Melike Günyüz: Uluslararası Fuarlar Yayıncılar İçin Önemli Bir Temas Noktasıdır

Erdem Yayın Grubu Genel Yayın Yönetmeni Melike Günyüz ile katıldığı Pekin Kitap Fuarı ve Yunanistan IBBY Konferansı’nı konuştuk.

***

Melike Hanım üst üste hem Pekin Kitap Fuarı’na hem de İBBY’nin düzenlediği ve bu yıl Yunanistan’da düzenlenen Çocuk Edebiyatı Kongresi’ne katıldınız. Önce Çin’deki fuardan başlayalım. Neler söylemek istersiniz bu fuar hakkında?

Pekin Kitap Fuarı’na dört yıl önce Türkiye’nin onur konuğu olduğu yıl katılmıştım. O zaman da iyiydi ama küçük bir fuardı, dört yıl içinde fuar çok büyümüş ve tam bir uluslararası fuar hüviyetine kavuşmuş. Dünyanın büyük yayıncıları çok büyük stantlar açmışlar. Toplam 7 salon vardı yani bir gün içinde fuarı bitirmek epey zor. Türkiye’nin de dahil edildiği “Silk Road Between Books and Culture” panelinde Çin-Türkiye çocuk kitabı yayıncılığının gelişiminin ortak yönlerini anlatıp, Türkiye’deki çeviri hareketlerinden ve Çinceden Türkçeye çevrilmiş çocuk kitaplarından söz ettim.

Bu sene fuarda özel bir çocuk bölümü kurulmuştu. Shangay Kitap Fuarı’ndan esinlenerek çok güzel bir alan oluşturmuşlar. Dört ülkeden çocuk kitabı yazarı davet edildi burada etkinlik yapmak için. Ben de o davetlilerden biriydim. Bu etkinlikte davet edilen yazarın kitabı Çince okunurken yazarın da drama yapması bekleniyordu. Ben de bir arkadaşımın önerisiyle sunacağım kitabımın videosunu hazırlattım. Video eşliğinde drama yaptım. Ardından kitap hediye ettik, çocuklarla oyunlar oynadık. Etkileyici  bir sunum oldu. Macar, Rus ve Çinli yazarların etkinlikleri bize göre biraz sönük geçti. Bu çalışma bana benzerini Türkiye’de de yapmak konusunda ilham verdi. Yayınevimizin ve benim Çinceye çevrilen eserlerim oldu ama maalesef telif süreleri doldu. Çin’deki çocuklara daha fazla Türk yazarın eserini ulaştırmak için gayret ediyoruz.

Özellikle uluslararası fuarlar, yayıncıların en son yayınladıkları kitapları sergiledikleri yerlerdir. İş bağlantıları ve telif alışverişleri yapılır. Bu açıdan ben en az fuarlar kadar bir ülkenin kitabevlerinin de gezilmesi gerektiğini düşünürüm. Orada BookbuildingPekin ismindeki kitabevini gezdim. Çok büyük bir mekan, eski-yeni binlerce kitap bulunuyor. Ziyaret ettiğim şehirlerle ilgili yazılmış çocuk kitapları toplamaya çalışıyorum. Pekin ve Çinle ilgili kitaplar satın aldım. Koleksiyonuma Çinceden de kitaplar dahil etmiş oldum böylece. Read more

Günışığı’ndan 8. Yayıncılık Konferansı 20 Ekim’de Haliç’de

Türkiye’nin ilk ve tek yayıncılık konferansı 8. kez düzenleniyor. Günışığı Kitaplığı’nın pek çok edebiyatçı, yayıncı, editör, çevirmen, tasarımcı, illüstratör, akademisyen, telif ajansı, kitapçı, dağıtımcı, sivil toplum kuruluşu, kütüphaneci ve medyadan yetkilileri bir araya getirdiği konferansın bu yılki programına linkten ulaşabilirsiniz.

Aynı zamanda 8. Zeynep Cemali Edebiyat ödüllerinin dağıtılacağı konferans ülkemizdeki yayıncılığı uzmanlarla tartışıyor.

