Uçan Kız Volante

Kadın çalışmaları alanındaki çabalarıyla tanınan Karin Karaşlı ürettiği çocuk karakterleriyle bu çabalarını daha da görünür kılmaya devam ediyor. Uçan Kız Volante çocukların asla bir yabancıyla konuşmaması ve kimseye güvenmemesi gerektiğini öğrendiği bu çağda epey bir “fazla” kaçıyor yetişkin okurlara.

Genelde her ortanca çocuğun yaşadığı o arada kalmışlık duygusu Volante’de de baskındır ve bir uçak yolculuğu esnasında havaalanından kaçmıştır. Nereye gidebilir ki en fazla? amacı ailesini tamamen terk etmek değildir zaten sadece kısa bir süreliğine yalnız kalmayı, kendi olmayı denemek ister. Bu esnada sohbet edip karşılaştığı kendisine hiç benzemeyen insanların dünyasına konuk olur. Olay yurt dışında geçtiğinden bir siyahi, bir kızıl ile tanışarak farklı renklerin, farklı hayatların mümkünlüğünü anlar. Tıpkı bu uçak yolculuğu gibi herkesin şu hayatta başka türden yolculukları var.

Volante’nin hikayesi biraz abartı geliyor çünkü ilk kez tanıştığı insanlar onu epey bir sahipleniyor. Dünyadaki her yabancının iyi olabileceği ihtimalini teslim etmemiz gerektiğini düşünüyor olmalı yazar. Ama realiteler ne diyor? Read more

Büyükbaba Taşınıyor

İlk baskısını 2008’de yapan Günışığı Kitaplığı’na ait “Büyükbaba Taşınıyor”da farklı kuşakların iletişimine yer veriliyor.

Necdet Neydim’in dilimize kazandırdığı Peter Hartling’e ait kitapta alışık olmadığımız bir büyükbaba karakteri var. Ani bir kararla kızının ve ailesinin yanına taşınan büyükbabaya önceleri alışmak zor gelse de aile bir “ihtiyar” ile yaşamayı öğrenecektir ve dahası bu yaşam zevkli bir hale gelecektir.

Büyükbaba kendisine dede denmesini istemiyor. Yaşlılığı pek kabullenememiş olsa gerek kendisine “İhtiyar John” şeklinde hitap edilmesini istiyor. Muzip, aksi, huysuz diye nitelendirebileceğimiz bir yaşlılık portresi var. Beklenilen “yaşlı dede” profiline pek uymuyor. Ancak aksilikleri ve huysuzlukları bilindik türden. Onun bu hali ailesinin başına küçük işler açıyor. Biraz heyecan biraz da eğlence girmiş oluyor böylece anlatıya. İhtiyar John toplumsal kuralları ve kabulleri reddeden biridir. Genelde bu kuşağa ait insanlarda gelenek çok baskındır ve onlar geleneğin aktarıcısı ve koruyucusu kabul edilirken İhtiyar John kalıpların insanı değildir ve bazen aşırıya kaçar. Read more

Pluk ve Kırmızı Çekicisi

Hollandalı yazar Annie M.G. Schmidt’in son kitabı Pluk ve Kırmızı Çekicisi nihayet Türkçe’ye çevrildi. Schmidt, bu kitabında da başarılı bir kurgu ve anlatımı yakalamış görünüyor.

