1932 yapımlı tren istasyonu artık bir kütüphane

Hollanda mimarlık şirketi Mecanoo eski bir tren istasyonunu düzenleyerek kütüphaneye çevirdi. Ziyaretçilerin kendilerini evdeymiş gibi hissetmelerini sağlayan tasarımı ile kütüphane aynı zamanda bir kültür merkezi işlevi taşıyor.

Zemininde halen eski tren raylarının bulunduğu bina “LocHal” ismini taşıyor.

Binada çocuklar için de özel bir alan bulunuyor. Dev kalem ve cetvel tasarımındaki raflar oldukça büyüleyici görünüyor.

Binanın detayları hakkında videoyu izleyebilirsiniz.

KAYNAK: NEW ATLAS

İtalya’da Arapça ve İslam kursuna tepki

İtalya’nın Emilia-Romagna bölgesindeki bir okulda öğrencilere Pazar günleri Arapça ve İslam kursu verilmesi planı tepkiler üzerine askıya alındı.

San Felice sul Panaro kasabasındaki ilkokulda, yarından itibaren düzenli olarak Pazar günleri Arapça ve İslam kursları verilmesi planlanıyordu. La Pace (Barış) isimli İslami kültür derneğinin girişimi ve okul yönetiminin onayıyla organize edilen ve gönüllülük esasına dayanan kurslara, 6-14 yaşları arasındaki 200 kadar öğrencinin katılması öngörülüyordu.

Kurs İtalyan ailelerin çocuklarına da açık olsa da özellikle Orta Doğu ve Kuzey Afrika kökenli ailelerin çocuklarının katılımı bekleniyordu.

Ancak yerel basın, sağ ve aşırı sağ partiler ile bazı İtalyan velilerin tepkileri nedeniyle kursun başlamasına bir gün kala askıya alındığını yazdı. Okul yönetiminin bakanlıktan gelen bilgi taleplerine yanıt verebilmek için yarın yapılması planlanan ilk dersi iptal ettiği belirtildi.

‘Okul camiye dönüştürülüyor’

Kursa tepki gösteren bölgedeki merkez-sağ partilerin ortak açıklamasında, göçmenlerin çocuklarına Arapça ya da İslam dini dersleri yerine İtalyanca ve İtalyan anayasasının öğretilmesinin entegrasyon açısından daha faydalı olacağı belirtildi.

KAYNAK: BBC

Farklı Kültürlere Giriş

Dünya öyle büyük bir evren ki içindeki çok sayıda kültür ve deneyim keşfedilmeyi bekliyor. Küreselleşme ile birlikte farklı kültürlerin ismi hafızamıza çokça girse de küreselleşmenin tektipci niteliğinin farkına varmak da gerek. Farklı kültürlerin yer aldığı kitaplarla evrene bir giriş denemesi yapılabilir. İşte beş kitaptan oluşan ilk liste. Siz de bildikleriniz varsa yorum bölümüne yazınız lütfen.

Ben ve Sen- Giusi Quarenghi

İtalyan ve Faslı iki çocuğun tanışma sürecinin anlatıldığı harika bir öykü. Çocuklar farklı kültürleri araştırmaya başlarlar. Yaşamöyküsü araştıran bu iki çocuk acaba gerçek kişiliklerine değebilecek mi? Aziza ve Beata ile farklı kültürleri öğrenmek için ideal bir başlangıç. Günışığı’ndan…

Suki’nin Kimonosu- Chieri Uegaki

Herkesin aynı şeyler giydiği bu modern hayatta kendine ait olanı giymek yürek ister. Geleneksel, yöresel olanı taşımak sandığından daha güçtür hele ki dalga geçmeye dünden razı çocuklar için…Suki büyük bir cesaret örneği ile okulun ilk günü, daha önce bilmediği sosyal bir ortama girerken anneannesinin hediyesi olan mavi kimonusu giyer. Suki, mavi kimonusu içinde çok mutlu görünür ama en çok özgüveninin verdiği yüzündeki gülümseme sayesinde… Meav’dan…