“İki Dil Bir Kitap” Serisi Büyüyor

Beyan Yayınları tarafından hazırlanan “İki Dil Bir Kitap” serisi genişletiliyor. İslam dünyasının önemli eserlerinden Osmanlıca metinlere, dünya klasiklerinden günümüz edebiyatına kadar uzanan geniş bir yelpazedeki eserleri Osmanlıca ve Arapça çevirileriyle birlikte yayınlıyor. Beyan Yayınları editörü Osman Koca, İki Dil Bir Kitap projesiyle dil farkındalığının yanı sıra entelektüel bilgiyi arttırmayı hedeflediklerini söyledi. Türkçe – Osmanlıca ve Türkçe – Arapça olarak çalışılan kitapların sayısının 60’ı geçtiğini belirten Koca, “Niyetimiz İslam’ın evrensel prensiplerini, dinin anlaşılmasını, sanat ve estetik sahibi Müslüman profilinin ortaya çıkarılmasını sağlamak. Bu nedenle özellikle genç kuşaklara faydalı olacak eserleri iki dilli biçimde basıyoruz” dedi.

“İlk eserimiz İmam Gazali idi”

Koca seçtikleri eserlerle Osmanlıca ve Arapça’da okuyarak da edebiyat zevki oluşturmayı hedeflediklerini söyledi. “Tabi ki en başta en önemli niyetimiz İslam medeniyetine, edebiyatına, sanatına yön verebilecek eserler basabilmek” diyen Koca, “Bu nedenle ilk eserimiz İmam Gazali oldu” ifadelerini kullandı. Eserleri belirlerken oldukça titiz davrandıklarını da söyleyen Koca, “Birçok nüsha, birçok metin var ortada. Biz de dört basamaklı bir yol izledik. Önce isimleri belirledik, ardından eser tercihlerinde bulunduk. Sonra da hangi nüshaları esas almamız gerektiğini düşündük ve tabi en son kimlerle çalışacağımızı düşündük. Bu izlediğimiz yol eserlerin oldukça önemli baskılarının elimize geçmesini sağladı” şeklinde konuştu.

“Niyet sadece dil öğretmek değil”

Koca özellikle günümüz gençliğine yön verecek eserlere ağırlık verdiklerinin de altını çizerek şunları söyledi: “Ancak niyetimiz bir dili öğretmek değil, niyetimiz entelektüel bilgiyi sağlamaktı. Bu nedenle önemli bir seçki hazırladık. Arapça 30, Osmanlıca 34 kitabımız var şu an. Sayıları da artacak. Kitaplar arasında Küçük Prens de var, Cahit Zarifoğlu’nun eserleri de. Çalışma prensibimiz çok titizdi. Küçük Prens’i örneğin önce Fransızca aslından Türkçeye ardından da Osmanlıcaya aktardık.”

KAYNAK: YENİ ŞAFAK

Sektör sattıran algoritmayı keşfetti: Kitap değil, kitap simülasyonu

2000’lerin başında çok satan bir kitap söz konusu edildiğinde iyi edebiyat olup olmadığı konuşuluyordu; şimdinin çok satanlarının edebiyat olup olmadığını tartışıyoruz… Ama sonuçta bu kitapların da çokça seveni, okuyanı var… Bunu gözardı edebilir miyiz, “edebiyat değil” diyerek geçebilir miyiz?

Niye böyle oldu? Ve yeni tür yazın ve bu ekonomik şartlarda yayıncılık nereye doğru gidiyor? Akademisyen, yazar, eleştirmen ve sektörün bu alanda deneyim sahibi yayıncılarına sorduk… Baştan ipucunu vereyim, birden fazla katil var; sosyal medya en çok kurşun sıkanı! İşte Tayfun Atay, Semih Gümüş, Ümit Alan, Metin Solmaz, Yelda Cumalıoğlu, Cem Erciyes, Vedat Bayrak, İhsan Yılmaz ve Berbat Edebiyat ekibinin zihin açıcı gözlemleriyle yeni dönem yazarlığı ve yayıncılığı…

‘Yayıncılık sektörü algoritmayı keşfetti’

Yazar Ümit Alan, yeni tip ‘çok satan yazına’ bir isim koyuyor: Kitap benzeri ürün. Alan, “Her okuma, prestijli okuma değildir” tezini de ortaya atarak yayıncılık dünyamızın geleceğine fener tutuyor.

Ben bu kitapları, yayıncılık sektörünün algoritmayı keşfi olarak yorumluyorum. Başka bir deyişle, yapay zekânın editörlük mesleğini ele geçirmesi. Bu kitapları yazan insanlar, genellikle dijital medyanın algoritma düzeninde öne çıkmış insanlar. Milyonlarca iletinin içinde kendilerine alan açmışlar. Peki hangi kalite kriteriyle? Tabii ki algoritmanın kalite kriteriyle. O da nedir, çok beğeni alması, çok paylaşılması yazarına takipçi getirmesi vs.

