55. Kütüphaneler Haftası’nda Kendi Kişisel Kitaplıklarımıza Bakmak

Lydia Pyne geçmişten günümüze kütüphanelerin ve kitaplıkların izini sürdüğü “Kitaplık” isimli çalışmasında ilginç bilgiler ve  tespitler paylaşıyor. Eskinin zincirli kütüphanelerinden günümüz dijital kitaplıklara kadar kütüphanelerin serüvenine kısa bir yolculuğa çıkarıyor bizi.

Kitaplar, son yıllarda sosyal medyanın en çok tercih edilen dekorlarının başında geliyor. İnsanlar kitaplarını ve  kitaplıklarını paylaşıyor büyük bir iştahla. Geçmişin zincirli kütüphanelerinden sadece kütüphane sorumluları ve toplumun ileri gelenleri (din adamları) istifade ederken kitaplıkların günümüzde hemen her eve girerek herkesin kişisel bir kütüphanesinin oluştuğunu yazıyor Pyne, tarihsel bir okuma imkanı sunuyor.

Herkesin kendi kişisel kütüphanesini oluşturabilmesini büyük oranda IKEA’ya borçlu olduğumuzu söyleyen yazar, kitaplıkların başka türlüsünün düşünüldüğü 20. yy’da IKEA’nın imdada yetiştiğini söylüyor. Hem kitapları hem kitap olmayan şeyleri taşıması için yeterince ucuz olan IKEA kitaplıkları, tasarımı ve monte edilen parçaları ile sadece bir kitaplık değil “kültürel bir süreçtir” aynı zamanda. Bugün hemen her eve girebilen bu İskandinav tasarımları bize aynı zamanda kitaplarla nasıl ilişki kuracağımızı da söyler.

IKEA’nın modifiye ediliyor oluşu ona “seyyar bir uzam” özelliği katar. Çok uzun ömürlü birlikteliklere değil, sadece geçici ve sürekli yer değiştirici olana hitap eder. Ve istediğiniz şekli verebileceğiniz bu kitaplıklar size kişisel ve benzersiz kütüphaneler kurma olanağı tanır. “IKEA kitaplıklarının tam olarak kullandığı mit işte budur: Kültürel beklentilere yön vermek için IKEA’yı kullanmak.”

IKEA’nın ürettiği BILLY serisindeki kitaplıkların 2009’daki 30. yıl kutlamalarında BILLY’nin tasarımcısı “bu kitaplıklar sayesinde eskiden çoğu evde bir kitap bile olmazken bugün hemen herkesin evinde kendi kütüphanesi var” diyerek başarısını açıklıyordu. BILLY marka kitaplıklar o kadar çok sattı ki her dört saniyede 1 üretiliyordu.

Yazar Pyne insanların sadece IKEA markasına değil genel olarak herhangi bir kitaplığa baktığında orada fiziksel, tarihsel ve psikolojik bileşenlere sahip nesneler gördüğünü söylüyor. Ve her kitaplığın kendine ait bir yaşam döngüsünün olduğunu düşünüyor.

Bir kitaplığın varoluşuyla ilgili belki de daha önce hiç aklımızdan geçmeyenleri dile getiriyor Pyne. Bu yönüyle Kitaplık, daha nice yazılar için bize  ilham kaynağı olacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir