“Sevdiğin Muz” Tanzanya’da büyüyecek

Sevde Sevan yıllardır Tanzanya’da yaşıyor ve Tanzanya için var gücüyle çabalıyor. Uzun süredir çalışmalarını takip ettiğimiz Sevde Hanım Tanzanya için yeni bir kitap projesi başlattı. “Sevdiğin Muz” ismini taşıyan bu kitap, Türkiye’deki ve Tanzanya’daki çocuklar için hazırlanan dijital uygulamaları da olan bir muz kitabı. Kitabın gelirleri Tanzanyalı çocuklara gidecek.

Kitap ve uygulamalarda hem muz meyvesini hem de Afrika’yı yakından tanıyan çocuklar aynı zamanda da Tanzanya’da bir muz ağacının dikilmesine vesile olacak.

Kitabı temin etmek için tıklayınız.

Buz Ejderhası

Buz Ejderhası Kuzey Avrupa’nın halk anlatılarının en yaygın karakterlerinden biri. Bugüne kadar farklı anlatımlarla dile gelen bu masal karakterinin en yenisi Troon Harrison’un kaleminden çıktı. Andrea Offermann’in büyüleyici çizimleri bu masalı daha da görkemli kılıyor şüphesiz.

Tam da bahara ulaştığımız şu günlerde kış mevsiminin gidiyor oluşunu nasıl anlıyoruz? Kış mevsiminin ardından ona el sallamak, bir sonraki gelişine kadar beyazı ve kardan adamları görmeyecek olmak, mevsimlerin nasıl bir döngü izlediğini tefekkür etmek gibi bir dizi çocuksu eylem… Hangisi bizim zihin dünyamızda yer ediyor?

Her şeyi deterministçe yorumladığımız bu mekanik algı hükümdarlığında masallar, efsaneler ve mitolojiler gerçekçi yapımızı biraz alt üst ediyor. Çok fazla kış yaşamayan bilmez belki ama Harrison buz kesmiş soğuktan, açlıktan ve ölmek korkusundan yorgun düşmüş bir ailenin dramını hatırlatıyor bize. Bir türlü gelmek bilmeyen baharı nasıl çağırmak gerek? Buz ejderhaları sarmışsa tüm ülkeyi hem de! Ama yaralanmıştır buz ejderhası bu yüzden çok istese de o da terk edemez ülkeyi ve ardından gelemez bahar bir türlü. Zümrüt yeşili gözleri olan bu kız çocuğu tüm korkularının sebebi olan bu buz ejderhasına evindeki son yiyeceği, reçelli ekmek dilimini paylaşacak ve onu iyileştirecektir.

Bir sevgi, sabır ve mücadele masalı… Kainatı çocuksu motiflerle yorumlayan ve hayali karakterlerle zenginleştiren bir algı biçimi… Şimdilerde de benzer bir masal Newruz için dile geliyor. Belki buradan başlayabiliriz dünyayı masalların diliyle okumaya…

HİÇ “HAK”SIZ OLUR MU ÇOCUKLAR?

Çocuk insanın fihristi madem, o hâlde insanı anlamaya giden yol da çocukluğundan geçer. Bu anlama ve anlamlandırma çabası içinde muhakkak ki referanslar vardır. Farklı kültür ve medeniyet anlayışlarını doğuran bu referanslar, çocuğa ve onun haklarıyla ilgili sorulara da cevap sunar.

“İnsan Hakları” ifadesinin günümüz şekliyle dilden dile dolaşan hikâyesi aslında oldukça yeni, modern, Batılı ve sekülerdir. Bu perspektiften ele aldığımız insan hakları kabulü, bizim insan kabulümüzü de verir. Tüm dünyada ise bu kabullerin tek mutlak doğruymuş olduğu dayatması söz konusudur. Oysa bu dayatmayı reddederek kendi referanslarını ortaya koyacak, yeni bir paradigma inşası yahut köklere dönüş -adına ne derseniz deyin- Batılı olmayan bir yorum bulmak mümkündür!

Aslında en kestirmeden, Mustafa Ökkeş Evren’in HİÇ “HAK”SIZ OLUR MU ÇOCUKLAR? isimli şiir kitabına getirmeli konuyu. Yazarın çocuğu ele aldığı boyut, bugünkü Batılı sınırlamaların yetişemeyeceği bir yerde duruyor. Her bir şiir her bir satır, çocuğu vahiy penceresinden okumaya bir giriş sağlıyor. Referansın fıtrat ve vahiy olduğu bu okuma üslubunda, haklara indirgenmemiş; ama haklarıyla var olan çocuğun portresini de görürüz.

Çocuklar elbette hiç haksız değil; çünkü onlara çocukluklarını unutturduk… İçimizdeki çocuğun öldüğünü söylediklerinde de hiç haksız değiller. Dünyanın böyle gitmek zorunda olmadığını, yeniden bir inanışla güzel bir dünya için çalışmanın boş bir hayal olmadığını söylerken de hiç haksız değiller.

Onlara haklarını teslim etmek için yetişkin zorbalığına bir son vermenin başlangıcı niteliğinde bir kitap…

YAZAN: SONGÜL İNANÇ

KAYNAK: ÇOCUK ŞEHRİ DERGİSİ SAYI 9

Barış İçin Bir Kitap: Düşman

Çocuklara savaş gibi trajedik bir olguyu anlatmak her zaman çok zordur. Sebepler ve sonuçlar cevaplanması gereken çok sayıda soru bırakır çocukların dünyasında… Ama bu soruların yetişkinlerin dünyasında da ağır bir yüke dönüşmediğini kim iddia edebilir ki…

Ülkemizde Uluslararası Af Örgütü katkılarıyla yayına hazırlanan Barış İçin Bir Kitap: Düşman isimli çalışma Ginko Çocuk‘tan çıktı. Birbirine düşman edilmiş iki askerin duygularına yer veren bu resimli kitap, çocuklara savaşı gayet hassas bir teknikle anlatıyor.

Yazar Davide Cali’nin bu hassasiyeti takdire şayan zira savaşı anlatan bir kitapta ne kan var ne de havada uçuşan parçalanmış cesetler… Sadece duygular var; iki yorgun, savaştan bıkmış, sevgiyi arayan ve eski barış dolu günlere özlem duyan askerlerin duyguları… Üstelik bir tiyatro perdesini andıran çizimlerle açılan kitap, savaşın koskoca bir oyun olduğunu düşündürtüyor.

Kitap “düşman kim” sorusuna epe kafa yorduran cinsten. Asker yetkililerin savaşı bitirmeye pek niyetli olmadığını görünce düşman askeri öldürmeye karar verir. Böylece savaşın gerçekten biteceğini ve artık eve dönebileceğini düşünür. Gizlice öldürmek için düşman askere yaklaştığında onun da eline tutuşturulmuş bir kırmızı kitap olduğunu, o düşmanın da bir ailesi olduğunu görür. Tıpkı kendisi gibi bir insan, bir asker…

Kitap, düşman diye bize öğretilenlerin bizim gibi birer insan olduğunu anladığımızda savaşın gerçek anlamda biteceğini fısıldıyor. Şiddetin zerresinin yer almadığı bir anlatımın imkanını gösteren yazar, barış için oluşturulması gereken literatüre büyük bir katkı sağlamış oluyor.

Ginko Çocuk kitapla ilgili etkinlik düzenlemek isteyenler için özel bir çalışma da hazırlamış. İlgilenenler bakabilir.

Hareketli Kağıt Oyuncaklar Kitabı

Hareket eden şeyler deyince dile gelen otomat kelimesini bu günlerde çok sık duyuyoruz. Gelişen robot teknolojisiyle birlikte ne çok ürün görüyoruz otomat sistemli değil mi? Zaten son yüz yılımıza otomatlar hükmediyor desek abartı bir ifade de olmaz. Öte yandan Uniq İstanbul’daki Cezeri sergisindeki otomatların büyüleyici görüntüleri otomatın hayatımızda çok eskiden beri olduğunu hatırlatıyor.

Rob Ives, sadece kağıtları kullanarak otomat sistemli oyuncaklar üretiyor. Oldukça eğlenceli görülen bu oyuncaklar için ihtiyacınız olan tek şey ince motor kasları! Cetvel, makas, yapıştırıcılar ve rengarenk kağıtlar işin en kolay kısmı…

Kendi sitesinde çalışmalarını görebileceğiniz Rob Ives’in kağıt otomatlar kitabı ülkemizde pek bilinmiyor. Oysa Marsık Kitap 2005 yılında Ives’in çocuklar için hazırladığı kitabı ülkemize getirmişti. İçerisinde tam dört tane oyuncak bulunuyor.

Bu oyuncaklar, el becerilerini geliştirmenin yanı sıra onlara dengeyi, denge noktalarını Newton’un denge kuramındaki askiyon ve reaksiyonun eşitlik ilkesini öğreterek el devinimiyle işleyen oyuncakları ürettirecek ve düşünme yetilerini geliştirecektir.

Sadece kağıtlardan değil türlü atıklardan, eşyalardan üretebileceğiniz robotlar da Ives’ın çalışmalarının arasında yer alıyor.

Uçan Mermi

Savaşı bir merminin diliyle anlatan Liu Zhenjun’un başarılı çalışması Uçan Mermi EDAM Yayıncılık tarafından Türkçe’ye kazandırıldı.

Uçuyor olmaktan dolayı mutlu olan, hep uçma hayalleri kuran bir merminin bu hayalinin büyük bir hüsranla sona ermesini anlatan bu acıklı hikâyede savaşın büyük yıkımına değiniyor yazar.

Dokunduğu yere zarar vermekten korkan bu uçan merminin öyküsü ile birlikte belki de ilk kez silahların dile geldiği bir metinle bakacağız savaşa.

Çocuk ve Gençlik Kitaplarında Başörtüsü

Ülkemizde başörtüsünü İslam’ın bir emri olarak gören ve takan çok sayıda kadın bulunuyor. Çocuklarına İslami değerleri ve kuralları aktarmak isteyen söz konusu kadınlara yardımcı olabilecek kaç başörtüsü temalı çocuk kitabı var diye inceledik ve çok az sayıda kitap olduğunu gördük.

Günümüzde kitaplar artık değer öğretme, enforme etme ve davranış kazandırma anlamında medyadan sonra en temel araçların başında geliyor. Ebeveynler pek çok dini kuralı ve değeri çocuklarına aktarırken kitaplardan bolca yardım alıyor. Peki ebeveynler başörtüsünü büyümekte olan kız çocuklarına nasıl anlatıyorlar? Bunun için kitaplara ihtiyaç duyuyorlar mı? Duyuyorlarsa onların bu ihtiyacını karşılayacak kaç kitap var yayımlanan?

Akla ilk gelen Fatma Çağdaş Börekçi’nin kaleme aldığı Aklımda Deli Sorular kitabı. Ortaokul öğrencisi üç genç kızın hem büyümek üzerine hem de başörtülü bir hayata geçmek üzerine sorunlarını ele alıyor.

Daha küçük çocuklar için ise Benim Tarzım kitabında eğlenceli bir anlatım var. Rengarenk şallar ve şal bağlama modelleri arasında kararsız kalan küçük kız için ilk ders başı örtmenin tek bir modele indirgenemeyeceğidir. Hem farklılıkların normal olduğu hem de başı örtmenin müslüman kadın için gayet doğal bir durum olduğu anlatılıyor.

