okumanın peşinde miyiz? Okumaya siyasal bir anlam yüklüyor muyum? Çoğumu endoktrine etmek mi istiyorum yoksa ona yaşadığı doğayı/toplumu anlamasını sağlayacak bir yol mu çiziyorum? Çocuğumu kitap tercihlerinde özgür bırakıyor muyum? Piyasanın, trendlerin ve gösteri toplumunun bir ferdini mi yetiştiriyorum?

Bu sorulara daha başka sorular da eklenebilir. Ama bizce “kimi takip etmeli, ne okumalı”dan önce yersiz paranoyaları, paternalist tutumu, otoriter ve disipliner yaklaşımı bir kenara bırakarak, ötekileştirici ya da ayrıştırıcı olmayan bir üslup belirlemeliyiz. Bu, elbette ki hakikatin temsilinin her zaman dile getireceğimizin de bir garantisidir…

Bu yüzden kendi yolunuzda yürümenin ilk adımını atmalısınız… Yanınızdaki minik adımlarla çok büyük bir patikanın oluşacağının sinyalini de vermiş olursunuz…

Hürmetler…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir