Londra’daki Yoksul Çocukların Odaları

İngiltere’deki The Childhood Trust ismindeki sivil toplum kurumu Londra’daki yoksul çocukların yatak odalarını fotoğrafladı.

Yoksulluk sınırının altında yaşayan 700 bin çocuğun yatak odaları, onların zorlu yaşamlarına dair büyük ipuçları taşıyor. Fotoğrafçı Katie Wilson tarafından çekilen fotoğraflarından bir de kitap çalışması yapıldı. Fotoğraf albümü şeklindeki kitabın adı Bedrooms of London.

Çocuklarının odalarının kapısını bu proje için açan ailele projeyi daha da anlamlı kılan hikayeler paylaştı.

Fotoğaflar Foundling Museum’da sergileniyor.

KAYNAK: the CHILDHOOD TRUST

NOT: Şimdi sıra yerel yönetimlerde, diğer stk’larda ve hayırseverlerde! Fotoğraflara yansıyan bu görüntülerin ardından yoksul ailelerin çocuklarının odalarını iyileştirmek ve daha güzel bir hale getirmek için kolları sıvayabilirler! Güzel olurdu…

G.Afrika’daki anaokulunda yaşanan ırkçılık

Güney Afrika’da, Laerskool Schweizer-Reneke Anaokulu’nda siyahi ve beyaz çocukların ayrı masalarda oturtulduğu görüldü. Olay tüm dünyada büyük yankı uyandırdı.

Bir öğretmen tarafından çekilen fotoğrafta arka masada oturtulan siyahi çocuklar ile öndeki büyük masada oturan beyaz çocukların durumu ülkede Apartheid uygulamasının devam ettiğini gösteriyor.

Velilerden ve kamoyundan gelen tepkiler üzerine öğretmen Ellen Barkhuizen açığa alındı.

KAYNAK: NEWS24

İngiltere’den yurt dışına 1.28 milyon kitap bağışı

İngiltere’de kar amacı gütmeyen Book Aid International kurumu 2018’de bağış yapılan kitapların sayısını açıkladı. Eldeki verilere göre kütüphanelere, okullara, hapishanelere, hastanelere ve mülteci kamplarına yapılan kitap bağışlarının adedi toplamda 1.28 milyona ulaştı.

Kurumun açıklamasına göre kitapların dağıtıldığı yerlerden bazıları şöyle:
* 7 bin kitap Musul’a
* 2591 kitap Ürdün’deki Suriye mülteci kampına
*18 bin 684 kitap Kuzey Sudan’a
*25 bin 45 kitap Suriye’deki okullara

Kitap yardımlarını toplayan ve ilgili ülkelere dağıtan kurum, özellikle Etiyopya, Ruanda ve Uganda gibi Afrika ülkelerinde aktif olarak çalışıyor.

Butan, Nepal ve Irak gibi ülkelere de ulaşan projede dağıtılan kitapların %50’den fazlası ilkokul çocuklarına yönelik.

Book Aids’in Ceo’su Alison Tweed, “farklı ülkelere gönderilen 1.28 milyondan fazla kitap bağışı bu işe gönül veren yardımseverlerin, yayıncıların ve ajansların gayreti olmadan mümkün olmazdı açıklamasını yapıyor. “Bize bu çalışmada destek olan yayıncılara büyük bir teşekkür borçluyuz. Bu sayede dünyanın pek çok ülkesinde kitapların değiştirici gücünü görmüş olduk. 2019’da da bu projeye devam edeceğiz.”

KAYNAK: PUBLISHINGPERSPECTIVES



Alzheimer hastaları için resimli kitap projesi

Görsel zenginliği, öğreticiliği ve sanata yönlendiriciliği ile çocuk kitaplarında görmeye alıştığımız resimli kitaplar artık alzheimer hastaları için de yayınlanıyor.

Kanada’daki Marlena Yayıncılık bunama dostu/ alzheimer dostu kitaplar üretti. Bol resimli, okumayı kolaylaştıran bu kitaplarla zihin aktif tutulmaya çalışılıyor.

Bunama/alzheimer hastaları ve yakınları için düşünülen bu proje büyük ilgi görüyor.

Rachel Thompson bir gün büyükannesinin gazete okumakta zorlandığını görür. Büyükanne eskisi gibi uzun yazıları okuyamıyor, anlayamıyordur. Bu duruma üzülen Thompson harika bir çare bulur. Büyükannesi ve onun gibi olanlar için bol resimli, az yazılı bunama dostu (dementia-friendly) kitaplar yazmaya başlar. Kitapların yayınlanması üç yılı bulur.

Bunama/alzheimer hastalarıyla empati kurmayı sağlayan bu kitapların içeriğinde hastaların kendini iyi hissedebileceği öyküler yer alıyor. Romantik novel şeklinde yazılan bu kitaplar edebi bir lezzet barındırıyor.

Kitaplar kuşe kağıda basılarak hazırlanmış. Hastalar daha kolay adapte olsun diye sayfa kenarlarında “sayfayı çevir, başla” gibi talimatlar yer alıyor.

KAYNAK: CTVNEWS

Çocuk kitapları Latince’ye çevriliyor

Kentucky Üniversitesi’nden Terence Tunberg ve eşi Jennifer, çocukların çok sevdiği kitapları Latince’ye çeviriyor. Çevrilen kitaplar içinde Dr. Seuss klasikleri, Winnie the Pooh ve Harry Potter serisinden iki kitap da bulunuyor.

30 yıldır Latince çalışmaları yürüten Tunberg, modern çocuk kitaplarının Latince gibi “ölü” bir dile nasıl çevrilebileceğinin peşine düşüyor ve çalışmalara başladığı zamandan bu yana pek çok çocuk kitabını Latince’ye çeviriyor.

Amazon tarafından yapılan küçük bir araştırma gösterdi ki Latince sanıldığı gibi “ölü” bir dil değil. Sağlık, hukuk gibi alanlarda çok sık karşılaştığımız Latince aslında aktif bir kullanıma sahip; çocuk kitaplarında dâhi bir canlılık söz konusu.

Dr. Seuss’un Green Egss and Ham (Yeşil Yumurta ve Salam) kitabını çevirirken çok zorlandıklarını söyleyen Tunberg, basite kaçan bir çeviri yapmadıklarını, hiçbir eksiklik bırakmadan Latince’nin tüm özelliklerini metne yansıtmayı hedeflediklerini söyledi.

Modern çocuk kitaplarının Latince’ye çevrilmesiyle ilgili ayrıntılı bir haber dosyası hazırlayan Eric Grundhauser “ölü” dil sanılan Latince’yi diri tutmak ve insanların ilgisini bu dile çekmek için bu tür modern kitapların Latince tercümesinin çok işe yaradığını düşünüyor: “Benim, Denizler Altında 20 bin Fersah tercümemi okuyan öğrenciler eninde sonunda Cicero’yu da okur.”

TERCÜME: HABER MERKEZİ
KAYNAK: PUBLISHING PERSPECTIVES

Amerika’da ve Çin’de yayınlanan çocuk kitapları arasında ne gibi farklar var?

Çocuklarımıza okuduğumuz hikâye kitaplarında ne gibi gizli mesajlar bulunuyor?

Her ebeveynin çocuklarına kitap alırken aklına gelen ilk sorulardan biri budur. Bir araştırma ekibi de bu sorunun peşine düşerek çocuk kitaplarının ülkeden ülkeye nasıl değiştiğini inceledi.

Araştırmacıların bulgularını görmek için Çin’e özgü kitaplardan olan The Cat That Eats Letters (Harfleri Yiyen Kedi) inceleyebilirsiniz.

Kitap, çok büyük ya da birbirinden ayrık, baştan savma yazılmış harflere karşı iştahlı olan bir kediyi konu ediniyor. California Riverside Üniversitesi’nden bir profesör ve araştırmacılardan biri olan psikolog Cecilia Cheung’in ifade ettiğine göre ” çocukların harfleri bu kediden kurtarmak için yazı yazarken daha özenli ve dikkatli olmaları gerekiyor.”

Verilen mesaj çok açık ” çaba sarf etmenin önemini çocuklara aşılamak” yani çocukların başarıyı elde etmeleri için sıkılmadan çalışmaları gerektiği ve bu Cheung’a göre Çin kültürün temelini oluşturuyor.

Kitap, Çin, ABD ve Meksika’nın eğitim kurumları tarafından Cheung ve çalışma arkadaşlarına araştırma kapsamında analiz etmeleri için verilen listedeki onlarca hikâye kitabından sadece biri.

Öğrenmeyle ilgili değerlerin bir listesini hazırlayan araştırmacılar, kitapların ne sıklıkla bu değerleri öğrettiğini kontrol ettiler. Değerlerden bazıları ise şunlar; zor bir şey elde etmek için bir hedef belirlemek, bir görevi tamamlamak için çok çaba sarf etmek ve genel olarak doğuştan sahip olunan bir kabiliyetten ziyade sıkı çalışarak elde edilen başarı gibi temalardan oluşuyor.

Journal of Cross Cultural Psychology’de (Kültürlerarası Psikoloji Dergisi) yayınlanan sonuçlar: Çin’den gelen hikâye kitaplarının, bu değerleri ABD ve Meksika’daki hikâye kitaplarına nazaran daha fazla vurguladığını gösteriyor.

Yine Çin’den başka bir örnekle devam edelim: The Foolish Old Man Who Removed The Mountain(Dağı Söken Yaşlı Adam) aynı zamanda bir halk hikâyesi olan bu kitapta köyünü şehre bağlayan, yolu tıkayan dağı ortadan kaldırmaya çalışan bir yaşlı adamın durumunu anlatıyor.

Cheung ve çalışma arkadaşlarına göre bu kitap, azmi övse de aslında vurgulanan başka bir değer daha var o da “kötü etkilerden uzak durmak”. Cheung bu kötü etkileri şöyle tanımlıyor; olumsuz kişilerden uzak durmak ya da kişiyi hedeflerinden uzaklaştıracak şeylere kapılıp gitmemek.

Hikâyedeki yaşlı adam kendisine “aptal” diyen köylülerin eleştirilerine katlanmak zorunda kalsa bile kazmaya devam ediyor ve sonunda dağı ortadan kaldırıyor.

Buna karşın Cheung, Amerika’daki The Jar of Happiness (Bir Kavanoz Mutluluk) adlı kitabı örnek gösteriyor.

Cheung’un deyimiyle, “küçük bir kız bir kavanozda mutluluk iksiri yapmaya çalışır” fakat kavanoz kırılır ve kız çok üzülür. Arkadaşları onu neşelendirmeye geldiğinde üzüntüsü geçen küçük kız hikâyenin sonunda mutluluğun aslında kavanozdan gelmediğini, iyi arkadaşlara sahip olmanın onu mutlu ettiğinin farkına varır.

Cheung, Amerika’daki hikâye kitaplarında mutluluğa çok fazla vurgu yapıldığını söylüyor. Bazı durumlarda mutluluk, hikâyenin ana fikri olup çıkıyor. Ama genellikle üstü kapalı, gizli göndermeler de yapılıyor.

“Her türlü ortamda mutlu mesut oynayan çocuk çizimleriyle dolu kitaplar. Bu çizimlerle gülümsemenin ne kadar önemli olduğunu, mutlu insanlarla beraber olmanın önemli olduğunu vurguluyorlar.”

Mutluluk vurgusu Meksika’dan gelen kitaplar için de geçerli. Çin’deki hikâye kitaplarında olduğu gibi “bir engelin üstesinden gelebilmek ya da belirli bir hedefe ulaşmak için sabırla sürekli çalışmak gerektiğine vurgu yapmıyorlar.

Peki, bu hikâyelerin çocuklar üzerinde nasıl etkisi oluyor?

Cheung, Çin’deki çocukların ABD ve Meksika’daki çocuklara göre akademik sınavlarda sürekli olarak daha yüksek puan aldığını belirtti. Ancak, bu durumun ne kadarının hikâye kitaplarından kaynaklandığını ya da durumun aslında kitapların yansıttığı kültürel farklılıklardan ortaya çıkıp çıkmadığını söylemek için daha fazla araştırma yapılması gerektiğini belirtiyor. Ülkelerdeki farklı öğretim teknikleri gibi konuyla alakası olmayan faktörlerin de gereksiz yere işin içine gireceğini belirtiyor.

Cheung, bu çalışmanın birlikte bu üç farklı kültürün birbirlerinden bir şeyler öğrenebileceği fikrini desteklediğini söylüyor.

Örneğin Amerikalı ebeveynler, Çin hikâye kitaplarından başka fikirler almak isteyebilirler ve çocuklarına zekânın aslında çalışarak geliştirebileceğini anlatan farklı hikâyeler okutabilirler.

Eğer bu düşünceye inanıp devam ederseniz hedeflerinize giden yolda karşılaşacağınız engeller ve başarısızlıklar karşısında ümitsizliğe kapılmadan daha çok çaba harcayarak hedefinize ulaşacağınızı bilirsiniz. “Deneyerek, çabalayarak öğrenmeye çalışacaksınız ve “akıllı değilim, bu işi başaramayacağım” diye düşünmekten ziyade sorunuza yaklaşmamın farklı yollarını düşüneceksiniz.”