Başörtümle Çok Mutluyum ise bir boyama kitabı. Renkler ve çizgiler üzerinden çocukları başörtülü bir hayata aşina kılıyor denebilir.

Uzun yıllar 28 Şubat gibi bir zulmü yaşamış çoğunluğun başörtüsünün önemini ve değerini anlatabileceği, başörtü takmaya alıştırma ve tesettürün nasıl olması gerektiği gibi konularda çocuklar ve gençler için hazırlanan bir kitaba ihtiyaç duymaması ne ilginçtir?

Öte yandan günümüz gençleri, daha önceden de olduğu gibi, gençlik kitaplarına pek meraklıdır. O kitaplar piyasa gençliğine göre şekillenir ve gençler o satırlarda kendilerini bulmak isterler. Başörtülülerin yeterince tesettüre uymamasının eleştirildiği ve deizmin yaygınlaştığı günümüzde gençlere bu minvalde bir roman yazılmasının gerekliliği yok mudur?

Bu konunun gerçekten çok ihmal edildiğini düşünüyor, gerçekçi ve özgün bir çocuk/gençlik romanının yazılmasını zaruri görüyorum.

Bu konuda Batı’da daha fazla çocuk/gençlik kitabı yayımlanıyor. Belki de İslamofobia etkisiyle bu tür bir bilinçlendirme için kolları sıvamışlardır.

Nanni’s Hijab, Under my Hijab, The Swirling Hijab ve daha çok sayıda kitap çocuk ve gençler için kaleme alınıyor.

Hidayet romanlarında yer alan müslüman kadın imajının edilgenliğini ve kadın bedeni üzerinden yürütülen bir davanın bu listede yeri olmadığını belirtmek isterim.

Yazan: Elif Yıldız

Bir Gök Dolusu Güvercin

Yalvaç Ural’ın ilk baskısını 1979’da yapan kitabı “Bir Gök Dolusu Güvercin”de erkek çocuklarının baş karakter olduğu kısa hikâyeler yer alıyor.

Yazarın çocukları, yaşadıkları hayatın içinde anlatan bir tercihi vardır. Bu doğal, samimi ve gerçekçi yaklaşım sayesinde bugün bile keyifle okunan bir etkiye sahip.

Kitaptaki erkek çocuklar adına yoksulluk denen hayat gerçeğinin yanı sıra erkek olmayı da öğrenen tiplerdir. Yaramazlıkları, cesaretleri, korkuyla eve dönüşleri, ertesi gün yeni maceralara yelken açışları, olağan insan ilişkileri içindeki öğrenmişlikleri ile bildiğimiz taşra çocuklarıdır.

Ya biraz eskiye gitmek ya da aynı zamanda yaşayıp başka hayatlar süren i çocukları tanımak için okunası bir kitap.

Yayın Dünyasında Yeni Bir İsim: Arden Yayınları

Bürkem Cevher, Ocak ayında yayın hayatına başlayan Arden Yayınları’nın üç çocuk kitabını AGOS için yazdı.

***

Fantastik kuşlar 

İlk kitap ‘Ortaçağ Ermeni Minyatürlerinden Fantastik Kuşlar’ isimli bir boyama kitabıydı. Bu kitabı görür görmez, hastanede kaldığımız zamanlarda kızımla boyama yaparak geçirdiğimiz günleri anımsadım. Belki zor bir ortamda, zor şartlar altında kalıyorduk ama boyama yaparken çok eğleniyorduk; bazen en uyumsuz boyamayı kim yapacak yarışı yapıp eğleniyorduk bazen de aynı sayfanın başka uçlarından beraberce ama birbirimizden bağımsız olarak boyamaya başlıyor sonunda iki farklı boyama tekniğinin bileşimiyle ortaya çıkan resmi kimi zaman gülerek kimi zaman hayranlıkla izliyorduk. 

