Çocuk Kitapları Babalığı Öğretebilir Mi?

Çocuk Şehri dergisinde “Baba” konusunu irdelerken her zaman olduğu gibi meselenin çocuk kitaplarında nasıl göründüğüne dair örnek birkaç kitap inceledik. Ele aldığımız kitaplar yazarın babalık düşüncesini karakterler aracılığı ile veren kitaplardı. Ve gördük ki “nasıl bir babalık” diyenler bu çocuk kitaplarını okursa bir cevap bulacaktır. Çünkü çocukların dünyasını yansıtan eserleri okuyunca çocuğun görmek istediği babayı anlamak kolay. Babalık rollerine ilişkin hoş deneyimler ve anlatımlar bu kitap listesinde. Buyrun: Read more

Flamingolardan bahseden çocuk kitaplarının sayısı artmalı

İzmir Körfezi’ne yapılması planlanan köprü ve tünel projesi Gediz deltasındaki ekosisteme büyük zararlar verecek. Özellikle flamingo kuşlarının evi olan bölgede bu proje yapılırsa flamingolar evsiz kalacak. Evlerini, üreme alanlarını kaybedecekler. Türkiye’nin bu bölgesinde yaşayan flamingolar dünyada bulunan tüm flamingoların %7’si, Avrupa’da bulunan flamingoların ise %30’u kadar.

Flamingolar nesli azalan hayvanlar listesine çoktan girmişti zaten. Biz de nesli azalan ve bu projeyle birlikte yeniden gündeme gelen flamingoları daha yakından tanımak için çocuk kitaplarındaki görünürlüğüne bakalım dedik. Read more

Küçük Ayının Uzun Yolculuğu

Bir bebek dünyaya gelince önce taşıma çantasına bağlanır, ardından ana kucağına bağlanır. Arabaya da bir tane oto koltuğu gerekir ve bebek, ona da bağlanır. Arabasız yolculuklar için bebek arabasına bağlanır. Yürüme zamanı geldiğinde yürütecine bağlanır. Yemek zamanı geldiğinde de mama koltuğuna bağlanır. Çok güvenlikli ve ileri teknoloji ile ebeveynlerin aşırı güvenlikçi ve korumacı yapısı birleştiğinde çocuk kıpırdayamaz olur. Kendi başına hareket etmek ve bir yerlere gitme özgürlüğü şehrin tehlikeleri düşünüldüğünde neredeyse imkânsız hâle gelir. Sürekli ebeveyn kontrolündeki çocuk için serbest oyun ve serbest gezi bir tür hayâle dönüşür. Hayatın tehlikelerine karşı çocuklarını korumak ebeveynler için haklı bir kaygı sebebi ancak çocukların risk alarak hayatı öğrenmelerine fırsat tanımaları da gerekiyor. Üstelik bir çocuk için tek başına bir yere gidip gelmek büyüdüğünü ispatlamak için de şahane bir fırsattır. Kitabımızın kahramanı küçük ayı, ne kadar büyüdüğünü annesine ispatlamak için tek başına göle gidip dönmek ister. Daha önceki gezilerinde annesinin küçük ayıya öğrettiği nasihatleri hep hatırında tutarak çıktığı bu yolculukta küçük ayı kısa bir hayat deneyimi yaşar.

Yalvaç Ural’a ait kitap Feridun Oral resimledi. YKY’den çıkıyor.

Canavarları Yenmek İçin Kılavuz

Büyümek, tehlikelerle dolu, zorlu bir yolculuktur. Bu yolda karşınıza engeller, kılavuzlar ve canavarlar çıkacaktır. Çocuklar belki de bu yüzden korksalar da canavar hikâyelerini dinlemek/okumak/seyretmek isterler. Çünkü bu hikâyelerde, canavarları nasıl yenebileceğimize dair ipuçları gizlidir.

Canavarlar ilkel dürtülerimizi, kimseye itiraf edemediğimiz korkularımızı, çözemediğimiz problemleri temsil ederler. Canavar bazen insanın karanlık tarafıdır bazen anlamak istemediğimiz ötekidir. Bazen de bizzat ölüm muammasının kendisidir. Canavarın olduğu yerde kahraman da vardır. Bununla birlikte kahramanın canavar olduğu hikâyeler de anlatılmıştır. Ne çeşit olursa olsun bu tür hikâyeleri okumak/dinlemek/seyretmek çok eğlenceli ve iyileştiricidir.

