“Sevdiğin Muz” Tanzanya’da büyüyecek

Sevde Sevan yıllardır Tanzanya’da yaşıyor ve Tanzanya için var gücüyle çabalıyor. Uzun süredir çalışmalarını takip ettiğimiz Sevde Hanım Tanzanya için yeni bir kitap projesi başlattı. “Sevdiğin Muz” ismini taşıyan bu kitap, Türkiye’deki ve Tanzanya’daki çocuklar için hazırlanan dijital uygulamaları da olan bir muz kitabı. Kitabın gelirleri Tanzanyalı çocuklara gidecek.

Kitap ve uygulamalarda hem muz meyvesini hem de Afrika’yı yakından tanıyan çocuklar aynı zamanda da Tanzanya’da bir muz ağacının dikilmesine vesile olacak.

Kitabı temin etmek için tıklayınız.

Malcolm X ve Muhammed Ali’nin Kesişen Hayatları

Avukat ve çocuk kitapları yazarı Mehmet Ali Başaran’dan yeni kitap: “Kelebek ve Arı” Genç Çıra etiketiyle çıktı. Malcolm X ve Muhammed Ali’nin hayatlarını ve birbirleriyle olan tanışıklıklarını anlatan kitap bu iki önemli ismin Amerika’daki ve dünyadaki etkilerini de hatırlatıyor.

Gençler için hazırlanan eserde Malcolm X ve Muhammed Ali’nin kesişen hayatlarına yer veriliyor.

M. Ali Başaran’a ait diğer haberleri okumak için:

İnsandan Ümit Kesemeyiz
Bir Avukattan Çocuk Kitabı: Nasreddin Hoca’nın Bisikleti
Kuzularla Saklambaç

Cemil Dede Kitapları Brail Alfabesiyle Basıldı

Çocukların merakla ve ilgiyle okuduğu, İslamî bilgilerle tanıştığı Mehmet Nezir Gül’üm kaleme aldığı Cemil Dede kitapları çocuklarla buluşmaya devam ediyor. Çocuklara namaz surelerini ve dualarını anlatan Cemil Dede serisi görme engelli çocukların dünyasına da girdi. 

Görme engelli çocuklar için hazırlanan kitaplar çocuklara ücretsiz dağıtıldı. Tam 4 bin görme engelli çocuk, Brail alfabesiyle yazılan Cemil Dede serisi ile namaz surelerini ve duaları eğlenceli bir anlatımla okumuş olacak.

Uçan At Yayınları’ndan İki Yeni Kitap

Çocuk edebiyatına değerli eserler kazandırmaya devam eden Uçan At Yayınları’ndan iki yeni tercüme eser daha! Miri Leshem-Pelly’nin “Çiziktirik ile Yazar” kitabı ile Silvia Petrucci’den “Sessizliğin Hikayesi” raflardaki yerini alıyor.

Bir kitabı yazar mı yazar çizer mi yazar, hangisi bir kitabı oluşturur? Bir hikâyenin kitaba dönüşmesini eğlenceli resimlerle ve cümlelerle anlatan bu kitapla birlikte çocuklar kendi hikâyelerini yazmaya başlayabilirler.

Sessizliğin Hikâyesi, bir anne ve çocuğun an’a takılıp hayallere daldığı ve sessizliği dinlediği bir kitap. Tüm ekranları ve sesleri durduğumuzda ortaya çıkan sessizlikteki gücü anlatıyor.

Buz Ejderhası

Buz Ejderhası Kuzey Avrupa’nın halk anlatılarının en yaygın karakterlerinden biri. Bugüne kadar farklı anlatımlarla dile gelen bu masal karakterinin en yenisi Troon Harrison’un kaleminden çıktı. Andrea Offermann’in büyüleyici çizimleri bu masalı daha da görkemli kılıyor şüphesiz.