Bir anda o kuşları boyadığımızı hayal ettim. Ama artık kızım büyüdü, boyamayı bıraktı; canım sıkıldıkça ben tek başıma boyamaya başladım resimleri. ‘Fantastik Kuşlar’da yer alan kimi resimleri ilkokul öncesi çocuklar bile rahatlıkla boyayabilir, bazı kuşları boyamak ise biraz daha dikkat ve beceri istiyor. Ancak her hâlükârda çocuklarınızla eğlenceli zaman geçirmek için birlikte boyamanızı tavsiye ederim. İnanın birkaç saati nasıl geçirdiğinizi anlamayacaksınız. 

52 masal

Hediye paketimden çıkan ikinci kitap ise ciltli, büyükçe bir kitaptı ve masal seven herkesin dikkatini hemen çekerdi. Angela McAllister’ın yazdığı Ayşen Gür’ün Türkçeye kazandırdığı, ‘Masallarla Dolu Bir Yıl: Dünyanın Dört Bir Yanından 52 Halk Masalı ve Efsane’. Masalların birkaç tanesini eve dönüş yolunda metroda okudum hemen. Bazıları uzak ülkelerde, bazıları hemen yanı başımızda kutlanan bayramların, şenliklerin, kültürel geleneklerin, özel günlerin ve değişen mevsimlerin izinde 52 değişik masalın yer aldığı bu kitaptaki öykülerin kimi çok eğlenceli, kimi ürkütücü, bazıları ise hüzünlü. Kitapta üç dört sayfa uzunluğunda öyküler de var bir cümle ile tüylerinizi diken diken eden bir öykü de. 

Masallarda kaybolmayı, farklı ülkelerdeki masalları dinlemeyi seven herkese hararetle tavsiye ederim ‘Masallarla Dolu Bir Yıl’ı. Benim favorim ‘5 Kasım Şenlik Ateşi Festivali’ anısına anlatılan ‘Örümcek Nine Ateşi Nasıl Taşıdı’ isimli Kızılderili masalıydı. Dünya yeni yaratıldığında henüz gökyüzünde ne güneş, ne ay ne de yıldızlar varken, küçücük bir örümceğin dünyanın başka bir yanından ateşi getirip güneşi, ayı ve yıldızları nasıl yarattığına dair bu kısa öyküyü çok severek okudum. Hem minicik bir örümceğin boyutlarından dolayı küçümsenmesine üzüldüm, hem de ancak bir dişinin ateşi bir kapta taşımayı akıl edebileceğini bilen Kızılderilileri saygıyla andım. 

Vejetaryen kurtlar 

Ancak kitaplardan  bir tanesi vardı ki yine kızımın küçüklüğüne dönüverdim. Ayesha L. Rubio’nun yazdığı ‘Kırmızı Başlıklı Kız ve Vejetaryen Kurt’ ismini görür görmez kızım daha küçükken beraber okuduğumuz ve çok sevdiğimiz başka bir kitabı anımsadım: Kır Çiçeği Yayınları tarafından yayınlanan, Sara Şahinkanat’ın yazdığı ve Ayşe İnan Alican’ın resimlediği ‘Kim Korkar Kırmızı Başlıklı Kız’dan?’. Ne çok severdik bu kitabı. 

Öncelikle Rubio’nun ‘Kırmızı Başlıklı Kız ve Vejetaryen Kurt’undan bahsedecek olursak, Rubio bu öyküsünde klasik Kırmızı Başlıklı Kurt öyküsünü dönüştürerek daha insancıl ve hayvan haklarına saygılı hale getirmiş. Küçük kurt tüm arkadaşlarının ve ailesinin alaylarına rağmen avlanmayan ve hatta et yemeyen bir kurttur. Ancak bu alaylar onu yaralamaktadır. Bu nedenle de  kırmızı başlıklı kızı görünce aklına bir plan gelir; önce kırmızı başlıklı kızı ve büyükannesini sonra da kırmızı başlıklı kızın götürdüğü frambuazlı pastayı tatlı niyetine yemeğe karar verir. Ancak işler sandığı gibi gitmez. Hem kırmızı başlıklı kızı hem de büyükannesinin dostluğunu çok sever. Kitapta dikkat çeken en önemli ögelerden biri de sadece kurt değil kırmızı başlıklı kız ve büyükannesi de vejetaryendir. Bu öyküde farklı beslenme biçimlerine ve hayat tarzlarına saygının önemi ön planda yer almıştır. 