Haydi Çiçiko Haydi- Geraldine McCaughrean

Bu kez Brezilya’dayız ve bu toprakların futbola olan düşkünlüğü bilinir. Çiçiko da futbolu seven küçük bir çocuktur ancak yeteneği sayesinde girmeye hak kazandığı ünlü bir kulübün oyuncu seçmelerinde giyebileceği ayakkabıları yoktur. Çünkü Çiçiko fakirdir ve plajda çıplak ayakla oynamaya alışmıştır. Neyse ki dost canlısı fedakar arkadaşlar var ve hemen Çiçiko’ya yardım için kolları sıvar. Bir dayanışma öyküsü…Türkiye İş’ten…

Sen Uyurken- Durga Bernhard 

Hem dünyanın gece gündüz döngüsünü hem bu döngü içinde yeryüzüne dağılmış insanların öyküsünü okuyabileceğimiz başarılı bir anlatım… Aynı anda Afrika’ya, Uzak Asya’ya, Güney Amerika’ya ve Avrupa’ya uzanabildiğimiz bu çalışmada dünya çocuklarının hayatına dair küçücük bir örnek sunum var. Tübitak’tan…

Küçük Motl- Şolom Aleyhem

İsrail’in kültürel ve dini yapısına misafir olduğumuz bu kitapta Küçük Motl’un dünyasına da giriyoruz. Tipik bir Yahudi ailesinin yoksul, geleneksel ve günlük hayatından pek çok kavrama aşinalık kazandıran bu metinde tanıdık ama bir o kadar yeniden keşfedilen bir dünya var. Bilgi Yayınevi’nden…

Londra’daki Yoksul Çocukların Odaları

İngiltere’deki The Childhood Trust ismindeki sivil toplum kurumu Londra’daki yoksul çocukların yatak odalarını fotoğrafladı.

Yoksulluk sınırının altında yaşayan 700 bin çocuğun yatak odaları, onların zorlu yaşamlarına dair büyük ipuçları taşıyor. Fotoğrafçı Katie Wilson tarafından çekilen fotoğraflarından bir de kitap çalışması yapıldı. Fotoğraf albümü şeklindeki kitabın adı Bedrooms of London.

Çocuklarının odalarının kapısını bu proje için açan ailele projeyi daha da anlamlı kılan hikayeler paylaştı.

Fotoğaflar Foundling Museum’da sergileniyor.

KAYNAK: the CHILDHOOD TRUST

NOT: Şimdi sıra yerel yönetimlerde, diğer stk’larda ve hayırseverlerde! Fotoğraflara yansıyan bu görüntülerin ardından yoksul ailelerin çocuklarının odalarını iyileştirmek ve daha güzel bir hale getirmek için kolları sıvayabilirler! Güzel olurdu…

Steinbeck ve biz sıradan insanların hikâyeleri

Ama yine yıllar evvel Jack London hakkında bir yazı yazarken kendime açıklamakta güçlük çektiğim gibi bir durum vardı. Neden London, Steinbeck ve Hemingway gibi yazarları genç yaşlarda okuyup sonra unutuyorduk? Meselâ sevdiğimiz yazarları sayarken, neden onların isimlerini hiç zikretmiyorduk? İki aydır akşam sabah Hemingway okuduğumu söylediğimde insanlar, bir ergenin okuması gereken şeyleri okumayı kazık kadar bir adama yakıştıramadıkları için mi bana bıyık altından gülüyorlardı? Eğer öyleyse, bir kez daha Steinbeck okumaya değer demekti. Ben de geçen ay fırsat buldukça art arda Steinbeck okudum: Kısa Süren SaltanatAl MidilliYukarı MahalleSardalye SokağıTatlı Perşembe ve Bir Savaş Vardı.

