Dikkat! Bu Kitaplar Çocukları Okuldan Soğutuyor!

Çocuk Şehri Dergisi OKUL sayısında konu bağlamında bazı kitapları incelemiştik. İncelediğimiz kitaplarda okulların çocukların ruhlarına, öğrenme isteğine ve karakterine nasıl sirayet ettiğini görmeye çalıştık. Bizim değerlendirmemiz olumsuz yönde idi; okul çocukların öğrenme merakını yok eden, çocukluklarını sona erdiren ve onları tektip bir kişi haline getiren bir imge olarak karşımıza çıktı. Aşağıdaki listede yer verdiğimiz kitaplar bu açıdan okulların, daha doğrusu eğitim sisteminin açıklarını ortaya koyuyor.

OLGA OKULU SEVMİYOR:

Olga, daha ilk haftada okulu sevememiştir. Derste sürekli olarak konuşmakta ve etrafına canımız sıkılıyorsa hayatın ne anlamı var şeklinde yakıcı sorular sormaktadır. Öğretmenin otoritesini sarsan ve öğrencilerin okula dair motivasyonlarını etkileyen Olga, sakız çiğnediği için de sürekli ikaz almaktadır. Yemekhanedeki yemekler yetişkinlerin bile yemeyeceği kadar kötüdür. Anlayacağınız not defteri sürekli öğretmenin şikâyet notlarıyla doludur.

İlk günden beri sırtındaki koca çantayı taşımak zorunda kalması Olga’yı çileden çıkarmaktadır. Üstelik bu kadar ağır çantada oldukça gereksiz şey bulunuyor! Çantasına evdeki oyuncaklarını ve sevdiği eşyaları koyarak okulun yolunu tutan Olga’yı kötü bir sürpriz beklemektedir. Bu, Olga’nın okula daha doğrusu hayata dair edineceği ilk acı tecrübe olacaktır. Çantasında okul materyalleri dışında getirdiği şeylere öğretmeni el koymuştur. Çocuğun mülkiyet hakkı ihlali okulların en büyük sorunu olsa gerek!

Okul sıkıntısına(!) geçici çözümler bularak sorunları ertelemek yerine artık bir an önce okul paradigmasını değiştirerek Olgaları memnun etmek gerek. Yoksa mutsuz nesil sayısındaki artış durdurulamayacak! Read more

Çocuk Şehri Dergisi ÇETO’da

Tam adı Çocuk Edebiyatı Tercüme Ofisi olan ÇETO çocuk kültürü içerikli çocuk-büyük herkese hitap eden bir dergi. Fatma Nur Yılmaz ÇETO’nun her sayısı için yayımlanan çocuk ve çocukluk dergilerinden bahsediyor. ÇOCUK ŞEHRİ her ne kadar bir çocuk dergisi olmasa da çocuklarla ilgili olduğundan bu köşede yer almaktan dolayı memnun olduk.

***

Çocuk Şehri Dergisi:

Dergilerin birçoğunun kapağında, dergi isminin hemen altında birkaç kelimelik bir nitelendirme vardır: Kültür- sanat dergisi, şehircilik dergisi, edebiyat dergisi vs. Dergilerin kendilerine yönelik bu tarz nitelendirmeleri derginin içeriğine ve konuyu ele alış biçimine dair bize ipuçları verir. Buna güzel bir örnek Çocuk Şehri Dergisi. Kendi isimlendirmesiyle Çocuk Şehri Çocukluk ve Çocuk Kültürü Dergisi.

Felah Yayıncılık’a bağlı bir yayın olan Çocuk Şehri Dergisi, “Çocuk insan yavrusu değildir, ayrı bir âlemdir” sloganıyla ilk olarak 2016 yılının Ekim ayında okurla buluştu. Bugüne kadar her birinde farklı bir kavramı felsefî, siyasî, edebî, psikolojik ve sosyolojik bakımdan ele aldığı 6 sayısı yayımlandı ve çocuk dostları tarafından büyük ilgi gördü. Bense dergiden çıkar çıkmaz haberdar olmama karşın, inceleme fırsatını maalesef epey geç buldum.

Dergiyi incelediğimde dikkatimi çeken ilk şey, ilgi çekici dosya konularının yanı sıra ön ve arka kapakları oldu. Sonrasında dosya konularıyla ilgili sunduğu ciddi literatürü de görünce geç kalmış keşfim için epey hayıflandım. Çocuk Şehri, her sayısında ele aldığı konuyla ilgili çok sayıda yerli ve yabancı yazara ait kitabı tanıtımlarıyla beraber okuruyla paylaşılıyor. Bunlar çocuklar için yazılmış kitapları olabildiği gibi yetişkinlere yönelik çocuk kitapları da olabiliyor. Bu bakımdan dergi, kitap ve çocuk severler için iştah kabartan bir kaynak niteliği taşıyor. Read more

Çocuk Şehri Dergisi 7. Sayısı Müzik Dosyası ile Nihayet Yayında

İlk sayısından bu yana büyük bir ilgiyle takip edilen Çocuk Şehri dergisi bu kez Müzik dosyasıyla okurlarını selamlıyor.

Her bir sayısında farklı konularla ideal çocuk şehrini tartışmaya açan Çocuk Şehri bir şehrin olmazsa olmazını, müziği irdeliyor. Çocuk ve müzik ilişkisine dair pek çok yazıyı keyifle ve ilgiyle okuyacaksınız.

Bu sayıda epey bir röportaj yaptık. Söyleşmenin, sözün ve tanış olmanın önemine inanıyoruz. Dosyamızın ana röportajını ise Türkiye’nin sayılı müzikologlarından biri olan Doç. Dr. Yalçın Çetinkaya ile gerçekleştirdik. “Müzik, ahenk ilmidir” diyen Çetinkaya’nın müzik kültürü birikimi ve insan gerçekliğine dair düşünceleri dosyamızı zenginleştirdi.

Çocuk ve müziğe dair pek çok yazı, röportaj ve tabii ki çocuk kitapları tanıtımıyla yine arşivlik bir sayı ile karşınızdayız.

Dosya konusu dışında vazgeçilmezimiz olan oyun konusu ve diğer pek çok alanda önemli yazılar sizleri bekliyor.

Dergimizin ilk beş sayısını matbu olarak okumak için tıklayınız.

6. sayıdan itibaren erişim için lütfen felahkitap@gmail adresinden iletişime geçiniz.

Hayırlı okumalar…

Çocuk Şehri Dergisi Mersin’de

Çocuk Şehri Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Ayşenur Narboğa Dil ve Edebiyat Derneği Mersin Şubesi’nin davetlisi olarak “Bir Çocuk Şehri Nasıl Kurulur” isimli semineri için Mersin’deydi.

Konuşmasına öncelikle derginin yayınlanma sebebi ve çıkış sürecini anlatarak başlayan Ayşenur Narboğa çocuk merkezli ve çocuğun özne olduğu bir şehir inşa etmek için önce yetişkinlerin mevcut paradigmalarını değiştirmeleri gerektiği ifade etti.

Çocuk Şehri dergisinin her bir sayısında incelenen dosya konusu ile paradigmaları yıkmaya ve bir zihinsel geçiş imkanı yakalamaya çalıştıklarını anlatan Narboğa alışkanlıklarımız ve konforumuzu bozmadan ideal bir şehir düşüncesinin bir tür ütopya olarak kalacağını söyledi. Bir ütopya olarak değil gerçekleşmesi mümkün bir idealar sistemi ile yola çıktıklarını vurguladı.

Çocuk kültürü içerikli aktüel tek dergi olan Çocuk Şehri dergisi dinleyenlerden büyük beğeni topladı. Program soru cevap kısmıyla birlikte sona erdi.

CEMİL MERİÇ’İN ÇOCUK EDEBİYATI YAZILARI

Ülkemizin saygın mütefekkirlerinden Cemil Meriç’in ilim, irfan, düşünce ve edebiyat uğruna nice çabalar sarf ettiği herkesin malumudur. Hatta o, bu uğurda gözlerini kaybedecek kadar hakikat peşinde yaşamıştır. Çoğumuz Batı’yı ve eserlerini onun sayesinde tanıdı ve yine onun sayesinde Doğu-Batı mukayesesini yaparak engin bir düşünce birikimi kazandı.

Bu büyük düşünürün çocuk edebiyatına dair, zamanın Türk Edebiyatı dergisinde yayımlanmış yazılarını kaçımız biliyoruz peki? Günümüzdeki çocuk edebiyatı tartışmalarına onun sözlerini dâhil edebiliyor muyuz? Her ne kadar yerli çocuk edebiyatını savunsak da hâlâ özümüzü bulamadığımızı, yerli ve buralı eserler yazanlarımızın azlığını itiraf etmekten çekiniyor muyuz?

Cemil Meriç’in yazılarındaki her zamanki latif eleştirel üslup ve bilgi birikimi, hayranlık uyandırmaya devam etmektedir. Batı’yı ve Doğu’yu iyi bildiği için yeni bir tür olan çocuk edebiyatına dair gelişmeleri karşılaştırmalı olarak takip etmiş coğrafyamızın da ilk düşünürlerindendir. Dünya genelindeki (yani ağırlık olarak Batı’daki) çocuk edebiyatı çalışmalarını beğenmediğini sözlerinden anlamak mümkündür. Yazılanların çoğunu, genç dimağları zehirleyen muzır birer neşriyat olarak değerlendirmiştir: Yayınevi sahiplerinin sefil çıkarları uğruna piyasaya sürdükleri abur cubur kitaplara körpe zekâları teslim etmeğe kimin hakkı var!” demiştir! Read more

Pal Sokağı Çocukları Orijinal Gösterimi Balassi’de

Ünlü Macar çocuk klasiklerinden olan Molnar’a ait “Pal Sokağı Çocukları” kitabının sinema uyarlaması 1968’de gerçekleşmişti. Filmi ünlü Macar yönetmen Zoltan Fabri çekmişti.

25 Kasım’da İstanbul Macar Kültür Merkezi bu orijinal filmi seyretme imkanı sunuyor.

Cesaretlik, kahramanlık ve dayanışma temelli bu eserin filmini izlemeden önce Çocuk Şehri’nde çıkan yazıyı okumanızı öneririz.

Yıldız Ramazanoğlu Çocuk Şehri’ni yazdı

Yıldız Ramazanoğlu bugünkü köşe yazısında dergimiz Çocuk Şehri’ni yazdı.

Ele Geçirilen Çocukluk başlığını taşıyan yazıda yazar, öncelikle ülkemizde değişen çocukluk algısına değiniyor. Neoliberal dünyanın dönüştürdüğü yeni çocukluk söyleminden örnekler sunuyor.

Bu bağlamda da dergimiz Çocuk Şehri’ne yer vererek, bizi taltif ediyor. Kendisine çok teşekkür ederiz.

“Çocuk Şehri dergisi nice düşüncelere yol açtı. Tabiat, yolculuk sayıları da çok önemli fakat Baba sayısı kaybedilmiş çok kıymetli bir insanı bulmak gibi. Babanın çocuk ve insanlık üzerindeki anne kadar hayati önemini gözler önüne seriyor. Her şeyin yüzeyselleştiği bir ortamda böyle ince işlere eğilen ve emek verenleri kutlamak lazım.”

Çocuk Kitapları Babalığı Öğretebilir Mi?

Çocuk Şehri dergisinde “Baba” konusunu irdelerken her zaman olduğu gibi meselenin çocuk kitaplarında nasıl göründüğüne dair örnek birkaç kitap inceledik. Ele aldığımız kitaplar yazarın babalık düşüncesini karakterler aracılığı ile veren kitaplardı. Ve gördük ki “nasıl bir babalık” diyenler bu çocuk kitaplarını okursa bir cevap bulacaktır. Çünkü çocukların dünyasını yansıtan eserleri okuyunca çocuğun görmek istediği babayı anlamak kolay. Babalık rollerine ilişkin hoş deneyimler ve anlatımlar bu kitap listesinde. Buyrun: Read more

Çocuk Şehri 4.sayısı çıktı!