KAYNAK: AGOS

Mükemmel Birliktelik: Matematik ve Çocuk Edebiyatı

“Eğer çocuklarınızın zeki olmalarını istiyorsanız onlara masallar okuyun. Eğer çocuklarınızın daha zeki olmalarını istiyorsanız onlara daha fazla masal okuyun.”                                                               Albert Einstein

 Matematik ve çocuk edebiyatı birbirlerine oldukça uzak iki disiplinmiş gibi görünseler de aslında pek çok ülkenin matematik öğretim programında uzun süredir beraber anılmaktadır. Bu durum aslında oldukça anlaşılırdır çünkü matematik diğer tüm derslerdeki verileri anlayıp kullanmayı, mantık yürütmeyi ve örüntüleri yorumlamayı sağladığından okuma becerisiyle doğrudan ilişkili olan bir iletişim aracıdır ve matematiksel fikirler ancak okuma, yazma, dinleme ve tartışma ile geliştirilebilir (NIE, 1984; Santa, 1996). Bu düşünceleri farklı sınıf düzeylerinde yürütülen araştırmalar da desteklemektedir. Bu araştırma bulgularından hareketle çocuk edebiyatının entegre edildiği matematik derslerinin sınıf ikliminden tutuma, matematik başarısından matematik kaygısına kadar öğrenmeyle ilişkili pek çok değişken üzerinde olumlu bir etkisinin olduğu söylenebilir (Mink ve Fraser, 2005), hatta matematik öğretiminde çocuk edebiyatından yararlanmanın faydaları şu şekilde özetlenebilir (Furner, 2017):

  • Matematiksel kavramlar bir hikâye bağlamında öğrenilir.
  • Okuma, yazma, konuşma ve dinleme gibi bileşenleri bir araya getirir.
  • Matematiksel düşünmeyi geliştirir.
  • Matematik kaygısını azaltır ve matematik kaygısının daha az olduğu sınıf iklimi oluşturur.
  • Birden çok ve farklı cevaba imkân verir.
  • Tarihsel, kültürel ve pratik uygulama ve bağlantılara imkan verir.
  • Hikâyeyle bağlantılı manipülatiflerin/somut materyalin kullanımına olanak sağlar.
  • Öğretmen öğrencinin konuyu anlayıp anlamadığını değerlendirmek üzere okuma ya da soru sormayı kullanabilir.
  • Hikâye bağlamı problem çözme ve aktif katılımı destekleyebilir.
  • Öğretmen ve öğrencilere deneyim paylaşımı sağlar.

Matematik dersi özelinde de görüldüğü gibi çocuk edebiyatı birçok dersin öğretiminde etkinlik oluşturmak için zengin imkânlar sunan bir daldır.  Dolayısıyla öğretmenin bu dala ilişkin eğitimi, eserleri takip etmesi ve sınıfa taşıma alışkanlığı çocukların bu ürünlerle buluşmasına etki eden önemli unsurlardandır (Ersözlü, 2009). Bununla birlikte bu tür eserlerden haberdar olmak ya da bu eserleri sınıfta kullanmak etkili bir çocuk edebiyatı ve matematik öğretimi bütünleştirmesi için tek başına yeterli değildir. Öğretmen adayları ve öğretmenlerin öğretimde faydalanmak üzere nitelikli eserler seçebilmeleri ve bu eserleri etkili bir şekilde dersleriyle bütünleştirebilmeleri için desteklenmeye ihtiyaçlarının olduğu araştırmalarla ortaya konulmuştur (Edelman, 2014).