On yılı aşkın çocuk edebiyatı okuma atölyesi düzenleyen Ümit Yaşar Özkan atölyenin bu yılki çalışmasından olan canavar okumalarından yola çıkarak sizler için bir canavar kitaplığı hazırladı. Read more

Ornitoloji’yi Duydunuz Mu?

Zoolojinin bir alt dalı olan ornitoloji yani “kuş gözlemi” ülkemizde gittikçe daha fazla değer gören bir ilgi alanına dönüşüyor.

Bazılarının uzmanlık olarak ilgi duyduğu ornitolojiye kimileri de hobi olarak ilgi duyuyor.

Çocukları tabiatla buluşturma adına kuş gözlemciliği eğitsel açıdan pek çok fayda barındırıyor.

Dergimiz Çocuk Şehri 2. sayısında tabiat dosyasını besleyen çok özel bir röportaj yayınlandı. Türkiye’nin sayılı ornitologlarından Mehmet Mahmudoğlu kuşlar hakkında ilginç bilgiler verdi. Uzun zamandır Urfa’da kuş gözlemciliği yapan Mehmed Bey farklı türlerin tespiti için pek çok seyahatlerde bulunuyor. Profesyonel bir işten ziyade bir tutku haline gelen kuş gözlemciliğinin insan hayatına tahmin edemeyeceğiniz kadar çok katkıları var.

Read more

Çocuk İstismarını Çocuklara Anlatan 2 Kitap

Çocuk istismarı haberleri duydukça canımız yanıyor, neşemiz kaçıyor.

Bu konuda yapılabilecek en iyi çalışmaların başında çocukları bilinçlendirmek geliyor şüphesiz. Bilinçlendirmek ve gerekeni yapmak konusunda cesaretlendirmek.

Bu konuda iki kitap var gündemimizde: “Ben Herkesle Gitmem Ki” ve “Kırmızı Çizgi”

Ben Herkesle Gitmem Ki Dagmar Geisler’in yazdığı bir kitap. Geçtiğimiz günlerde Gergedan Çocuk tarafından yayınlandı. Her şeker uzatana gitmemek, her çağırana bakmamak üzere şekillenen çocuk istismarına karşı çocukları bilinçlendirici bir kitap. Çocuğun kime nasıl güveneceğinin anlatıldığı kitap ebeveyn olmadan bir yerlere gitme üzerine kurgulanıyor.

Diğer kitap da Erdem Çocuk etiketiyle yakında tüm kitapçılarda bulabileceğimiz Kırmızı Çizgi kitabı. Her insanın kırmızı çizgilerinin yani sınırlarının, mahremiyetinin olmasının gerekliliği üzere çocuklar için yapılan diğer önemli bir çalışma. Çocukların kendilerini daha güvende hissetmeleri ve kendilerini koruyabilmeleri için bu kırmızı çizgileri bilmeli ve başkalarına da hatırlatması gerekiyor.

Bu iki çalışma da çocuk istismarı konusunda önemli bir boşluğu dolduracağı kanaatindeyiz. Yayınevlerine şükranla…

 

Kar Kitaplığı

Kar bir nimettir, “kara felaket” değildir.

Bu yüzden tüm çocuklar kar yağdığında mutlu olur. Bilirler nimetin değerini…

Kışın en güzel nimetlerinden biri de anlatılan hikâyelerin dinlenmesi, sözlü oyunların oynanmasıdır. Her daim çok güzel olan kitap okumak ise kış mevsiminde bir başka güzeldir.

Çocuklar için bir kar kitaplığı hazırladık. Belirlediğimiz on adet kitaptan dilediğinizi okuyarak bir kış mevsimi anısı biriktirebilirsiniz.

Read more

Kulaktan Kulağa

Çocukken hepimizin oynadığı bir oyundur “kulaktan kulağa”. Bu oyun şimdilerde bir kitaba dönüşmüş. Ancak oyunu oynayanlar, yani kitabın kahramanları çocuklar değil, hepsi birbirinden şirin 14 farklı kuş.