Güncel çocuk kültürü ve çocukluk dergisi Çocuk Şehri 4. sayısı ile okurlarını selamlıyor.

Dergimizin bu sayıdaki konusu “BABA”.

Babalık, erkeklik, çocuk-baba ilişkisi, babalık tarihi, otorite, paternalizm gibi kavramlar etrafında incelenen baba dosyasında bir de Klinig Psikolog ve Oyun Terapisti Mehmet Teber’in röportajı yer alıyor.

İstanbul Üniversitesi’nden Necdet Neydim’in “Genç Kız Edebiyatında Baba-Kız İlişkisi” çalışmasını Şule Ataç inceliyor.

“Süpermarkete Dönüşen Baba” yazısıyla Ali Ayçil de dergimizde.

Babalık üzerine ezberlerinizi bozacak iki güzel tercüme dosya konusunu besliyor.

Ali Taylan Culpan nam-ı diğer “Uçan Baba” ve Tolga Belgi Bey babalık deneyimlerini yazdı.

Dosya konusuyla ilgili olarak tanıttığımız çocuk ve gençlik kitapları yine bu sayımızda da mevcut. Bu sayıyla birlikte başlayan inceleme kitaplığımızda çocukluk araştırmaları eserlerini görebilirsiniz.

Ayrıca Pıtırcık’ı Neden Sevdik yazısı ile kuşaklar arası çocukluk deneyimini okuyabilir, Thomas Belmes’in “Bebekler” belgeselini inceleyebilirsiniz. Abdullah Kasay’ın sosyal medya-çocuk ilişkisini gözetleme kültürü olarak incelediği yazıya bakabilir, Yrd. Doç. Dr. Mustafa Said Kıymaz’ın “Çocuk Edebiyatı ve Türkülerimiz” başlıklı akademik çalışmasına göz atabilirsiniz. Ayşenur Narboğa’nın çocuklar için yürütülen bazı sosyal projelerin şeyleşmeye götürmesi tezini de inceleyebilirsiniz.

Tüm okurlarımıza hayırlı okumalar dileriz…

Nida Dergisi son sayısında çocukluk ve Çocuk Şehri üzerine konuştuk

Yayın yönetmenimiz Ayşenur Narboğa Nida Dergisi 180. sayıda çocukluk üzerine Ferda Kürün Hanım’ın sorularını cevapladı.

Çocukluk kavramı ve tarihine ilişkin kısa bir özet sunan röportajda bugünün çocukluğu da konuşuluyor. Çocuğun ve çocukluğun endüstriyel bir metalaşmaya dönüştüğü bu çağda çocuğun ve ailenin bu girdaptan nasıl kurtarılabileceğine dair tartışılıyor.

Röportajda Çocuk Şehri’nin çıkış süreci ve muhtevası da yer alıyor.

Röportajdan kısa bir alıntı:

Çocuğun endüstriyel bir meta hale gelmesi nedir?

Bir çocuk için bu tanımı kullanmak inanın çok ağrıma gidiyor ama içinde bulunduğumuz piyasa maalesef çocuğu ilk önce böyle görüyor. Bunu oyuncak modellerinden, her türlü giyim ve aksesuar portföyünden, cinsiyetçi rol ve davranış kalıplarından, kurumsal eğitimden ve reklam filmlerinden anlıyoruz. Piyasa için çocuk çok ideal bir müşteri hinterlandı oluşturur çünkü hep bir devamlılığı vardır. Her gün dünyaya pek çok çocuk geliyor ve daha ana rahminde endüstriyel süreç işlemeye başlıyor. Ama maalesef çocuğun üzerindeki tek baskı, tek otorite bu endüstriyellik değil. Piyasayla birbirini destekleyen aile, devlet politikaları ve medya da çocuğu metalaştırabiliyor. Doğum bile mucizevi bir eylemden ziyade “şeyleşen” bir süreç artık. İsmet Özel’in dediği gibi “dünyaya gelmek saldırıya uğramaktır” hakikaten böyle bir çağdayız.

 

1 2 3