Bu iki disiplinin bütünleştirilmesi sürecinde akla gelen ilk soru, amaca uygun kitapların nasıl seçilebileceğine ilişkindir. Elbette bir kitabın öğrenme sürecini çeşitli açılardan destekleyip desteklemeyeceğini birkaç adet soru ile sınırlamak doğru bir yaklaşım olmayacaktır. Ancak bir kitabı matematik dersi için kullanmaya karar vermeden ve kitapla ilgili daha detaylı bir araştırma sürecine geçmeden önce şu sorular üzerinde mutlaka düşünmek gerekmektedir: i) Kitap edebi anlamda yüksek bir kalitede mi? ii) Kitap içerik olarak matematiksel mi ve öğrencilerin sınıf düzeylerinde uygun mu? ve iii) Kitap öğrencilerin matematiksel düşünme ve muhakeme etmelerine yardımcı olması açısından etkili mi? (Burns, 2007). Doğru kitapların seçiminde teşkil edebilecek bu üç sorunun sadece matematik boyutuna odaklanmadığını vurgulamak yerinde olacaktır. Çünkü edebi yönün göz ardı edilerek matematik öğretimini ön plana çıkaran bir bütünleştirme sürecinin, öğrencileri özellikle duyuşsal gelişim boyutunda desteklemesi beklenemez. Çünkü nitelikli bir bütünleştirme süreci ancak çocuk edebiyatının nitelikli eserleri işe koşularak gerçekleşebilecektir. Ne yazıktır ki ülkemizde matematiğe oranla çok daha güçlü bir ilişkiyi barındıran “Çocuk Edebiyatı ve Türkçe Eğitimi” başlığı altındaki çalışmalar bile % 10 civarında kalmaktadır (Balcı, 2012) ve aslında bu durum eğitim öğretim sürecinde çocuk edebiyatına dair disiplinler arası çalışmaların önemini ortaya koymaktadır. Bu gerekçe ve ihtiyaçlardan doğan “Matematik Öğretiminde Çocuk Edebiyatının Kullanımı ve Örnek Uygulamalar (MÖÇEKÖ)” matematik öğretimi ve çocuk edebiyatını bir araya getirmeyi kendine amaç edinmiş bir TÜBİTAK 4005 Yenilikçi Eğitim Uygulamaları Projesidir. Peki Türkiye’nin neden MÖÇEKÖ gibi bir projeye ihtiyacı var/dı? Bu soruya matematik ve edebiyatı harmanlayan nitelikli kitaplarla cevap verelim.

*Kitaplar bize çok farklı dünyaların kapılarını aralayarak birbirinden değerli deneyimler sunar ve hepimiz gelişimimizi mümkün olan her yönde desteklemek üzere farkında olarak ya da olmayarak maceralara atılmayı severiz. İşte böyle zamanlarda karşımıza çıkabilecek güzel bir kitap serisinin adıdır “Sör Çepçevre’nin Matematik Maceraları”. Bu maceralara korkusuzca atılmamızın nedeni ise aslında “Dünyayı Gezmek İsteyen Horoz“unkinden çok farklı değil: Dünyayı keşfetme isteğimiz. Peki bu yolculukta uğradığımız durakların lezzetlerini denemek istersek? Yolumuz yine büyük üstat Eric Carle’ın Aç Tırtıl’ı ile mi kesişir?

Ya karnımız doyduktan sonra cevaplanması gereken sorularımız biter mi? Biz de Penguen Pipkin gibi sorar mıyız acaba “Bir Milyon Ne Kadar Büyük?” diye?

Ya bu soruların üstesinden her zaman gelemez ve kara kara düşünürsek? O zaman aralaman gereken kitap davetkar cümlesiyle çağırır bizi “Bir Problemle Ne Yaparsın?”