Çinli ebeveynler de Amerikan kültürünün odaklandığı mutluluğu ve başkalarıyla iyi ilişkiler kurmanın önemini çocuklarına öğretmek isteyebilirler. Bu, çocuklara öğretilmesi gerek çok mühim bir şey ve öğrenme söz konusu olduğunda mutluluk da önemlidir ve bu gelecekteki başarının bir göstergesi olabilir.

En azından Kedi’nin geleceği için endişeleniyorsanız Cheung’nın sizi rahatlatacak bir haberi var: “Çocuklar el yazılarını geliştirdiklerinde kedi acıkmaya başlayacak, ama bu durumda çocuklar dayanamayıp ona bir kaç tane yamuk yazılmış harflerden verecekler. “

TERCÜME: FATMA BEYZA ATEŞ
KAYNAK: NPR

Arap Çocuk Edebiyatında Yeni Gelişmeler

Arap çocuk edebiyatı çalışmalarını geliştirmek, tercüme yapmak ve telif eserleri desteklemek üzere 7 kişilik bir ekip kuruldu. ArabKidLitNow! adıyla kurulan ekip 2018 yılı itibarıyla dünya genelinde Arapça yazılan çocuk edebiyatı eserlerini incelemeye ve duyurmaya çalışıyor.

Arap çocuk edebiyatı alanındaki gelişmeleri ,yayımlanan eserleri ve tercüme destek çalışmalarını takip etmek için oluşturulan bu siteye bağış yapmak da mümkün.

 

Suriyeli mülteci çocuklardan masal kitabı: “Seyahat Eden Prenses”

Gönüllü olarak mülteci kamplarında çalışan Brezilyalı gazeteci Debora de Pina Castiglione, Yunanistan’daki mülteci çocukların yazdığı hikayeleri, illüstrasyonlarla birlikte “Seyahat Eden Prenses” isimli masal kitabında yayımladı. Kitabın ana karakteri olan kadın kahramanı Amira’nın dileği ise ‘Yabancı topraklara seyahat etmek, yeni arkadaşlar edinmek ve tanıştığı insanlarla sahip olduklarını paylaşmak.’

The Traveling Princess (Seyahat Eden Prenses) masal kitabı, Yunanistan’ın Selanik kentinde yaşayan Suriyeli ve Kürt çocukların yazdığı sekiz hikayenin modern mitoloji ve fabllarla harmanlanmasından oluşuyor.

2016’dan beri Yunanistan’daki mülteci kamplarında gönüllü olarak çalışan Brezilyalı gazeteci Debora de Pina Castiglione ve kardeşi illüstratör Beatriz, Avrupa’da 11 dilde basılan kitabı oluşturabilmek için çocukların hikayelerini dinlemiş, çevirmenler ve tasarımcılarla birlikte çalışmış.

Ana karakter ‘yabancılarla tanışmak’ isteyen bir kadın Read more

Ammice Arapça İçin Büyük Adımlar

Arapça dili halk dili denilen Ammice ve klasik/modern versiyonu ile standart Arapça şeklinde genel olarak ikili bir ayrıma tabi tutulur. Tabii ki pek çok lehçesi bulunan Arapça’nın Türkiye ve dünyadaki yaygın bilinirliği fusha denilen standart Arapça şeklindedir.

Oysa Ammice Arapçası da çok yaygındır ve halkın kendi arasında tercih ettiği bir kullanımdır. Böyle olunca da “Ossass-Stories” yani “Hikayeler” isimli bir yayınevi kuruldu ve Ortadoğu, Avrupa, Amerika dahil çoğu ülkede Ammicede yayınlanan çocuk kitapları erişime sunuldu.

Şimdilik az bir kadroyla yola çıkan Amerika merkezli yayınevinin menüsündeki kitapların gittikçe çoğalacağı müjdesini verelim.

 

Çocuk Kitaplarında Yeni Akım: Mülteci Krizi

Yetişkinler dünyası, çoğu Müslüman ülkelerden gelen mültecilere seyahat yasağı getirdi. Suriye’nin yanı sıra Ortadoğu’da diğer sıcak çatışmaların yaşandığı bölgelerden gelen mülteci girişleri de yavaşladı. Siyasi liderler mültecilerin bir tehdit olduğunu iddia ederken, çocuk edebiyatı dünyasında yeni bir akım başladı: Güçlü ve genç Müslüman mültecileri konu alan kitaplar.