Tam da bahara ulaştığımız şu günlerde kış mevsiminin gidiyor oluşunu nasıl anlıyoruz? Kış mevsiminin ardından ona el sallamak, bir sonraki gelişine kadar beyazı ve kardan adamları görmeyecek olmak, mevsimlerin nasıl bir döngü izlediğini tefekkür etmek gibi bir dizi çocuksu eylem… Hangisi bizim zihin dünyamızda yer ediyor?

Her şeyi deterministçe yorumladığımız bu mekanik algı hükümdarlığında masallar, efsaneler ve mitolojiler gerçekçi yapımızı biraz alt üst ediyor. Çok fazla kış yaşamayan bilmez belki ama Harrison buz kesmiş soğuktan, açlıktan ve ölmek korkusundan yorgun düşmüş bir ailenin dramını hatırlatıyor bize. Bir türlü gelmek bilmeyen baharı nasıl çağırmak gerek? Buz ejderhaları sarmışsa tüm ülkeyi hem de! Ama yaralanmıştır buz ejderhası bu yüzden çok istese de o da terk edemez ülkeyi ve ardından gelemez bahar bir türlü. Zümrüt yeşili gözleri olan bu kız çocuğu tüm korkularının sebebi olan bu buz ejderhasına evindeki son yiyeceği, reçelli ekmek dilimini paylaşacak ve onu iyileştirecektir.

Bir sevgi, sabır ve mücadele masalı… Kainatı çocuksu motiflerle yorumlayan ve hayali karakterlerle zenginleştiren bir algı biçimi… Şimdilerde de benzer bir masal Newruz için dile geliyor. Belki buradan başlayabiliriz dünyayı masalların diliyle okumaya…

HİÇ “HAK”SIZ OLUR MU ÇOCUKLAR?

Çocuk insanın fihristi madem, o hâlde insanı anlamaya giden yol da çocukluğundan geçer. Bu anlama ve anlamlandırma çabası içinde muhakkak ki referanslar vardır. Farklı kültür ve medeniyet anlayışlarını doğuran bu referanslar, çocuğa ve onun haklarıyla ilgili sorulara da cevap sunar.

“İnsan Hakları” ifadesinin günümüz şekliyle dilden dile dolaşan hikâyesi aslında oldukça yeni, modern, Batılı ve sekülerdir. Bu perspektiften ele aldığımız insan hakları kabulü, bizim insan kabulümüzü de verir. Tüm dünyada ise bu kabullerin tek mutlak doğruymuş olduğu dayatması söz konusudur. Oysa bu dayatmayı reddederek kendi referanslarını ortaya koyacak, yeni bir paradigma inşası yahut köklere dönüş -adına ne derseniz deyin- Batılı olmayan bir yorum bulmak mümkündür!

Aslında en kestirmeden, Mustafa Ökkeş Evren’in HİÇ “HAK”SIZ OLUR MU ÇOCUKLAR? isimli şiir kitabına getirmeli konuyu. Yazarın çocuğu ele aldığı boyut, bugünkü Batılı sınırlamaların yetişemeyeceği bir yerde duruyor. Her bir şiir her bir satır, çocuğu vahiy penceresinden okumaya bir giriş sağlıyor. Referansın fıtrat ve vahiy olduğu bu okuma üslubunda, haklara indirgenmemiş; ama haklarıyla var olan çocuğun portresini de görürüz.

Çocuklar elbette hiç haksız değil; çünkü onlara çocukluklarını unutturduk… İçimizdeki çocuğun öldüğünü söylediklerinde de hiç haksız değiller. Dünyanın böyle gitmek zorunda olmadığını, yeniden bir inanışla güzel bir dünya için çalışmanın boş bir hayal olmadığını söylerken de hiç haksız değiller.

Onlara haklarını teslim etmek için yetişkin zorbalığına bir son vermenin başlangıcı niteliğinde bir kitap…

YAZAN: SONGÜL İNANÇ

KAYNAK: ÇOCUK ŞEHRİ DERGİSİ SAYI 9

Barış İçin Bir Kitap: Düşman

Çocuklara savaş gibi trajedik bir olguyu anlatmak her zaman çok zordur. Sebepler ve sonuçlar cevaplanması gereken çok sayıda soru bırakır çocukların dünyasında… Ama bu soruların yetişkinlerin dünyasında da ağır bir yüke dönüşmediğini kim iddia edebilir ki…

Ülkemizde Uluslararası Af Örgütü katkılarıyla yayına hazırlanan Barış İçin Bir Kitap: Düşman isimli çalışma Ginko Çocuk‘tan çıktı. Birbirine düşman edilmiş iki askerin duygularına yer veren bu resimli kitap, çocuklara savaşı gayet hassas bir teknikle anlatıyor.

Yazar Davide Cali’nin bu hassasiyeti takdire şayan zira savaşı anlatan bir kitapta ne kan var ne de havada uçuşan parçalanmış cesetler… Sadece duygular var; iki yorgun, savaştan bıkmış, sevgiyi arayan ve eski barış dolu günlere özlem duyan askerlerin duyguları… Üstelik bir tiyatro perdesini andıran çizimlerle açılan kitap, savaşın koskoca bir oyun olduğunu düşündürtüyor.

Kitap “düşman kim” sorusuna epe kafa yorduran cinsten. Asker yetkililerin savaşı bitirmeye pek niyetli olmadığını görünce düşman askeri öldürmeye karar verir. Böylece savaşın gerçekten biteceğini ve artık eve dönebileceğini düşünür. Gizlice öldürmek için düşman askere yaklaştığında onun da eline tutuşturulmuş bir kırmızı kitap olduğunu, o düşmanın da bir ailesi olduğunu görür. Tıpkı kendisi gibi bir insan, bir asker…

Kitap, düşman diye bize öğretilenlerin bizim gibi birer insan olduğunu anladığımızda savaşın gerçek anlamda biteceğini fısıldıyor. Şiddetin zerresinin yer almadığı bir anlatımın imkanını gösteren yazar, barış için oluşturulması gereken literatüre büyük bir katkı sağlamış oluyor.

Ginko Çocuk kitapla ilgili etkinlik düzenlemek isteyenler için özel bir çalışma da hazırlamış. İlgilenenler bakabilir.

Hareketli Kağıt Oyuncaklar Kitabı

Hareket eden şeyler deyince dile gelen otomat kelimesini bu günlerde çok sık duyuyoruz. Gelişen robot teknolojisiyle birlikte ne çok ürün görüyoruz otomat sistemli değil mi? Zaten son yüz yılımıza otomatlar hükmediyor desek abartı bir ifade de olmaz. Öte yandan Uniq İstanbul’daki Cezeri sergisindeki otomatların büyüleyici görüntüleri otomatın hayatımızda çok eskiden beri olduğunu hatırlatıyor.

Rob Ives, sadece kağıtları kullanarak otomat sistemli oyuncaklar üretiyor. Oldukça eğlenceli görülen bu oyuncaklar için ihtiyacınız olan tek şey ince motor kasları! Cetvel, makas, yapıştırıcılar ve rengarenk kağıtlar işin en kolay kısmı…

Kendi sitesinde çalışmalarını görebileceğiniz Rob Ives’in kağıt otomatlar kitabı ülkemizde pek bilinmiyor. Oysa Marsık Kitap 2005 yılında Ives’in çocuklar için hazırladığı kitabı ülkemize getirmişti. İçerisinde tam dört tane oyuncak bulunuyor.

Bu oyuncaklar, el becerilerini geliştirmenin yanı sıra onlara dengeyi, denge noktalarını Newton’un denge kuramındaki askiyon ve reaksiyonun eşitlik ilkesini öğreterek el devinimiyle işleyen oyuncakları ürettirecek ve düşünme yetilerini geliştirecektir.

Sadece kağıtlardan değil türlü atıklardan, eşyalardan üretebileceğiniz robotlar da Ives’ın çalışmalarının arasında yer alıyor.

Uçan Mermi

Savaşı bir merminin diliyle anlatan Liu Zhenjun’un başarılı çalışması Uçan Mermi EDAM Yayıncılık tarafından Türkçe’ye kazandırıldı.