200 sayfalık bir kitabı çocuklar için fazla bulabilirsiniz ama hayır Pluk kendini okutturan bir çocuk. Yaşadığı çevrede geçiyor bütün hikayesi: Kuleli Bina, sokaklar, parklar, Üveyik Bahçesi. Kendi sıradan hayatının kahramanı olan her çocuk gibi Pluk da etrafında olup bitenlere duyarlı bir çocuk ve kimin ihtiyacı olsa yardıma koşuyor. Küçük bir hamamböceğini besliyor, annesinin titizlik hastalığı yüzünden çocukluğunu yaşayamayan Aagja’e yardım ediyor, yıkılmak üzere olan üveyik bahçesini kurtarıyor, dondurularak öldürülmek istenen kuş Kıvırcık ile petrole saplanan Leentje’ye yardım ediyor. Bunun gibi daha pek çok iyilikler yapıyor Pluk ve tabii asla yalnız değil! Her zaman ona yardım eden birileri oluyor. Yaşadığı dünyanın sorunlarına üzülen, üzülmekle kalmayıp elinden geleni yapan bir kahraman çocuk Pluk. Ve pek sık göremeyeceğimiz şekilde kırmızı çekicisi olan bir çocuk. Genelde bisiklet, skooter, kaykay ve paten görmeye alıştığımız çocuklardan biraz farklı.  Read more

Bir Dakikalık Öykücükler

Hikaye anlatıcılığında sıradanın aksine yeni şeyler geliştirmek artık hepimizin ilgisini çekiyor. Andrea Valente bu taktiği bulanlardan biri. Anlattığı “Bir Dakikalık Öykücükler”de okuması sadece bir dakika süren hikayeler anlatıyor.

Okumaya yeni başlayanlar, okuma alışkanlığını henüz kazanamayanlar, kitaba mesafeli duranlar, kısacık bir şeyler olsa da okusam diyenler bu kitap tam size göre!

Bir dakikalık öykücükleri okumak çok kolay ama öykülerin üzerinde düşünmek ve sohbet etmek epey zaman istiyor. Bu kısacık öyküler içerisinde felsefe ve  bir o kadar düş gücü ile mizah barından eşine az rastlanır bir çalışma olmuş.

Klasik masallara göndermelerde bulunan bu öykücükler hayvanlar dünyasını tanımak için de birebir.

 

 

İlmekler

Charles Dickens’ın İki Şehrin Hikâyesi adlı romanı, başlıktaki cümleyle başlar. Şöyle de devam eder: “Hem akıl çağıydı hem aptallık.” Herkes, içinde yaşadığı çağ için bunları söyleyebilir. Her çağ, içinde bu zıtlığı barındırır. Ama bu alıntıyı, yazıya konu olan İlmekler’in vurucu kısımlarından birinde okumanın anlamı bambaşka. Çünkü zamanın en kötü biçimde vücuda geldiği anlardan biriyle daha önce yapamadığınız ölçüde yüzleştiğinizde, elinizde ya da içinizde hâlâ o en iyiyi de tutabildiğinizi hatırlamak istersiniz. Size eyleme gücünü o “en iyi” verir.

İlmekler, Montreal doğumlu İngiliz yazar çizer, aktivist Kate Evans’ın elinden çıkmış bir çizgi-belgesel. Başka ödüllerin yanı sıra, Orwell Kitap Ödülü’nü kazanan (2018) ilk grafik roman olma özelliğine sahip bir başyapıt. Adında da belirtildiği üzere, mülteci krizinden bir kesit niteliğinde. Bu anlatının özellikle gençler ve yetişkinler için yazılıp resimlendiğini hatırlayalım. Çünkü çocuğu bu kitapla baş başa bırakmak, eşlik etmeniz gereken bir yığın soruyla bir anda karşılaşmanıza yol açacaktır. Bu sorulara hazırlanmanın yolu, önce bu kitabı bizzat okumanız ve düşünmenizden geçiyor. Çünkü sonrasında sizi, kendinizle zor saatler bekleyecek. Read more

Dikkat! Bu Kitaplar Çocukları Okuldan Soğutuyor!

Çocuk Şehri Dergisi OKUL sayısında konu bağlamında bazı kitapları incelemiştik. İncelediğimiz kitaplarda okulların çocukların ruhlarına, öğrenme isteğine ve karakterine nasıl sirayet ettiğini görmeye çalıştık. Bizim değerlendirmemiz olumsuz yönde idi; okul çocukların öğrenme merakını yok eden, çocukluklarını sona erdiren ve onları tektip bir kişi haline getiren bir imge olarak karşımıza çıktı. Aşağıdaki listede yer verdiğimiz kitaplar bu açıdan okulların, daha doğrusu eğitim sisteminin açıklarını ortaya koyuyor.

