Yayın Dünyasında Yeni Bir İsim: Arden Yayınları

Bürkem Cevher, Ocak ayında yayın hayatına başlayan Arden Yayınları’nın üç çocuk kitabını AGOS için yazdı.

***

Fantastik kuşlar 

İlk kitap ‘Ortaçağ Ermeni Minyatürlerinden Fantastik Kuşlar’ isimli bir boyama kitabıydı. Bu kitabı görür görmez, hastanede kaldığımız zamanlarda kızımla boyama yaparak geçirdiğimiz günleri anımsadım. Belki zor bir ortamda, zor şartlar altında kalıyorduk ama boyama yaparken çok eğleniyorduk; bazen en uyumsuz boyamayı kim yapacak yarışı yapıp eğleniyorduk bazen de aynı sayfanın başka uçlarından beraberce ama birbirimizden bağımsız olarak boyamaya başlıyor sonunda iki farklı boyama tekniğinin bileşimiyle ortaya çıkan resmi kimi zaman gülerek kimi zaman hayranlıkla izliyorduk. 

Bir anda o kuşları boyadığımızı hayal ettim. Ama artık kızım büyüdü, boyamayı bıraktı; canım sıkıldıkça ben tek başıma boyamaya başladım resimleri. ‘Fantastik Kuşlar’da yer alan kimi resimleri ilkokul öncesi çocuklar bile rahatlıkla boyayabilir, bazı kuşları boyamak ise biraz daha dikkat ve beceri istiyor. Ancak her hâlükârda çocuklarınızla eğlenceli zaman geçirmek için birlikte boyamanızı tavsiye ederim. İnanın birkaç saati nasıl geçirdiğinizi anlamayacaksınız. 

52 masal

Hediye paketimden çıkan ikinci kitap ise ciltli, büyükçe bir kitaptı ve masal seven herkesin dikkatini hemen çekerdi. Angela McAllister’ın yazdığı Ayşen Gür’ün Türkçeye kazandırdığı, ‘Masallarla Dolu Bir Yıl: Dünyanın Dört Bir Yanından 52 Halk Masalı ve Efsane’. Masalların birkaç tanesini eve dönüş yolunda metroda okudum hemen. Bazıları uzak ülkelerde, bazıları hemen yanı başımızda kutlanan bayramların, şenliklerin, kültürel geleneklerin, özel günlerin ve değişen mevsimlerin izinde 52 değişik masalın yer aldığı bu kitaptaki öykülerin kimi çok eğlenceli, kimi ürkütücü, bazıları ise hüzünlü. Kitapta üç dört sayfa uzunluğunda öyküler de var bir cümle ile tüylerinizi diken diken eden bir öykü de. 

Masallarda kaybolmayı, farklı ülkelerdeki masalları dinlemeyi seven herkese hararetle tavsiye ederim ‘Masallarla Dolu Bir Yıl’ı. Benim favorim ‘5 Kasım Şenlik Ateşi Festivali’ anısına anlatılan ‘Örümcek Nine Ateşi Nasıl Taşıdı’ isimli Kızılderili masalıydı. Dünya yeni yaratıldığında henüz gökyüzünde ne güneş, ne ay ne de yıldızlar varken, küçücük bir örümceğin dünyanın başka bir yanından ateşi getirip güneşi, ayı ve yıldızları nasıl yarattığına dair bu kısa öyküyü çok severek okudum. Hem minicik bir örümceğin boyutlarından dolayı küçümsenmesine üzüldüm, hem de ancak bir dişinin ateşi bir kapta taşımayı akıl edebileceğini bilen Kızılderilileri saygıyla andım. 

Vejetaryen kurtlar 

Ancak kitaplardan  bir tanesi vardı ki yine kızımın küçüklüğüne dönüverdim. Ayesha L. Rubio’nun yazdığı ‘Kırmızı Başlıklı Kız ve Vejetaryen Kurt’ ismini görür görmez kızım daha küçükken beraber okuduğumuz ve çok sevdiğimiz başka bir kitabı anımsadım: Kır Çiçeği Yayınları tarafından yayınlanan, Sara Şahinkanat’ın yazdığı ve Ayşe İnan Alican’ın resimlediği ‘Kim Korkar Kırmızı Başlıklı Kız’dan?’. Ne çok severdik bu kitabı. 

Öncelikle Rubio’nun ‘Kırmızı Başlıklı Kız ve Vejetaryen Kurt’undan bahsedecek olursak, Rubio bu öyküsünde klasik Kırmızı Başlıklı Kurt öyküsünü dönüştürerek daha insancıl ve hayvan haklarına saygılı hale getirmiş. Küçük kurt tüm arkadaşlarının ve ailesinin alaylarına rağmen avlanmayan ve hatta et yemeyen bir kurttur. Ancak bu alaylar onu yaralamaktadır. Bu nedenle de  kırmızı başlıklı kızı görünce aklına bir plan gelir; önce kırmızı başlıklı kızı ve büyükannesini sonra da kırmızı başlıklı kızın götürdüğü frambuazlı pastayı tatlı niyetine yemeğe karar verir. Ancak işler sandığı gibi gitmez. Hem kırmızı başlıklı kızı hem de büyükannesinin dostluğunu çok sever. Kitapta dikkat çeken en önemli ögelerden biri de sadece kurt değil kırmızı başlıklı kız ve büyükannesi de vejetaryendir. Bu öyküde farklı beslenme biçimlerine ve hayat tarzlarına saygının önemi ön planda yer almıştır. 

KAYNAK: AGOS

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir