İlmekler

Charles Dickens’ın İki Şehrin Hikâyesi adlı romanı, başlıktaki cümleyle başlar. Şöyle de devam eder: “Hem akıl çağıydı hem aptallık.” Herkes, içinde yaşadığı çağ için bunları söyleyebilir. Her çağ, içinde bu zıtlığı barındırır. Ama bu alıntıyı, yazıya konu olan İlmekler’in vurucu kısımlarından birinde okumanın anlamı bambaşka. Çünkü zamanın en kötü biçimde vücuda geldiği anlardan biriyle daha önce yapamadığınız ölçüde yüzleştiğinizde, elinizde ya da içinizde hâlâ o en iyiyi de tutabildiğinizi hatırlamak istersiniz. Size eyleme gücünü o “en iyi” verir.

İlmekler, Montreal doğumlu İngiliz yazar çizer, aktivist Kate Evans’ın elinden çıkmış bir çizgi-belgesel. Başka ödüllerin yanı sıra, Orwell Kitap Ödülü’nü kazanan (2018) ilk grafik roman olma özelliğine sahip bir başyapıt. Adında da belirtildiği üzere, mülteci krizinden bir kesit niteliğinde. Bu anlatının özellikle gençler ve yetişkinler için yazılıp resimlendiğini hatırlayalım. Çünkü çocuğu bu kitapla baş başa bırakmak, eşlik etmeniz gereken bir yığın soruyla bir anda karşılaşmanıza yol açacaktır. Bu sorulara hazırlanmanın yolu, önce bu kitabı bizzat okumanız ve düşünmenizden geçiyor. Çünkü sonrasında sizi, kendinizle zor saatler bekleyecek. Read more

Dikkat! Bu Kitaplar Çocukları Okuldan Soğutuyor!

Çocuk Şehri Dergisi OKUL sayısında konu bağlamında bazı kitapları incelemiştik. İncelediğimiz kitaplarda okulların çocukların ruhlarına, öğrenme isteğine ve karakterine nasıl sirayet ettiğini görmeye çalıştık. Bizim değerlendirmemiz olumsuz yönde idi; okul çocukların öğrenme merakını yok eden, çocukluklarını sona erdiren ve onları tektip bir kişi haline getiren bir imge olarak karşımıza çıktı. Aşağıdaki listede yer verdiğimiz kitaplar bu açıdan okulların, daha doğrusu eğitim sisteminin açıklarını ortaya koyuyor.

OLGA OKULU SEVMİYOR:

Olga, daha ilk haftada okulu sevememiştir. Derste sürekli olarak konuşmakta ve etrafına canımız sıkılıyorsa hayatın ne anlamı var şeklinde yakıcı sorular sormaktadır. Öğretmenin otoritesini sarsan ve öğrencilerin okula dair motivasyonlarını etkileyen Olga, sakız çiğnediği için de sürekli ikaz almaktadır. Yemekhanedeki yemekler yetişkinlerin bile yemeyeceği kadar kötüdür. Anlayacağınız not defteri sürekli öğretmenin şikâyet notlarıyla doludur.

İlk günden beri sırtındaki koca çantayı taşımak zorunda kalması Olga’yı çileden çıkarmaktadır. Üstelik bu kadar ağır çantada oldukça gereksiz şey bulunuyor! Çantasına evdeki oyuncaklarını ve sevdiği eşyaları koyarak okulun yolunu tutan Olga’yı kötü bir sürpriz beklemektedir. Bu, Olga’nın okula daha doğrusu hayata dair edineceği ilk acı tecrübe olacaktır. Çantasında okul materyalleri dışında getirdiği şeylere öğretmeni el koymuştur. Çocuğun mülkiyet hakkı ihlali okulların en büyük sorunu olsa gerek!

Okul sıkıntısına(!) geçici çözümler bularak sorunları ertelemek yerine artık bir an önce okul paradigmasını değiştirerek Olgaları memnun etmek gerek. Yoksa mutsuz nesil sayısındaki artış durdurulamayacak! Read more

Erıc Carle Kitapları ile Matematik Dersleri

Dünyaca ünlü çocuk kitapları yazarı Eric Carle kitapları çocuklara matematiği öğretmek için çok ideal kaynaklar.

Meşhur kitabı “Aç Tırtıl”da 1’den 5’e kadar meyveleri sayan bir tırtıl var. Pazartesi’den başlayarak günleri sayması da bir matematik becerisi sayılır. Yeni doğmuş ve aç olan tırtılın yemek yiyerek büyümesi de küçük-büyük kavramlarına bir gönderme taşıyor. (Aç Tırtıl biyoloji, anatomi, kimya gibi derslere atıfla da okunabilir.)

“Dünyayı Gezmek İsteyen Horoz” kitabında da yolculuğa çıkan bir horoza eşlik eden hayvanlar var. Bu hayvanlar ritmik saymaya göre horoza yoldaşlık ediyor. Bir horoz, iki kedi, üç kurbağa gibi… Kurgunun güzel yanı horozla birlikte yolculuğa çıkan hayvanlar daha sonra sırayla horozdan ayrılıp evlerine dönüyor. Yani bir toplama- çıkarma işlemi var.