Elbette boğulmamalıyız problemlerimizin arasında çünkü cesurca çıktığımız bu yol bize çoğu zaman bazen kendimizi bazen de “Kraliçeyi Kurtarmak” gibi ulvi bir görev yükler.

Ve öyle bir yoldur ki bu, çarpım tablosu bile engelli koşuya dönüşüverir bazen: “7×9=Eyvah!”

Her şeyin sarpa sarıp kabusa dönüştüğü bu yolda hangimiz içimizden geçirmedik: Yine mi “Matematik Laneti” diye.

Tüm bu problemlerden kaçmanın yolu olan uykuya sığınınca bu sefer de kader yoldaşımız isyankar ama eğlenceli “Paolo’nun Düşproblemleri” çıkıverir.

İşte matematiğin o meşakkatli fakat büyüleyici dünyasına dalınca anlarız, çünkü o yalın gerçekle ancak o zaman karşılaşırız: “Matematik Hayattır”

İşte MÖÇEKÖ projesi bu düşünceden doğdu ve bu düşünceye gönül vermiş akademisyenler, öğretmenler ve öğrencilerle büyümeye devam ediyor. Bu değerli düşünceyi yaymak ve bu düşünceden beslenmek için moceko.blogspot.com’u inceleyebilir, bu yıl gerçekleşecek olan Matematik Öğretiminde Çocuk Edebiyatının Kullanımı ve Örnek Uygulamalar II isimli projeye başvuru yapabilirsiniz.

Son sözümüz matematik öğretimine ve öğrenimine gönül verenlere: Eğer bizler matematiği hikayeler anlatmak için bir araç olarak görürsek bugünün okullarında matematiği öğrenme ve öğretme çarpıcı bir şekilde değişecektir. Öğrenenler matematiği sosyal etkileşimin bir sonucu olarak görecekler; onun nakletmek ve ezberlemek değil anlatmak ve hatırlamak için olarak bir araç olduğunu anlayacaklardır (Whitin ve Wilde, 1995).

Kitaplarla ve MÖÇEKÖ’yle kalın.

YAZAR: Dr. Öğr. Üyesi Burcu DURMAZ

Kaynaklar

Balcı, A. (2012). Türkiye’de çocuk edebiyatı üzerine hazırlanan lisansüstü tezler hakkında bir meta-analiz çalışması. Mustafa Kemal Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 9(17), 195-206.

Burns, M. (2007). About Teaching Mathematics A K-8 Resource, Math Solutions           Publications, 3rd Ed., Sausalita: CA

Edelman, J. (2017). How preservice teachers use children’s literature to teach    mathematical concepts: focus on mathematical knowledge for teaching,         International Electronic Journal of Elementary Education, 9(4), 741-752.           

Ersözlü, Z. (2009). Sınıf Öğretmenlerinin Çocuk Edebiyatına İlişkin Görüşleri,      Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Eğitim Fakültesi Dergisi, Cilt:V1, Sayı:1, 1-17.        

Furner, J. M. (2017). Using Fairy Tales and Children’s Literature in the Math       Classroom: Helping All Students Become Einstein’s in a STEM           World. Journal of Advances in Education Research2(2).

Mink, D. V. & Fraser, B. J. (2005). Evaluation of a K-5 mathematics program which       integrates children’s literature: Classroom environment and attitudes.     International Journal of Science and Mathematics Education, 3, 59-85.

National Institute of Education, Becoming a Nation of Readers: The Report of the          Commission on Reading (Washington DC. Government Printing Office,        1984).

Santa, C.M. (1996). Project CRISS, 2nd edn. Dubuque, IA: Kendall Hunt.
Spinner, H. & Fraser, B.J. (in press). Evaluation of an innovative mathematics program in          terms of classroom environment, students’ attitudes and conceptual      development. International Journal of Science and Mathematics Education.

Whitin, D. & Wilde, S. (1995) It’s the Story that Counts. Portsmouth, NH:             Heinemann

1 2 3 21