KAYNAK:JOURNO

YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ.

 

Zeynep Cemali Öykü Yarışması’nın kazananları açıklandı

Günışığı Kitaplığı tarafından usta öykücü Zeynep Cemali’nin anısını yaşatmak amacıyla 2011’den bu yana düzenlenen öykü yarışması için bu yıl 50’den fazla ilden 500’ün üzerinde öğrenci başvuruda bulundu.

Yarışmanın bu seneki teması “kararlılık”tı. Zeynep Cemali’nin Öykü Öykü Gezen Kedi adlı kitabından alıntılanan “Keçi inadı tutan çocuğa laf geçiremeyeceğini anlayınca sustu” cümlesinin kılavuzluk ettiği öyküleri; Çiğdem Sezer, Fadime Uslu, Semih Gümüş, Turgay Fişekçi ve Proje Başkanı Dr. Müren Beykan’dan oluşan seçici kurul değerlendirdi.

Ülkenin dört bir yanındaki okullardan Günışığı Kitaplığı’na ulaşan yüzlerce öykünün arasından 3 genç öykücünün eseri ödüle değer görüldü. Ankara’dan “Kara İncir” öyküsüyle Ali Onur Özkan (7. sınıf), Konya’dan “Görüşürüz” öyküsüyle Duygu Hatipoğlu (8. sınıf) ve yine Ankara’dan “Özel Çocuk” öyküsüyle Kaan Bayri (6. sınıf) 2018’in ödüllü genç öykücüleri oldu. Read more

Frankfurt Kitap Fuarı “İllüstrasyon Sergisi” Başvuruları Başladı

Uluslararası Yayıncılık Telif ve Danışmanlık Merkezi (YATEDAM), daha önce çocuk kitaplarında çalışmış tüm illüstratörlerimizi bu yılın ekim ayında Frankfurt Kitap Fuarı‘nda gerçekleştirilecek olan özel bir sergiye başvurmaya davet ediyor.

Türkiye yayıncılık sektörünün uluslararası alandaki görünürlüğü ve bilinirliğini artırmak amacıyla kurulan, kar amacı gütmeden faaliyetlerini yürüten YATEDAM, çocuk kitaplarımızın ve yetenekli çizerlerimizin yurt dışında yeterince tanınmadığını fark etmiş ve bu durumu değiştirmek için kolları sıvamış. Uzun uğraşlar sonunda 2018 Frankfurt Kitap Fuarı‘nda bir İllüstrasyon Sergisi’ne yer verilmesini kabul ettirmeyi başarmışlar.

Yapılan başvurular arasından seçilecek 10 illüstrasyon 10 -14 Ekim 2018 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan fuarda Türkiye Ulusal Çocuk Standı’nda sergilenecek. Başvuruda bulunan illüstratörlerin biyografilerine ve portfolyolarına da özel bir ‘İllüstratör Kataloğu’nda yer verilecek.

KAYNAK: KAYIP RIHTIM

İngiltere’deki Çocuk Kitaplarında Azınlıklar Yeterince Temsil Edilmiyor

İlk kez yapılan ve İngiltere Sanat Konseyi tarafından finanse edilen bir araştırma projesinin ilginç sonuçları var.

İngiltere’de yürütülen proje çocuk kitaplarında etnik karakterlerin temsilini ölçmek ve değerlendirmek amaçlı gerçekleştirildi. İlköğretimde Okuryazarlık Merkezi (CLPE)’nin yürüttüğü projede siyahî, Asyalı ve diğer tüm etnik azınlık (BAME) karakterlerini içeren kitapları inceledi. İnceleme sonucunda ortaya çıkan tabloda etnik temsilin oldukça az olduğu görülüyor.

 

Araştırmanın Özeti

  • İngiltere’de 2017 yılında yayınlanan 9115 çocuk kitabı vardı. Bunların sadece 391’i siyahî, asyalı ve diğer etnik azınlıklara ait özellikler taşıyan karakterlere sahipti.
  • 2017’de yayınlanan çocuk kitaplarının sadece % 4’ü BAME özellikler taşıyan karakter içeriyordu
  • İngiltere’de 2017 yılında yayınlanan çocuk kitaplarının sadece % 1’i bir BAME ana karaktere sahipti.
  • BAME karakterlerle ilgili kurgu kitaplarının yarısından fazlası ‘modern realizm’ (günümüze ait manzaraların ve içeriklerin olduğu) olarak tanımlandı.
  • BAME karakterli kitapların % 10’u savaş ve çatışma gibi ‘sosyal adalet’ sorunları içeriyordu.
  • BAME karakterine sahip sadece bir kitap ‘komedi’ olarak tanımlandı
  • Kurgusal olmayan kitapların %26’sı çocuk okuyuculara yönelikti.