Üç yaş ve üstü çocuklar için kurgu dolu bir matematik macerası olarak okunabilecek kitaplar.

Eric Carle’nin yeni çıkan Şekiller ve Sayılar kitapları kurgusal metinler değil ancak Carle’nin müthiş deneyimi bu kitaplarda da hissediliyor. Şekilleri ve sayıları öğretme tekniği oldukça farklı.

Mezkur kitapların hepsi Mavibulut Yayıncılık’tan çıkıyor.

Rüya Bakanlığı Kurulsun!

Fransız yazar Anne Loyer mevcut politika yapma biçimine küçük bir şerh düşüyor. Bir “Rüya Bakanlığı” kurulmasını talep ediyor.

3 çocuk… Tek renkten sıkılan, yetişkinlerin sıkıcı hale getirdiği bu dünyayı neşelendirmek isteyen “çocukça” bir eylemde bulunurlar. Cumhurbaşkanı ile görüşerek “ışık istiyoruz, renkleri, rüzgarları istiyoruz, biraz hareket, biraz umut istiyoruz! Biz rüya bakanlığını istiyoruz!” diyerek bunun gerekliliğini açıklarlar.

Çocukların bir “Rüya Bakanlığı” talep etmesi çocuklar adına gerçekçi, yeterli ve gerekli uygulamaların, yasaların ivedilikle halledilmesi şeklinde yorumlanabilir. Bizim de ülkemizde yıllardır dile getirildiği gibi çocuklar için özel bir bakanlık kurulmalıdır. Ha bu bakanlık çocukların rüyalarını gerçekleştirirse biz ona Çocuk Bakanlığı değil Rüya Bakanlığı da deriz.

Çocuk hakları kitabı şeklinde okunabilecek, çocukları insiyatif almaya, umudun peşinden taa cumhurbaşkanına kadar(!)gitmeye ve her zaman yapılacak bir şeyler olduğuna ikna etmeye yeten bir metin.

Görseller de Leila Brient’e ait. Çocukların renklendirdiği köşelere dikkat!

Paraşüt Kitap’tan…

 

Yeni bir eve taşınma temalı 3 kitap

Şüphesiz yeni bir yerde yaşamaya başlamak, yeni bir düzene alışmak hepimiz için zordur. Ancak söz konusu çocuklar olduğunda bu durum yetişkinlere göre daha sancılı olabilmektedir. Çünkü yenilik bir belirsizlik getirir ve bu belirsizlik durumu kendilerini her an güvende hissetmek isteyen çocukların sürece alışmasını zorlaştırır. Bu süreci kolaylaştırabilmek adına başvurulabilecek yollardan birisi de onlara yeni hayatlarında karşılarına çıkabilecek güzel ihtimallerin olabileceğinden bahsetmektir. Bu yazımızda sizler için bir yere taşınma fikrine karşı olmasına rağmen yeni hayatlarında karşılarına yeni fırsatlar çıkan karakterlerin maceralarının anlatıldığı üç kitap inceledik.

Read more

Yeni Çıkan 5 Felsefe Kitabı

Çocukların ne denli soru sormaya ve cevap aramaya yetenekli olduğu bilinir. O halde çocukların ve tabi ki gençlerin düşünme ve soru sorma becerileri kitaplarla da desteklenmeli.

Yeni çıkan beş felsefe kitabını, sorgulayan ve merak eden karakterleri derledik.

1- FİLOZOF MEŞE

Sorularla dolu bir kitap. Sorularla birlikte düşünmeye ve cevap bulmaya çağıran bir kitap. Bu sorular yalnızca felsefik alanda değil günlük hayata dair meseleleri de barındırıyor. Bu yüzden her söz ve eylemin niçin ve nasıllığını sorguluyor. Bilgi Yayınevi’nden..  Read more

CANIM AĞACIM

Bir çocuğun bir ağaçla olan kurduğu dostane ilişkiye odaklandığımız “Canım Ağacım”da Jacques Goldstyn kentin ortasında bile mümkün olan bir doğaseverliği tasvirliyor.

Karikatürü andıran çizimleriyle zaten içten bir selamlama ile açılıyor kitap. Farklı renklerde eldiven takacak kadar cesur olan çocuğun bir ağaçla arkadaşlık etmesi çılgınlık gibi gelebilir! Standartları aşan bir hikaye.

Ağacına isim verecek ona hürmet duyan bir çocuk. Ve bu çocuk oldukça dikkatli bakıyor etrafına. Günümüz çocuklarına bir “model” çiziyor yazar böylece. Çocuk, Bertolt ismini verdiği bu meşeyi sadece bir ağaç değil bir ev, bir sığınak, bir labirent hatta bir kale olarak görüyor. İlkbahar gelip de meşe tüm yaprakları açınca çocuk için tek eğlence de başlıyor. Çünkü bu ağaçla birlikte yapacağı çok şey var. Read more

KARGA AGARAK APANGO

Soyu tükenmekte olan bir karganın yeryüzünden silinmek korkusuyla yollara düştüğü ve varlığını sürdürmenin çarelerini aradığı bir mücadele öyküsü.

Gittiği yerlerde soyu azalmaya başlamış başka canlılarla karşılaştığında onların günlük kaygılar içinde böyle bir tehlikenin farkında bile olmadıklarının görür.

Karga Agarak pes etmez, sürekli başka diyarlara uçarak varlık mücadelesine devam eder.

Sisler içindeki Anveriyan Şatosu dikkatini çeker. Kral Lakartop’un dağ başına kurduğu sürgün yeridir burası. Heykeltraş Nameylus da burada ceza çeken sürgünlerden biridir. Kralın heykelini bir türlü tamamlayamadığı için cezalandırılmıştır.

Sanatçı Nameylus soylu kişilerin emri üzerine heykel yapmaktan hoşlanmayan biri. Sanatçıları cezalandırıp hapsettiği için krala öfkelidir. Çalışmalarını sürekli yarım bırakan bir heykeltraştır. Ona göre bu durum çalıştığı eserde aklına gelen bir düşünceyle yeni bir esere başlaması; öncekinde eksik olanla yeni bir eseri tamamlaması gibi bir nedene dayanır. Kral için ise emre itaat etmemektir ve çok uzun yıllardır Nameylus şatoda sürgün hayatı yaşar.

Hiç kimsenin varmaya güç yetiremediği deniz içindeki bu şatoya Kral Lakartop devasa kuş Partas’ın kanatlarıyla ulaşır. Şatoya yaklaşan tüm canlıları Partas öldürür ancak Agarak bir yolunu bulup şatoya girer ve Nameylus’la konuşur; ona çok uzun yıllar yaşamak istediğini söyler. Nameylus başlar karganın heykelini yapmaya…

Karga Agarak  Apango tüm yasaklama ve engellemelere rağmen, hatta tür kıyıcı zalimlerin varlığına rağmen çok uzun yıllar yaşamanın esrarına kavuşur. Bu, tabii ki sanat eliyle gerçekleşecek bir mucizedir.

Kitap mutlu sonla bitiyor. Tiranlık yıkılırken iyilik ve umut hep yaşıyor.

Kamuran Demirkesen’den bir modern masal anlatısı. İlk baskısı Nesin Yayınevi Çocuk Cenneti Kitaplığı’ndan çıkan kitap artık Yapı Kredi Yayınları’ndan basılıyor.

Mültecilik temalı üç kitap

Geçtiğimiz on yılık süreçte mültecilik, edebiyatın en çok işlenen konularından oldu. Buna çocuk edebiyatını da dâhil edebiliriz. Mültecilik gibi ağır bir insanlık trajedisini çocuklara anlatmak için yazar ve çizerler büyük gayret gösteriyor.

Mülteci dramından en çok etkilenen ülkelerden biri olan Türkiye’de de mülteci temalı kitapların sayısında artış söz konusu. Ancak ülkemizde yayımlanan mülteci konulu kitapların çoğu yurt dışında ödül alan veya beğeni toplayan eserlerden oluşuyor.

Ülkemizde yayınlanan üç farklı tercüme eseri mülteciliği anlatış yönüyle değerlendirelim: Read more

Shaun Tan’dan Yeni Kitap: Ağustosböceği

Oscar ödüllü illüstratör, yazar Shaun Tan’in 2018 yazında yayımladığı son kitabı Ağustosböceği, Desen Yayınları etiketiyle Türkiye’deki okurlarla da buluştu.

Resimli kitap sevenler için koleksiyon değeri taşıyan Ağustosböceği, çalışma yaşamında “köleleşen” insanın dramını ele alıyor.

Çalışma yaşamının esiri hâline dönüşen insanların yaşadığı kaybolmuşluk ve sıkışmışlık hislerini plaza çalışanına dönüştürdüğü ağustosböceği metaforuyla anlatan Tan, yarattığı tanıdık dünya ile okurlarını can evinden vuruyor. İş dünyasının acımasızlığına dem vuran Shaun Tan, insanın yeteneklerini takdir etmeyen, gelişmesi yönünde onu teşvik etmeyen, herkesi tektipleştiren işveren politikalarını eleştiriyor.

Ağustosböceği, 17 yıldır yüksek bir binada veri giriş memuru olarak çalışmaktadır. Tüm bu yıllar boyunca ofisteki insan-çalışanların zorbalıklarına, kötü davranışlarına maruz kalmış, onların yapamadıkları işlere koşturmuş, sürekli çalışıp didinmiş ancak hiçbir zaman hak ettiği takdiri, övgüyü ve terfiyi alamamıştır. Nihayet emekli olma zamanı gelmiştir. Geride ne bir evi ne de birikmiş parası olan Ağustosböceği için özgürlüğe kanat çırpma vaktidir. Read more

1 2 3 17