OLGA OKULU SEVMİYOR:

Olga, daha ilk haftada okulu sevememiştir. Derste sürekli olarak konuşmakta ve etrafına canımız sıkılıyorsa hayatın ne anlamı var şeklinde yakıcı sorular sormaktadır. Öğretmenin otoritesini sarsan ve öğrencilerin okula dair motivasyonlarını etkileyen Olga, sakız çiğnediği için de sürekli ikaz almaktadır. Yemekhanedeki yemekler yetişkinlerin bile yemeyeceği kadar kötüdür. Anlayacağınız not defteri sürekli öğretmenin şikâyet notlarıyla doludur.

İlk günden beri sırtındaki koca çantayı taşımak zorunda kalması Olga’yı çileden çıkarmaktadır. Üstelik bu kadar ağır çantada oldukça gereksiz şey bulunuyor! Çantasına evdeki oyuncaklarını ve sevdiği eşyaları koyarak okulun yolunu tutan Olga’yı kötü bir sürpriz beklemektedir. Bu, Olga’nın okula daha doğrusu hayata dair edineceği ilk acı tecrübe olacaktır. Çantasında okul materyalleri dışında getirdiği şeylere öğretmeni el koymuştur. Çocuğun mülkiyet hakkı ihlali okulların en büyük sorunu olsa gerek!

Okul sıkıntısına(!) geçici çözümler bularak sorunları ertelemek yerine artık bir an önce okul paradigmasını değiştirerek Olgaları memnun etmek gerek. Yoksa mutsuz nesil sayısındaki artış durdurulamayacak! Read more

Yeni bir eve taşınma temalı 3 kitap

Şüphesiz yeni bir yerde yaşamaya başlamak, yeni bir düzene alışmak hepimiz için zordur. Ancak söz konusu çocuklar olduğunda bu durum yetişkinlere göre daha sancılı olabilmektedir. Çünkü yenilik bir belirsizlik getirir ve bu belirsizlik durumu kendilerini her an güvende hissetmek isteyen çocukların sürece alışmasını zorlaştırır. Bu süreci kolaylaştırabilmek adına başvurulabilecek yollardan birisi de onlara yeni hayatlarında karşılarına çıkabilecek güzel ihtimallerin olabileceğinden bahsetmektir. Bu yazımızda sizler için bir yere taşınma fikrine karşı olmasına rağmen yeni hayatlarında karşılarına yeni fırsatlar çıkan karakterlerin maceralarının anlatıldığı üç kitap inceledik.

Read more

Yeni Çıkan 5 Felsefe Kitabı

Çocukların ne denli soru sormaya ve cevap aramaya yetenekli olduğu bilinir. O halde çocukların ve tabi ki gençlerin düşünme ve soru sorma becerileri kitaplarla da desteklenmeli.

Yeni çıkan beş felsefe kitabını, sorgulayan ve merak eden karakterleri derledik.

1- FİLOZOF MEŞE

Sorularla dolu bir kitap. Sorularla birlikte düşünmeye ve cevap bulmaya çağıran bir kitap. Bu sorular yalnızca felsefik alanda değil günlük hayata dair meseleleri de barındırıyor. Bu yüzden her söz ve eylemin niçin ve nasıllığını sorguluyor. Bilgi Yayınevi’nden..  Read more

KARGA AGARAK APANGO

Soyu tükenmekte olan bir karganın yeryüzünden silinmek korkusuyla yollara düştüğü ve varlığını sürdürmenin çarelerini aradığı bir mücadele öyküsü.