 

Benzer araştırmanın ülkemizde de yapılması için ilgileri böyle bir çalışma yürütmeye davet ediyoruz. Etnik zenginliğe sahip ülkemizde farklılıkların temsilinin çocuk kitaplarımızda ne derecede yer aldığını görmek önemli. Bakalım biz farklılıklarımıza ne kadar yer veriyoruz? Read more

Gökçe İrten’den Bologna Çocuk Kitapları Fuarı Yazısı

Gökçe İrten Sabit Fikir için yazdı:

***

Bir çocuk kitabı yazarı ve çizeri olarak dünyanın en büyük çocuk kitabı fuarını görmek, yeni kitaplar keşfetmek ve o güzel kitaplarda kaybolmak… Her bir sayfası ev duvarını süsleyebilecek sanat eserlerinden matbaanın tüm nimetlerinin kullanıldığı pop-up kitaplara, görsel çeşitliliği çok yüksek bir fuar Uluslararası Bologna Çocuk Kitapları Fuarı.

Çocuk kitabı ne kadar gelişebilir, nerelere gider, çocuk bu işten ne anlar, bu kadar sanata ihtiyaç var mı gibi soruların tam karşılığı oluyor bu fuar. Çeşitlilik ülkelerin beğenilerine göre değişiklik gösteriyor. İtalya, İspanya, Fransa, Polonya gibi ülkeler gerçekten çocuklar için sanat kitabı üretiyor. Konularından çizimlerine, alıp eve asmalık çizimlerin sahipleri onlar. Çocuğa yeni bakış açısı katabilecek kadar yaratıcı, yetişkinin okurken harika mesajlar alabileceği kadar eğlenceli… Dolayısıyla favorim kesinlikle bu ülkeler. Deneyseller, özgürler, rahatlar ve bizler tarafından çok kıskanılıyorlar. Read more

EasyJet’ten Flybrarıes ile Gökyüzünde Kütüphane Heyecanı

Yunan girişimci Stelios Haji-Ioannou tarafından 1995 yılında İngiltere’de kurulan havayolu şirketi EasyJet bu yaz çocuk yolcularına bir sürpriz hazırladı. Kabin bagajlarında yer alan kitapları çocukların uçak yolculuğunu daha eğlenceli hale getirmek için hazır bulunduran şirketin çocuk ve yetişkinler için tasarladığı pek çok okuma projesi de bulunuyor.

Flybraries projesi kapsamında gökyüzünde 300 kütüphane, 17. 500 çocuğun uçakta okuma deneyimi yaşaması ve 7 farklı dil ile zengin kitap içeriği şirketin geçen yılki başarısı olarak sunuldu. Bu yıl daha fazla kitapla daha fazla çocuğa ulaşmayı hedefliyor.

Ah Şu Müslümanlar

Zanib Mian Londra’da yaşayan bir çocuk edebiyatı yazarı. Geçtiğimiz yıl yazdığı “the Muslims” (Müslümanlar)* isimli kitabı yedi yaş üstü çocuklara müslümanları anlatan kahkakası bol bir kitap olarak 2018’e damgasını vurdu.

8 yaşındaki Ömer Londra’da yaşamaktadır. Okula başladığı zaman çeşitli zorluklarla karşılaşır. Kendisinin müslüman ve bir “Asyalı” olmasından ötürü bazı ayrımcılıklara maruz kalır. Ailesinin İslami ahlak öğretileriyle donattığı Ömer karşılaştığı zorlukları bu öğretilerle yenmeye çalışmaktadır.

Özellikle de Batı’daki İslamofobia ve mültecilik gibi toplumsal krizlerde çocuklara doğru bir müslüman imajının anlatılması gerektiğinden yola çıkan kitapta Ömer bir müslüman fedaisi rolü oynuyor. Tabi bol mizah ve eğlence ile. Ayrıca kitapta dualar, haramlar, kötü ahlak gibi diğer konular da işleniyor. Read more

1 2 3 5