Uçuyor olmaktan dolayı mutlu olan, hep uçma hayalleri kuran bir merminin bu hayalinin büyük bir hüsranla sona ermesini anlatan bu acıklı hikâyede savaşın büyük yıkımına değiniyor yazar.

Dokunduğu yere zarar vermekten korkan bu uçan merminin öyküsü ile birlikte belki de ilk kez silahların dile geldiği bir metinle bakacağız savaşa.

Çocuk ve Gençlik Kitaplarında Başörtüsü

Ülkemizde başörtüsünü İslam’ın bir emri olarak gören ve takan çok sayıda kadın bulunuyor. Çocuklarına İslami değerleri ve kuralları aktarmak isteyen söz konusu kadınlara yardımcı olabilecek kaç başörtüsü temalı çocuk kitabı var diye inceledik ve çok az sayıda kitap olduğunu gördük.

Günümüzde kitaplar artık değer öğretme, enforme etme ve davranış kazandırma anlamında medyadan sonra en temel araçların başında geliyor. Ebeveynler pek çok dini kuralı ve değeri çocuklarına aktarırken kitaplardan bolca yardım alıyor. Peki ebeveynler başörtüsünü büyümekte olan kız çocuklarına nasıl anlatıyorlar? Bunun için kitaplara ihtiyaç duyuyorlar mı? Duyuyorlarsa onların bu ihtiyacını karşılayacak kaç kitap var yayımlanan?

Akla ilk gelen Fatma Çağdaş Börekçi’nin kaleme aldığı Aklımda Deli Sorular kitabı. Ortaokul öğrencisi üç genç kızın hem büyümek üzerine hem de başörtülü bir hayata geçmek üzerine sorunlarını ele alıyor.

Daha küçük çocuklar için ise Benim Tarzım kitabında eğlenceli bir anlatım var. Rengarenk şallar ve şal bağlama modelleri arasında kararsız kalan küçük kız için ilk ders başı örtmenin tek bir modele indirgenemeyeceğidir. Hem farklılıkların normal olduğu hem de başı örtmenin müslüman kadın için gayet doğal bir durum olduğu anlatılıyor.

Başörtümle Çok Mutluyum ise bir boyama kitabı. Renkler ve çizgiler üzerinden çocukları başörtülü bir hayata aşina kılıyor denebilir.

Uzun yıllar 28 Şubat gibi bir zulmü yaşamış çoğunluğun başörtüsünün önemini ve değerini anlatabileceği, başörtü takmaya alıştırma ve tesettürün nasıl olması gerektiği gibi konularda çocuklar ve gençler için hazırlanan bir kitaba ihtiyaç duymaması ne ilginçtir?

Öte yandan günümüz gençleri, daha önceden de olduğu gibi, gençlik kitaplarına pek meraklıdır. O kitaplar piyasa gençliğine göre şekillenir ve gençler o satırlarda kendilerini bulmak isterler. Başörtülülerin yeterince tesettüre uymamasının eleştirildiği ve deizmin yaygınlaştığı günümüzde gençlere bu minvalde bir roman yazılmasının gerekliliği yok mudur?

Bu konunun gerçekten çok ihmal edildiğini düşünüyor, gerçekçi ve özgün bir çocuk/gençlik romanının yazılmasını zaruri görüyorum.

Bu konuda Batı’da daha fazla çocuk/gençlik kitabı yayımlanıyor. Belki de İslamofobia etkisiyle bu tür bir bilinçlendirme için kolları sıvamışlardır.

Nanni’s Hijab, Under my Hijab, The Swirling Hijab ve daha çok sayıda kitap çocuk ve gençler için kaleme alınıyor.

Hidayet romanlarında yer alan müslüman kadın imajının edilgenliğini ve kadın bedeni üzerinden yürütülen bir davanın bu listede yeri olmadığını belirtmek isterim.

Yazan: Elif Yıldız

1 2 3 23