Yazımı yazmak için bilgisayarın başına geçtiğimde, artık Steinbeck’i sevdiğimden kesinlikle eminim. Sadece tek bir sorunum var. Onda da Steinbeck’in bir günahı yok. Şimdi düşünüyorum da Steinbeck’in estetik açıdan en büyük talihsizliği, Hemingway’in çağdaşı olmaktı. Bunu benim için bu kadar görünür kılansa iki aylık Hemingway etüdümün üstüne Steinbeck hatmetmemdi. Nereden bakarsan bak, Steinbeck için büyük talihsizlik! O kadar ki, bir ara ciddi ciddi benden beklenen yazı yerine “Hemingway mi Steinbeck mi” diye bir yazı yazmayı bile düşündüm. Ama o başka zamana kalsın, bugünkü dersimiz Steinbeck.

YAZAR: GÖKHAN YAVUZ DEMİR

Yazının devamını okumak için tıklayınız.

KAYNAK: K24

Masallarda Amasya

Şehzadeler Şehri Amasya’da valilik ‘Masallarda Amasya’ adlı projeyi hayata geçirdi. Proje kapsamında ilkokul 3. ve 4. sınıf öğrencileri için 8 çeşit masal kitabı hazırlandı. Ayrıca 8 bin kitap ile engelliler için ses ve işaret dili destekli 5 bin sesli kitap DVD’si öğrencilerle buluşturulacak. 

Projenin ilk serisinde ‘Ferhat’ ile ‘Şirin’ adlı çocuk karakterler ile ‘Masalcı Nine’ tarihi şehri dolaşıp çocuklara bilgiler aktarıyor. Seride üç kahramanın yanı sıra Anka kuşu ile muhafızlar da yer alırken sesli kitaplar işaret diliyle de tercüme edilerek engelli öğrencilerin kullanımına sunulacak.

Amasya Valisi Dr. Osman Varol, “Çocuklarımızda doğru bir gelişim sağlayabilmek için onlara mutlaka masallarımızı aktarmalıyız. Bu masallarda da kendi kültürümüzü aktarmalıyız ve bu proje böyle bir açığı kapatıyor” dedi.

Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA), Amasya Güzel Sanatlar Lisesi ile Amasya Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezinin paydaşları olduğu projeye ortak olarak destek verdiklerine değinen İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. İlker Kösterelioğlu ise, “Dijitalleşen çağda çocuklarımızın gelişim özelliklerine uygun şekilde hazırlanan ve Amasya’mızın tanıtımı, tarihi ve kültürel özelliklerini ön plana çıkarması, dezavantajlı bireylerimiz için destekleyici bir materyal oluşu ve özellikle de bakanlığımızın 2023 hedefleri dahilinde özel eğitime ihtiyaç duyan bireylere yönelik hizmetlerin kalitesini arttıracak dijital içerik üretilmesi bunlara örnektir” şeklinde konuştu.

KAYNAK: HABERTÜRK

Nork

Modern kentlerin fıtrattan uzaklaştıran ve insanı yozlaştıran haline karşı nasıl bir direniş başlatılır?

İşte bu kitapta bu direnişi görüyoruz. Küçük kahramanımız betondan, griden ve yetişkinlerin dünyasından kaçarak kendine yeni bir ülke arar. Ve bulur da… Nork adını verdiği bu ülkede başka çocuklar da vardır ve hep birlikte kendi ülkelerine sahip çıkarlar.

Modern çocuğun trajedisini anlatan bu tür kitaplara daha çok ihtiyacımız var ancak kitaplarda varılan ülkeye gerçekte ne zaman varılır? Burası bir muamma!

G.Afrika’daki anaokulunda yaşanan ırkçılık

Güney Afrika’da, Laerskool Schweizer-Reneke Anaokulu’nda siyahi ve beyaz çocukların ayrı masalarda oturtulduğu görüldü. Olay tüm dünyada büyük yankı uyandırdı.

Bir öğretmen tarafından çekilen fotoğrafta arka masada oturtulan siyahi çocuklar ile öndeki büyük masada oturan beyaz çocukların durumu ülkede Apartheid uygulamasının devam ettiğini gösteriyor.

Velilerden ve kamoyundan gelen tepkiler üzerine öğretmen Ellen Barkhuizen açığa alındı.

KAYNAK: NEWS24

1 2 3 107