Çocukları Asra Şahit Tutmak

Okuma kültürü üzerine bir şeyler karalamaya karar vermem, üzerinde konuşulacak çok şeyin olduğunu fark etmemle başladı. Felah Çocuk salt bir kitap tanıtım bloğu olsun istemiyordum, sözlü-yazılı metinlerin içinde barındırdığı dünyayı okumaya gayret eden bir çabamız olsun istiyordum. Bu yüzden neyi niçin nasıl okuduğumuz da önemli bir mesele olarak önümüzde duruyordu.

Ufak bir başlıklar listesi hazırladım. Sırayla yazmak istediğim konuların bir çetelesini tuttum. Bugün resimli kitapların okunması üzerine –naçizane- yazacakken Sakarya’da yaşanan vahşet tüm öncelikleri bir anda değiştirdi. Tüm bu vahşet ve zulüm ortamında “insan” kalabilen çocuklar yetiştirmek onları birer kitap okuru (artık oburu) yapmaktan çok çok daha önemli. Read more

Sözcükleri Okumak Yetmez Dünyayı Da Oku

Okumak deyince ne anlıyoruz?

Bu soru cevaplanmayı ve tartışmayı bekleyen hayati bir soru olarak önümüzde duruyorken neden hiç düşünmeksizin çocuklarımızın eline bir biri ardına kitaplar verip duruyoruz?

Okuma listeleri, kitap tavsiyeleri, yarışmalar, ödevler derken kitaplar çocukların bir elinden diğerine hızlıca akıyor. Türkiye’de çocuk edebiyatındaki hızlı gelişmeler ve çocuk merkezli pedagojik yaklaşımlar bilginin ve ahlaki gelişimin kaynağını sanki kitaba indirgemiş gibi davranıyor. Çok erken yaşlara çekilen okullaşma ile çocuklar, yazı ve kitap dünyasıyla çok erken yaşta tanışıyor.

Peki çocuklarımız tam olarak ne okuyor?

Çocuklarımız ve tabi kendimiz için bir okuma kültürümüz, dil felsefemiz ve eleştirel bir perspektifimiz var mı? Read more

BLOGGER ANNELERİN YAPMAYA ÇALIŞTIĞI

Şu sosyal medya ilginç bir yer. Öğrenmenin, öğretmenin, meşhur olmanın hatta fenomen olmanın, reklam yapmanın hatta marka olmanın, görüleni taklit etmenin bu kadar hızlı meydana geldiği başka bir platform ile insanoğlu sanırım ilk kez karşılaşıyor. Bu baş döndürücü bir şey, hatta bana kalırsa korkunç bir şey.

Bu kadar hızlı giden bir şeyin kontrolden çıkması da tabii bir sonuçtur. Müdahale etmek güçleşir. Başımıza bir şey gelmeden önce yapılacak tek doğru şey yavaşlamayı hatırlamaktır.

Hızlı giden bir aracın içinden baktığımızda ne görebiliriz ki? Ya da şöyle soralım gördüklerimizden neyi hatırlarız? Kaç tane şey sayar kaçı hakkında detay verebiliriz? Gözümüzün önünde akıp giden görüntüler yığınına dönüşür bir süre sonra her şey. Derken gözlerde bir uyuşma başlar, başımız düşer ve uyuklarız/uyuruz.

Bu tür bir baş döndürücü etki günümüzde yaygın bir mecra olarak sosyal medyada aynen yaşanıyor. Her gün onlarca üyenin katıldığı bu alan, dikkat edilmediği takdirde kullanıcısını değiştirme ve dönüştürme gücüne sahip.

Öte yandan da sosyal medya küresel insan tipolojisini oluşturuyor. Uslup ve içeriği aynı yüzbinlerce hesap çıkıyor ortaya. Hangi hesaba baksanız bir diğeri ile benzerlikler gösteriyor. İçerik ve uslup birbirini beslerken kullanıcısını da dönüştürüyor fark ettirmeden. Bir süre sonra hayata sosyal medya hesabından bakmaya başlıyor kişi. Örneğin ona göre giyiniyor, ona göre yemek tercihlerini ve mekan seçimlerini belirliyor. Arkadaşlarıyla verdiği pozlar aynı, heyecanı, isyanı, replikleri aynı bir yığın insan haline geliyor.

Adına çılgınlık denilen bu sürece bir de “anne” furyası eklenmiş durumda. Mantar gibi blogger anneler ürüyor ortalıkta. Kişiliklerini “annelik” üst kimliği ile açıklamayı tercih eden bu isimler bahsettiğimiz dönüşümün gönüllü birer elemanı oluyorlar. Read more

Sinekten Yağ Çıkarmak

Birgün Gazetesi 15 Şubat tarihli sayısında Diyanet Çocuk Dergisi üzerinden başörtüsünü hedef alan bir haber yayınladı.

Haber metni önce Diyanet’in daha önce gündeme gelmiş malum fetvası ile başlıyor ki okuyana “ne alaka” dedirttiriyor. Daha ilk cümleden haberin niyeti anlaşılıyor zaten.

Ardından Diyanet Çocuk Dergisi’nin Ocak sayısında geçen bir bölümde yer alan başörtülü anne kaplumbağa karakteri için “türbana soktu” ifadelerini kullanmış. Bu ifadeyi o kadar sık kullanmışlar ki durumun kendilerinde bir paniğe yol açtığı kesin. “Türbana soktu” ifadesi aynı zamanda başı örtmenin pasif bir eylem olduğunu çağrıştırması bakımından da itiraz edilmesi gereken bir ifade.

Read more