İtalya’da dünyanın ilk ‘çocuk istismarı’ konulu çocuk dizisi

İtalyan televizyon yapımcıları küçük çocuklara yapılan cinsel istismarı konu alan dünyanın ilk çocuk dizisini ekranlara taşımaya hazırlanıyor. Yapımın olay örgüsünde 11 yaşında Joy adlı bir kız çocuğunun, babasıyla her hafta top oynayan güçlü bir aileye mensup bir avukat tarafından taciz edilmesi konusu işlenecek.

İtalyan devlet televizyonu Rai’nin yapımcıları, dizi filmin 9 ila 14 yaşındaki çocukları hedef kitlesi olarak seçtiğini ve yapımın bu alanda bir ilk olacağı değerlendirmesinde bulundu. Rai Ragazzi ve Rai Kids kanalları genel koordinatörü Luca Milano, gelecek bölümlerin cinsel tacizle mücadele etme, zor kullanma ve çocukların kendi aralarında duyduğu utanç gibi konuları işleyeceğini söyledi.

Yapımda emeği geçen senarist, yönetmen ve diğer kişilerin tek bir plan dahi çekmeden konunun uzmanı çocuk psikologlarıyla görüştüğünü belirten Milano, Roma’da bir hastanede görevli bir nöropsikoloji ekibinin de senaryoya yardım ettiğini ifade etti.

Kasım ayında çekimleri bitecek olan yapım için Rai televizyonu bir eğitim kampanyası hazırlığı yapıyor. 2019’da gösterime girmesi beklenen dizi film içinse daha şimdiden birçok televizyon kanalı sıraya geçmiş durumda.

KAYNAK: EURONEWS

“Okul Sosyal Hizmeti” Çalıştayı Düzenlendi

Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği tarafından OKUL SOSYAL HİZMETİ çalıştayı düzenlendi. Çalıştaya, Milli Eğitim Bakanlığı ile Sosyal Politikalar Bakanlığı’dan bürokrat ve uzmanların yanı sıra üniversitelerden akademisyen ile öğrenciler katıldı. Çalıştayda ‘madde bağımlılığı, çocukların suça sürüklenmesi, çocuk ihmal ve istismarı’ gibi konulara nasıl müdahale edilebileceği ele alındı. 

SHUDER Okul Sosyal Hizmeti Komisyon Başkanı Prof. Dr. Nurdan Duman, yaklaşık üç yıldır okul sosyal hizmetinin başlatılması için çalışmalar yapıldığını ve bu çalıştayın 3’üncü Okul Sosyal Hizmeti olduğunu söyledi. Duman, “Ülkemizin etrafındaki savaş ve yoğun göç nedeniyle tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de hızlı bir nüfus hareketliliği yaşanmakta, teknoloji ve sosyal medyanın kötüye kullanımı nedeniyle ciddi sorunlar yaşandığını belirtti. Bu nedenlerle son yıllarda neredeyse her gün bir başka biçimde ortaya çıkan, çocuk ve gençleri tehdit eden ‘akran zorbalığı, okulda öğrenci çeteleşmeleri, çocukların ihmal ve istismarı, çocuk erken evlilikleri, çocuk anneler, madde kötüye kullanımı, okul devamsızlığı, çocuk yoksulluğu, sığınmacı göçmen çocukların uyum sorunları, teknoloji ve sosyal medyanın kötüye kullanımı gibi riskler nedeniyle çocuk ve gençlerin mağduriyet yaşaması’ gibi birçok psiko-sosyal sorun daha fazla görünür hale gelmiştir. Çocuklarımızı ve gençlerimizi bu risklerden korumak için okullarda yürütülecek psikososyal çalışmalar büyük önem taşımaktadır” dedi.

KAYNAK: SABAH GAZETESİ

Youtuber Çağında Çocuklar İçin Felsefe 101

Karar Gazetesi’nde Mustafa ÇAKIROĞLU’nın çağımızın youtuber çocuklarını ve aynı çocuklar için felsefenin önemini değerlendiren bir yazısı mevcut. Önemine binaen paylaşıyoruz.

***

“Kendine iyi bak!” deriz, sevdiklerimize. Bir insan kendine nasıl iyi bakar? Ruhuna iyi bakarak. Ruhuna iyi bakması için de hayatı/nı sorgulaması gerekir. Filozofun dediği gibi; sorgulanmamış bir hayat yaşanmaya değmez zaten. Bu da bizi doğrudan felsefeye götürür.

Felsefe sadece kitabî ve soyut şeyleri konu edinmez; felsefe daha temelde insanı ve onun problemlerini ele almak için vardır. Felsefî bir tavır en çok analitik (çözümleyici) ve kritik özelliklere sahiptir.  Felsefe bir öğretiler yığını değil aksine bir eylem biçimidir: soru sorma, soruşturma eylemi! Çocuklar İçin Felsefe derslerinde de Felsefe öğretilmez; felsefe yapmak öğretilir. Öğretim’den çok eğitim yapılır: felsefe yapma eğitimi!

Yetkin bir felsefe eğitimi; çocuğun yaratıcı, neden sonuç ilişkileriyle bağlantılı ve ayrıntılı düşünmesini sağlar. Görüşlerini gerekçeli ifade etmeyi kolaylaştırır,başkalarına güven, kendine ise özgüven duymasına yardımcı olur.

Çocuklar İçin Felsefe Atölyesi’nin en temel amacı çocuklarımızın düşünme becerilerini geliştirmektir. Çocuklar için Felsefe, akla ilk geldiği gibi çocuklara felsefe tarihindeki izm’leri, filozofların isimlerini veya görüşlerini öğretmeyi amaçlamıyor. Burada amaç çocuğa yeni bir bilgi iletmek değil, çocukla onun düşünceleri hakkında onu yargılamadan konuşmak, birlikte akıl yürütmek, çocuğun kendisini değerli hissetmesini sağlamaktır. Erdemli ve olgun insan olmanın temel özelliği olan farklılıklara saygılı olma konusunda giderek dünya olarak fakirleşmekteyiz. Farklılıklara ve farklı düşüncelere tahammülsüzlük de bir tür zorbalıktır. Çocuklar için felsefe bu tür zorbalıkları aşmak için önümüzde bir fırsat pedagojisi olarak durmaktadır.”

Yazının tamamı için tıklayınız.

KAYNAK: KARAR GAZETESİ