Canı sıkılan Sarıasma’nın bulduğu bu oyun “Kaçınca bir kez keyfin, hiçbir şey kâr etmezmiş!” cümlesiyle başlasa da 14. kuş olan Kara Leylek’te “Çamlardaki yiyecekler sizin hakkınızmış.” cümlesine evriliyor. Burada elbette oyunun sıcaklığı hissediliyor.

Kitabın iç arka kapağında bir zarfın içinde, kitapta adı geçen ve resmedilen kuş türleri hakkında tanıtıcı bilgilerin bulunduğu kartlar yer alıyor. Bu kartları bir oyuna da çevirmek mümkün. Bütün kartları yere serip açtığınız sayfadaki kuşa ait kartı bulmasını, kitabı okuyan çocuktan isteyebilirsiniz. Böylece çocuğun kitap ile olan bağlarının daha da kuvvetlenmesini sağlayabilirsiniz.

Kitabın diğer bir güzel yanı, doğayla irtibatı büyük ölçüde kopmuş, bu sebeple her gördüğü yeşilliği sadece “bitki”, her gördüğü uçan hayvanı sadece “kuş” olarak tanıyan, bunların alt türlerini bilmeyen bir jenerasyonun dikkatini yeniden doğaya çevirmesini sağlayacak nitelikte oluşu. Bu sebeple kitaplıkta kendisine yer açılmasını mutlaka hak ediyor.

Kulaktan Kulağa’nın yazarı Filiz Özdem, resimleyicisi ise Seçil Çokan. Yapı Kredi Yayınları arasından Eylül 2015’te çıkan kitabı 4 yaş üzeri çocuklara tavsiye ediyoruz.

Şeyma Benli

kulak

Hiç Hata Yapmayan Kız

Çocuklar, en çok onlardan beklentiler içerisinde olduğumuzda mutsuzlar.

Çok erken yaşta kurumsal eğitime zorlanıyorlar. Gittikleri kurslarda, okullarda kendilerinden yüksek performans bekleniyor. Akademik başarıları çok iyi olmalı, sahne ve görsel sanatlarda harika gösteriler yapmalı, bir porselen görünümünü andıran gülümsemeleri eksik olmamalı -çünkü aksi mutsuzluk demek-, evde ebeveynlerine yardım etmeli, her zaman söz dinlemeli, yemek menüsüne, günlük programa ve ömürlük kararlara uymalı, asla hata yapmamalı, ne kadar iyi ve başarılı olduğunu cümle aleme göstermeli…

Çocukların küçük omuzlarına yüklenen bunca sorumluluk daha doğrusu asla hata yapmama ve kararları sorgulamama beklentisi onları ve bizi mutsuz ediyor, görüyor muyuz?

Read more

Özkan Öze’den “Çocuk Sahabiler” Serisi

Çocukluğu anlamadan hiçbir çocuk anlaşılmaz.

Önce çocukluğun o saf, kendine göre, ayrı ve naif dünyasını tanımalı; sonra o alemdeki çocuğun fısıltılarına kulak vermeli.

Bu işi en iyi yapan şüphesiz Allah Rasulu Hz. Muhammed’dir. Fıtratı, kozmosu, kainatı okuyor olması bir çocuğu da okuyor olması demek. Ondandır tüm çocukların onu sevmesi.

O’nu ve çocuklarla olan hasbihâlini anlamak için sahabe hatıratına yer vermek gerek. Günümüzde sahabelerin çocukluk anlatıları için pek çok kitap hazırlanıyor. Bu kitaplardan belki de en iyisi Özkan Öze’nin yazıp Ceyhun Şen’in resimlediği “Küçük Sahabiler” dizisi. Henüz çiçeği burnunda dizi dört kitaptan oluşuyor.

Özellikle didaktik olmayan üslûp tercihi için yazarı; yumuşak ve naif çizimleri için de kitabın çizerini tebrik etmek gerek. Merhameti, iyiliği, saflığı ve sevgiyi çocuğa göre ilkesini unutmadan minik okurlara sunmak oldukça zor bir iş çünkü.

Kitap fuarları yaklaşıyor, listenize eklemeyi ve bu tatlı hatıraları anlatan kitapların sayfalarına dokunmayı unutmayın.

1 2 3 4