Gittiği yerlerde soyu azalmaya başlamış başka canlılarla karşılaştığında onların günlük kaygılar içinde böyle bir tehlikenin farkında bile olmadıklarının görür.

Karga Agarak pes etmez, sürekli başka diyarlara uçarak varlık mücadelesine devam eder.

Sisler içindeki Anveriyan Şatosu dikkatini çeker. Kral Lakartop’un dağ başına kurduğu sürgün yeridir burası. Heykeltraş Nameylus da burada ceza çeken sürgünlerden biridir. Kralın heykelini bir türlü tamamlayamadığı için cezalandırılmıştır.

Sanatçı Nameylus soylu kişilerin emri üzerine heykel yapmaktan hoşlanmayan biri. Sanatçıları cezalandırıp hapsettiği için krala öfkelidir. Çalışmalarını sürekli yarım bırakan bir heykeltraştır. Ona göre bu durum çalıştığı eserde aklına gelen bir düşünceyle yeni bir esere başlaması; öncekinde eksik olanla yeni bir eseri tamamlaması gibi bir nedene dayanır. Kral için ise emre itaat etmemektir ve çok uzun yıllardır Nameylus şatoda sürgün hayatı yaşar.

Hiç kimsenin varmaya güç yetiremediği deniz içindeki bu şatoya Kral Lakartop devasa kuş Partas’ın kanatlarıyla ulaşır. Şatoya yaklaşan tüm canlıları Partas öldürür ancak Agarak bir yolunu bulup şatoya girer ve Nameylus’la konuşur; ona çok uzun yıllar yaşamak istediğini söyler. Nameylus başlar karganın heykelini yapmaya…

Karga Agarak  Apango tüm yasaklama ve engellemelere rağmen, hatta tür kıyıcı zalimlerin varlığına rağmen çok uzun yıllar yaşamanın esrarına kavuşur. Bu, tabii ki sanat eliyle gerçekleşecek bir mucizedir.

Kitap mutlu sonla bitiyor. Tiranlık yıkılırken iyilik ve umut hep yaşıyor.

Kamuran Demirkesen’den bir modern masal anlatısı. İlk baskısı Nesin Yayınevi Çocuk Cenneti Kitaplığı’ndan çıkan kitap artık Yapı Kredi Yayınları’ndan basılıyor.

Shaun Tan’dan Yeni Kitap: Ağustosböceği

Oscar ödüllü illüstratör, yazar Shaun Tan’in 2018 yazında yayımladığı son kitabı Ağustosböceği, Desen Yayınları etiketiyle Türkiye’deki okurlarla da buluştu.

Resimli kitap sevenler için koleksiyon değeri taşıyan Ağustosböceği, çalışma yaşamında “köleleşen” insanın dramını ele alıyor.

Çalışma yaşamının esiri hâline dönüşen insanların yaşadığı kaybolmuşluk ve sıkışmışlık hislerini plaza çalışanına dönüştürdüğü ağustosböceği metaforuyla anlatan Tan, yarattığı tanıdık dünya ile okurlarını can evinden vuruyor. İş dünyasının acımasızlığına dem vuran Shaun Tan, insanın yeteneklerini takdir etmeyen, gelişmesi yönünde onu teşvik etmeyen, herkesi tektipleştiren işveren politikalarını eleştiriyor.

Ağustosböceği, 17 yıldır yüksek bir binada veri giriş memuru olarak çalışmaktadır. Tüm bu yıllar boyunca ofisteki insan-çalışanların zorbalıklarına, kötü davranışlarına maruz kalmış, onların yapamadıkları işlere koşturmuş, sürekli çalışıp didinmiş ancak hiçbir zaman hak ettiği takdiri, övgüyü ve terfiyi alamamıştır. Nihayet emekli olma zamanı gelmiştir. Geride ne bir evi ne de birikmiş parası olan Ağustosböceği için özgürlüğe kanat çırpma vaktidir. Read more

1 2 3 9