Yeni yürümeye başlayan çocuklar için yazılan resimli kitaplardan tutun genç okuyucu kitlesi için yazılan romanlara kadar mülteci krizini konu alan birçok kitap bu sonbaharda yayınlandı. Kirkus editörü Vicky Smith, “Yeni akımın amacı, mültecilere dair olumlu bir imaj sunmak, devam eden anlaşmazlıkları okuyucuların daha iyi anlamasını sağlamak.” diyor. Bu durumu yazarların, çizerlerin ve yayıncıların giderek büyüyen mülteci krizine son verme arzusu olarak değerlendiriyor.

Gerçek Hayattan Esinlenilmiştir

Mültecilere ilişkin oluşan çocuk kitaplarındaki bu akım, çoğu çocuklardan oluşan milyonlarca sivilin Suriye, Afganistan ve Irak’taki savaştan ve çatışmalardan kaçmasıyla II. Dünya Savaşı’ndan bu yana yaşanan en büyük mülteci krizinin bir yansımasıdır. Bir diğer kriz de Orta Amerika’daki şiddetten ABD’nin güney sınırına doğru kaçan ve yanlarında kimsesi bulunmayan çocuklar. Her iki olay da mültecilerle ilgili kitaplarının yazılmasını tetikledi. Bu yeni akım 2015’te başladı ve her yıl giderek artıyor.

Bu yeni romanlar, bir çocuğun bakış açısından savaşı, şiddeti ve yaşanılan travmayı konu alıyor. Tehlikeli deniz yolculuklarından kaçakçılarla karşılaşmalara, İslamafobiyi ya da yeni bir ülkede onları bekleyen bağnaz görüşlerin üstesinden gelmeye kadar her şeyi. Bu kitapların çoğu yaşanmış gerçek hikâyelere dayanıyor.

İslamafobi’ye Karşı

Amerika’daki kütüphanelerin çoğundan bu kitaplar ebeveynler tarafından talep ediliyor. Kitapların büyük bir okuyucu kitlesi oluştu denilebilir. Ayrıca, Kirkus’ta Genç Yetişkin Editörü Laura Simeon, bu kitapların mültecileri ve Müslümanları şeytanlaştırıcı bir siyasi iklime karşı durmanın bir yolu olduğunu söylüyor. “Sektör bu duruma önem veriyor. Direniş gösterilmesi gerektiği inancı var ve bu, direnişe yardımcı olabileceğimiz yollardan biri.”

Elvedalar Diyarı

Hem yazar hem de gazeteci Atia Abawi A Land of Permanent Goodbyes (Elvedalar Diyarı) adlı romanı için Yunanistan’ın Lesbos adasına gidiyor ve mülteci kamplarındaki Suriyelilerle konuşuyor, onların hikâyelerini dinliyor. Bu konuşmalar ışığında romanında DAEŞ kontrolündeki bölgeden İstanbul’a kaçan ve oradan da Yunanistan’a gitmek için aşırı kalabalık bir tekneyle tehlikeli bir deniz yolculuğunu göze alan Suriyeli bir aileyi anlatıyor.

Güzel Kuşlarım

Suzanne Del Rizzo My Beautiful Birds (Güzel Kuşlarım) isimli resimli kitabında ailesiyle Ürdün’deki bir mülteci kampına gittiğinde çok sevdiği eğitimli güvercinlerini geride bırakmak zorunda kalan Suriyeli küçük Sami’nin yaşadıklarını yine onun gözünden okuyucuya anlatıyor. En nihayetinde kamptaki vahşi kuşlarla ilgilenerek yaşadığı kötü olaylara karşı bir teselli buluyor.

Çeviri Notu: Çevirisini sunduğumuz bu metin npr.org sitesinde 10 Temmuz 2018 tarihinde “New Kids’ Books Put A Human Face On The Refugee Crisis” başlığı ile yayınlanmıştır. Ayrıca New York Times’ta benzer konuda 6 Ağustos 2017’de “Refugee Crisis Childrens Books” başlığı ile çıkan yazıdan yararlanılmıştır.

Yazının tamamını Okur’un 7. sayısında bulabilirsiniz: https://goo.gl/QhUxKc 

KAYNAK: OKUR DERGİSİ

1 2 3 8